Gönderen Konu: ALKAZAR (EL-KASR)  (Okunma sayısı 2393 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.637
  • Karizma Puanı: 1012
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
ALKAZAR (EL-KASR)
« : 08 Nisan 2010, 20:54:57 »








ALKAZAR (EL-KASR)


İspanya şehirlerinde bulunan Alkazar tarzı yapılar/saraylar, şehrin işgalinden sonra krallar tarafından Endülüs-İslam mimarî geleneğine uygun olarak ve biraz da onu geliştirici tarzda Müslüman/Müdeccen ve Müsta’rib (Mozarab) ustalara yaptırılan sivil yapılardır. İçlerinde en meşhuru Sevilla Alkazar’ıdır.

“1364 Yılında birgün, Zâlim Peter diye anılan Kastilya kralı Peter’in sarayına genç bir diplomat geldi. İbn Haldun isimli bu genç adam, Kastilya monarkının şehirlerin en gözdesi olarak gördüğü ve içerisinde yeni bir Alkazar’ın inşasını bitirmek üzere bulunduğu İşbiliye şehrine Peter ile görüşmek üzere gelmişti.

Alkazar’ın iç duvarlarının hemen her yerini kaplayan alçıdan süslemeler henüz tam kurumamıştı ve Garnata’dan gelen bu Müslüman elçinin kendisini içinde bulduğu odalar, her açıdan, yeni bitmiş el-Hamrâ saraylarını andırıyordu. Peter, İspanya’nın en yeni mimari tarzının İşbiliye’deki bu zenginlik, zevk ve misyon örneğiyle haklı olarak gurur duymaktaydı.

Açık ve güneşli bir ovada, Muvahhidler’in yüzyılı aşkın bir süre önce kutsanarak Hıristiyanların başkentinin katedrali haline dönüştürülen İşbiliye’deki eski Ulucâmi’lerinin yanındaki yerde, İberya Yarımadası’nın son ve tek İslâmî devleti olan Garnata’nın kayalık tepesindeki kale görünümlü sarayın bir taklidi yer almaktaydı.

İbn Haldun, Garnata Sultanı V. Muhammed tarafından Peter’e elçi sıfatıyla gönderilmişti. İbn Haldun, İşbiliye’de de göz doldurdu. Dönemin reelpolitiğini özümsemiş biri olarak iki ülke arasındaki kültürel yakınlığın öylesine hayatî bir unsuru gibi görünüyordu ki, Peter ondan kalmasını istedi. Hıristiyan monark, sarayını ve krallığını süslemesi, kendisinin danışmanı-diplomatı-sarayının filozof veziri olması karşılığında İbn Haldun’un atalarının İşbiliye civarındaki milkleri kendisine iade etmeyi önerdi. Ancak o bu teklifi reddetti ve aynı görevi Garnata sarayında yapmayı kabul etti.”





kaynak: endulus.net




"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana

Çevrimdışı dbhi

  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 7.074
  • Karizma Puanı: 2256
  • Dünyaya karşı nazik olun...
    • http://alanay-alanaysblog.blogspot.com/
Ynt: ALKAZAR (EL-KASR)
« Yanıtla #1 : 08 Nisan 2010, 22:27:15 »
paylaşım için teşekkürler öğretmenim...
İyi ki gökyüzünde yıldızlar,Çiçekler şükür ki yeryüzünde...Yoksa kimbilir ne zahmetle toplayabilirdik onları renk renk...Kimbilir nasıl getirilirdi gökyüzünden , sevdiklerimize götürülecek çiçekler!

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.637
  • Karizma Puanı: 1012
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
Ynt: ALKAZAR (EL-KASR)
« Yanıtla #2 : 09 Nisan 2010, 11:10:01 »
ilginize teşekkürler... :)
"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana

Çevrimdışı yoldaş

  • Moderator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 14.436
  • Karizma Puanı: 4091
  • görsel tasarım uzmanı
Ynt: ALKAZAR (EL-KASR)
« Yanıtla #3 : 08 Haziran 2010, 13:08:35 »
hmm . ilginç  ve güzel paylaşım. 
teşekkürler

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.637
  • Karizma Puanı: 1012
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
Ynt: ALKAZAR (EL-KASR)
« Yanıtla #4 : 08 Haziran 2010, 15:10:11 »
ben de ilginize teşekkür ederim... :)
"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana