Gönderen Konu: John William WATERHOUSE  (Okunma sayısı 5043 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı lüƃǝşʎɐ

  • Ayşe+:)
  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.575
  • Karizma Puanı: 1291
John William WATERHOUSE
« : 07 Şubat 2009, 23:55:13 »


John William Waterhouse



Gençlik yıllarında Nino olarak bilinen John William Waterhouse, 6 Nisan 1849'da Roma'da doğmuştu. Anne ve babası sanata olan ilgilerinden dolayı İtalya'ya gelmiş iki İngiliz ressamdı. Waterhouse ve ailesi 1850'li yılların sonlarına doğru İngiltereye geri döndüler. Waterhouse babasının stüdyosunda heykel ve resim üzerine yeteneklerini geliştirdi. Kraliyet Akademisine birçok kez başvuruda bulunduktan sonra ancak 1870 yılında kabul edildi. 1895 yılında akademinin bir üyesi oldu.
Waterhouse'un doğduğu yere olan sevgisini yansıtan ilk çalışmaları İtalyan tema ve manzaralarına odaklanmıştır. Daha sonraki çalışmalarında Alma-Tadema ve Frederick Leighton gibi pre-raphaelist ressamların işlediği konularla ilgilenmiştir.

Özellikle Roma mitolijisi ve Keats, Tennyson gibi klasik İngiliz şairleri olmak üzere klasik mitoloji, tarih ve edebiyat konuları üzerine yaptığı 200'den fazla tablosu bulunmaktadır. Öldüren cazibeleriyle erkekleri kurban durumuna düşüren güzel kadınlar eserlerinde yer alan önemli ögedir.



Yaşadığı süre içinde tanınmış olan ender ressamlardan biridir. Uzun bir hastalık döneminden sonra 10 Şubat 1917'de ölünceye kadar resim yapmaya devam etmiştir. Başta Frank Dicksee ve Herber James Draper olmak üzere daha sonraki pre-raphaelistlerin çoğu Waterhouse'un stilinden önemli ölçüde etkilenmişlerdir.

alıntı



John William Waterhouse 1849’da Roma’da doğdu. Annesi de babası da birer ressamdı. Roma’da geçirdiği çocukluk yıllarının ardından ailece Londra'ya taşındılar. Ancak genç Waterhouse'un Roma'da geçirdiği yıllar onu eski mitolojiyle tanıştırmıştı ve bu tanışıklık daha sonraki sanat yaşamında önemli etkiler bırakacaktı. Okul yıllarında Waterhouse’un sanatsal ustalığının pek belli olmadığı söylenir. Ama o sıralar durmadan okuduğu antik tarih ve şiirsel konular, ve babasının stüdyosundaki çıraklığı onu üretken bir sanatsal yaşama hazırlıyordu. Bu çıraklığı sırasında Londra’da Royal Academy’den burs aldı. O yıllarda başta Tennyson ve daha sonraları Homer’den olmak üzere adım adım şiirsel konuları betimlemeye yöneldi. Erken klasik resimlerinde Laurens Alma Tadema’nın etkileri de vardı. 

Waterhouse resimlerinde öykülediği konuların en çarpıcı kıpılarını yakalamada başarılıydı ve bundaki ustalığı ile izleyici üzerinde güçlü bir etki bırakıyordu. Çizdiği konular tarihsel, mitolojik ve yazınsaldı, ve resimlerinde kendi üretken imgelemini başarıyla kullanmasının yanısıra özgün öyküye bağlılığından da hiçbir zaman vazgeçmezdi.



1891’de güzel bir model keşfetti ve o tarihten başlayarak neredeyse tüm önemli resimlerinde görünen bu bilmecemsi kızdır. Yaşamının son iki yılında onu en az sekiz önemli yapıtında kullandı ve sık sık aynı resimde birkaç karakteri birden oydu. Ne yazık ki resimlerinde bu denli sık rastlanan bu gizemli ve güzel modelin kimliği, Waterhouse’la olan ilişkileriyle birlikte, belirsizdir. Yine de son zamanlarda ressamın yaklaşık yüz kadar resim ve taslağını yaptığı bu modelin kimliği bazı araştırmacılara göre belirlenmiştir. 






Waterhouse’un en üretken yılları genç, yoksul modellerin çarpıcı kompozisyonlarını çizdiği Londra’daki Primrose Hill Stüdyosunda geçti. Resimleri büyük ölçüde klasik biçimdeydi. Aynı zamanda güzel kızları Ön-Rafaelitlere özgü biçimde betimlemesi, ‘tehlikleli  güzelliğe’ ve gerçekçiliğe olan yatkınlığıyla sık sık  doğrudan bir Ön-Rafaelit olarak değerlendirilmiştir. Yine de bu kümenin üyeleri arasında adı geçmez. Ve onlardan sayılacaksa da kuşkusuz tüm Ön-Rafaelit ressamlar arasında en kapalı olanı odur. Özel yaşamı ve sanatsal görüşleri üzerine hemen hemen hiçbirşey bilinmez. Tek bir mektubu ya da günlüğü bile ele geçmiş değildir. Yine de ondan yarım yüzyıl sonra ünlenen Arthur Hacker, Herbert James Draper ve Byam Shaw gibi genç ressamlar üzerine güçlü bir etki bırakmıştır. 

1917’de arkasında çoğunlukla özlemli ya da hüzünlü görünen güzel kadınların birbirinden güzel ortamlarda çizilen tablolarından oluşan varsıl bir kalıt bırakarak öldü.

alıntı






Çevrimdışı Fîģũ®âtĩƒ

  • :)
  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 5.076
  • Karizma Puanı: 1636
Ynt: John William WATERHOUSE
« Yanıtla #1 : 08 Şubat 2009, 09:55:29 »
ayşegülcüm bilgisayarda uzun yazıları okuyamayan ben bir çırpıda anlatımı zevkle okudum ve çalışmalarına hayran kaldım ; arşivime aldım teşekkür ederim paylaşım için +1 ( engelden sonra  360a )

Çevrimdışı lüƃǝşʎɐ

  • Ayşe+:)
  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.575
  • Karizma Puanı: 1291
Ynt: John William WATERHOUSE
« Yanıtla #2 : 09 Şubat 2009, 23:12:33 »
ben teşekkür ederim halecim. 340a