Gönderen Konu: POST EMPRESYONİZM VE SANATÇILARI  (Okunma sayısı 23264 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı yoldaş

  • Moderator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 14.441
  • Karizma Puanı: 4089
  • görsel tasarım uzmanı
POST EMPRESYONİZM VE SANATÇILARI
« : 01 Nisan 2011, 22:18:22 »


POST EMPRESYONİZM





















19.yy sonlarında Fransa'da ortaya çıkmış bir sanat akımıdır. Post-empresyonizm dendiğinde ilk akla gelen en önemli temsilcileri; Paul Cézanne(1839-1906), Paul Gauguin(1848-1903) ve Vincent van Gogh(1853-1890)'tur. Empresyonizm ile yakınlıklarına rağmen, bu sanatçılar izlenimçiliğin dışında kendi tarz ve tekniklerini geliştirmişlerdir. Cézanne ve Van Gogh'un bir ortak özelliği daha vardır. İki ressam da hayatlarının büyük bir kısmında beceriksiz olarak görülmüşlerdir. Oysa ki post-empresyonistler modern sanatın başlangıcını oluşturmuşlardır. Resme kendi hayal güçlerini katarak resim sanatına farklı bir boyut getirmişlerdir. Resim yaparken, onlar için artık bir ön hazırlık ve glasilere gerek duyulmaz; her resim her tuval önünde yeniden başlar ve duyguları ile doğrudan boyanır. Bilinen teknik hünerleri yok sayan bu tarzı, eleştirmenler beceriksizlikle nitelendirmişlerdir. Bununla birlikte, Van Gogh'un dolu ve kalın fırça darbeleri ile yaptığı resimler sanatçının yokluk içindeki hayatı sona erdikten sonra büyük önem kazandı...
Vincent van Gogh hayatı boyunca bir tek resmini, "Arles'daki Kırmızı Bağlar"ı 400 Franka sattı. Ölümünden hemen sonraki yıl New York'taki bir müzayede de "Zambaklar" adlı tablosu 53.9 milyon dolara satıldı. Van Gogh son yıllarında çok az ölçüde tanınmaya başlanmış olmasına rağmen tüm hayatı yokluk içinde ve tuvalde sadece kendi biçimini ve rengi bulma savaşıyla geçti. Sarı rengin profesörü olarak ta anılan Van Gogh, dünyaca ünlü ressamlar arasına öldükten sonra ismini kazıdı. Post Empresyonizm aynı zamanda kubizm ve daha sonraki akımlara bir köprü oluşturmuştur.

Mimarlıkta post empresyonizm, geleneklerin yıkılması, imgenin parçalara ayrılması ve yeni açılımlar ile modern mimariye yön vermiştir...

Ard İzlenimci olarak adlandırılan ressamlar aslında bir grup oluşturmazlar. Terim ilk kez, kendisi de bu kümeye dahil edilen Roger Fry tarafından, 1910 yılında Grafton Galeri’de açılan sergiye verilen “Manet ve Post Emprosyanistler” başlığında kullanılmıştır. İzlenimci gelenekle ilişkili olan bu ressamların en tanınmışları, Cézanne, Van Gogh, Gauguin’ dir. İzlenimciliğin etkisini paylaşan ve bu akımın kesin nesnelliğine mesafeli duran ve daha anlamlı bir yere varmak isteyen sanatçılar, yirminci yüzyıl sanatı için hem kuramsal düzeyde, hem de uygulamada birçok başlangıç noktaları sağladılar.
Her birinin farklı öyküsü olan bu ressamları tanıtmayı, kendi sayfalarına erteliyoruz. Onların, Gombrich’den yapılan alıntılarla bazı görüşlerine değinerek, yaklaşımları konusunda genel bir fikir vermekte fayda var:

    Cézanne, akademi sanatının yöntemlerinin doğaya aykırı olduğu konusunda izlenimci arkadaşlarıyla aynı düşünüyordu. O da bildiği ve hakkında bir şeyler öğrendiği biçim ve renkleri değil, gözüyle gördüğü biçim ve renkleri boyayarak, kendini izlenimlerine bırakmak istiyordu.
    Cézanne bir yanılsama yaratmak istemiyordu. Cisimsellik ve derinlik duygusunu ifade etmek istiyordu daha çok ve bunu, geleneksel çizime başvurmadan yapabileceğini anladı. Belki doğru çizim karşısındaki bu ilgisizliğin, sanat tarihinde bir çığı harekete geçireceğinin farkında değildi.
    Bunların arasında Gauguin açıkça en ilkelci olan sanatçıydı. Gaugin. Yoğun renklerden oluşan geniş lekeleri kullanarak, biçimlerin kenar çizgilerini basitleştirmiştir. Cézanne'dan farklı olarak, bu basitleştirilmiş biçim ve bu renksel kalıpların, tablolarını basıklaştırmasından korkmamıştır.
    Lautrec oylumlamayı ve başka öteki ayrıntıları atak yalınlaştırmalar uğruna feda edince, sanatın inandırıcılık gücünün arttığını Japon baskılarından öğrenmişti.
    Van Gogh'un başlıca endişesi doğru betimleme değildi. Şeyleri resmettikçe, şeylerde duyduğunu ve başkalarına iletmek istediğini ifade etmek için biçimleri ve renkleri kullanıyordu. '' Üç boyutlu gerçeklik'' denen şeyi, doğanın bir fotoğraf gibi resmedilişini pek umursamıyordu.




Paul Cézanne/ Lsndscapes...







Çevrimdışı asumanvedat

  • asuman
  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 5.334
  • Karizma Puanı: 1069
Ynt: POST EMPRESYONİZM VE SANATÇILARI
« Yanıtla #1 : 01 Nisan 2011, 22:22:30 »
teşekkürler....+1

Çevrimdışı yoldaş

  • Moderator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 14.441
  • Karizma Puanı: 4089
  • görsel tasarım uzmanı
Ynt: POST EMPRESYONİZM VE SANATÇILARI
« Yanıtla #2 : 01 Nisan 2011, 22:27:10 »
teşekkürler....+1

teşekkür ederim asuman hocam...

Çevrimdışı dbhi

  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 7.078
  • Karizma Puanı: 2256
  • Dünyaya karşı nazik olun...
    • http://alanay-alanaysblog.blogspot.com/
Ynt: POST EMPRESYONİZM VE SANATÇILARI
« Yanıtla #3 : 01 Nisan 2011, 23:20:24 »
teşekkürler yoldaşım paylaşım için...karizma engelde...
İyi ki gökyüzünde yıldızlar,Çiçekler şükür ki yeryüzünde...Yoksa kimbilir ne zahmetle toplayabilirdik onları renk renk...Kimbilir nasıl getirilirdi gökyüzünden , sevdiklerimize götürülecek çiçekler!

Çevrimdışı yoldaş

  • Moderator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 14.441
  • Karizma Puanı: 4089
  • görsel tasarım uzmanı
Ynt: POST EMPRESYONİZM VE SANATÇILARI
« Yanıtla #4 : 01 Nisan 2011, 23:23:30 »
teşekkürler yoldaşım paylaşım için...karizma engelde...

sağolasın arkadaşım... teşekkür ederim

Çevrimdışı tsrmayse

  • Yeni Üye
  • İleti: 9
  • Karizma Puanı: 0
Ynt: POST EMPRESYONİZM VE SANATÇILARI
« Yanıtla #5 : 30 Ekim 2015, 15:30:10 »
Post empresyonizm ile empresyonizm arasındaki farkı net bir şekilde nasıl ifade edebiliriz.Öğrencilerime aktarmam için yardımcı olurmusunuz