Gönderen Konu: HİNT - MİMARİ ÖĞELER  (Okunma sayısı 6271 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Moderator
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.631
  • Karizma Puanı: 1012
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
HİNT - MİMARİ ÖĞELER
« : 12 Nisan 2010, 19:21:04 »






HİNT - MİMARİ ÖĞELER



1. Mantapa






Mantapa girişi üzerinde süslü lento



Mantapa dua etmek için insanların toplandığı salondur. Mantapa ‘nın girişinde makaratorana (makara hayalî bir yaratık ve torana üstteki süslemesidir) adı verilen çok süslü ve bezeli bir üst eşik, lento bulunur. İçeride bulunan küçük ve kapalı mantapa ve ibadet yerlerine açılan dışarıda bulunan açık mantapalar büyük Hoysala tapınaklarının değişmez birer öğesidir. Açık mantapalarda oturma yerleri taştan yapılmıştır ve trabzan duvarları, dayanmak için kullanılır. Oturma yerleri trabzan duvarlarının kademeli kare şeklini izler. Açık mantapa tapınağın en büyük bölümüdür ve çok sayıda insanın toplanmasına olanak sağlar.

Tavan sayısız sütun tarafından desteklenir ve bu sütunlar kare ya da dikdörtgen birçok bölme oluşturur. Açık mantapanın şekli kademeli kare şeklinde olarak tanımlanabilir ve Hoysala tapınaklarında en çok kullanılan tarzdır. En küçük açık mantapada bile 13 bölüm vardır. Duvarlarda tavanın dış uçlarını destekleyen yarım sütunlar bulunduran trabzanlar bulunur. Bu şekilde içeri giren ışık sayesinde heykellerin tüm detayları görünebilir. Mantapa tavanında hem mitolojik hem de çiçek desenli heykeller bulunur. Tavandaki kubbemsi yüzeylerde muz tomurcuğu motifleriyle birlikte buna benzer diğer süslemeler yer alır. Çikmagalur ilindeki Amritheşvara tapınağının mahamantapasında (büyük açık salon) kırk sekiz kubbe vardır.



Parlak sütunlarıyla Amrithapura’da bir açık mantapa


Eğer tapınak küçük ise yalnızca kapalı bir mantapa ve bir ibadet yerinden oluşur. İçi ve dışı oldukça fazla süslü olan kapalı mantapa, kendisini ibadet yerine bağlayan antreden daha geniştir ve oldukça derin bir kubbesi olan tavanı destekleyen dört sütun bulunur. Bu dört sütun, salonu dokuz bölüme ayırır. Dokuz bölümün tavanı da ayrı ayrı süslerle kaplıdır. Sütunlar arasına konan ve ışığı filtreleyen taş kafesler Hoysala tapınaklarının karakteristik bir biçimsel öğesidir.

Kapalı mantapaya girişte iki yarım sütun ile desteklenmiş saçak ve oldukça çok süslenmiş iki trabzandan oluşan bir sundurma bulunur. Kapalı mantapa ibadet yerine kare bir antre ile bağlanır. Dış duvarları oldukça ince işlenmiş olsa da çok geniş olmadığından bu antre tapınağın çok göze çarpan bir bölümü değildir. Antrenin sukanasi ya da "burun" adı verilen üzerinde Hoysala amblemi olan küçük bir kulesi vardır. Belur ve Halebidu’da bu heykeller oldukça büyüktür ve tüm kapılarda bulunur.

İç ve dış mantapalarda üzerinde dört dirsek bulunan yuvarlak sütunlar yer alır. Her desteğin üzerinde salabhanjika ya da madanika adı verilen heykelimsi figürler bulunur. Sütun yüzeylerinde oldukça ince süsleme ve bezemeler de bulunur ve tüm sütunlar eşsizdir. Hoysala sanatı, sütun bezemelerinde önceki efendileri Batı Çalukyalardan bu noktada ayrılır. Batı Çalukyalar heykel süslemeleri yuvarlak sütunların alt kısmına yapar ve üstü boş bırakırlardı. Sütunlar 16, 32 ya da 64 köşelidir ve bazıları çan şeklindedir. Işığı yansıtma özellikleri vardır. Halebidu’daki Parsvanatha Basadi buna iyi bir örnektir. Sütunun gövdesi yekparedir, tabanı kare şeklinde bırakılmıştır ve tepesinde heykel figürleri süs olarak bulunur.


2. Vimana




Somanathapura’da yıldız şeklinde Vimana


Vimana, ya da cella, tapınağın adandığı tanrının tasvirini bulunduran, tapınağın en kutsal yeridir. Vimana üzerinde genellikle bir kule bulunur. İçi sade ve kare olmasına karşın dışarıdaki kule aşırı şekilde süslenmiş, yıldız şeklinde, kademeli kare şeklinde ya da bunların bir birleşimi şeklinde düzenlenmiştir. Üzerine ışık düştükçe sayısı artar gibi gözüken birçok girinti ve çıkıntı bulunur. Her girinti ve çıkıntıda ritmik ve kendini tekrar eden, blok ve pervazlardan oluşan, kulenin profilini belirsizleştiren dekoratif eklentiler vardır. İçindeki ibadet yerlerinin, dolayısıyla da kulelerin sayısına göre tapınaklar ekakuta (bir), dvikuta (iki), trikuta (üç), çatuşkuta (dört) ve pançakuta (beş) olarak sınıflandırılır. Hoysala tapınaklarının çoğu ekakuta, dvikuta ya da trikuta olarak sınıflandırılır. Birden fazla ibadet yeri olan tapınaklarda simetri ve denge için tüm gerekli bölümler çoğaltılmıştır. Bir tapınağın ikincil ibadet yeri genellikle kendi kulesine sahiptir. Bir trikuta tapınağında yalnızca ortada tek bir kule olduğu durumlar vardır. Dış duvarlara eklenmiş ve daha büyük bir vimanadan dışarıya doğru bakan ibadet yerleri bulunması da sık rastlanan bir durumdur.

Tapınağın en yüksek noktası (kalasa) güzel bir su çömleği şeklindedir ve kulenin tepesinde durur. Vimana ‘nın bu bölümü genelde zamanla kaybolmuş ve metalik bir tepelikle değiştirilmiştir. Kalasa büyük taşlardan yapılmış, miğfere benzeyen kubbemsi, üzerinde birçok heykel bulunan bir yapıdır. İbadet yerinin yapısına göre şekillenir ve 2 m X 2 m boyutlarında olabilir. Bu yapının altında kare planlı kubbeli çatılar bulunur. Bunların hepsi daha küçüktür ve tepelerinde küçük kalasalar bulunabilir. Çevrelerindeki değişik şekilli çatılarla iç içe girmişlerdir ve oldukça fazla oranda süslüdürler. İbadet yerinin kulesi genellikle üç-dört katlı süslemeli çatıdan oluşur, sukanasinin kulesi ise ana kuleden bir kat daha azdır, bu nedenle de ana kulenin bir uzantısı ("burun") gibi görünür. Kapalı mantapanın duvarı üzerinde, açık mantapanın ağır saçakları ve sundurmaların üzerinde bir kat süslemeli çatı yer alır.



Somanathapura’da altı yatay pervazlı dış duvar paneli


Vimananın üst yapısı altında duvardan yarım metre kadar dışarı çıkan tapınak saçakları bulunur. Saçakların altında tapınağın imparatorluğun erken ya da geç dönemde inşa edilmesine bağlı olarak iki farklı süsleme tipine rastlanır. 13. yüzyıldan önce inşa edilen erken dönem tapınaklarda tek saçak ve bunun altında minyatür süs kuleler bulunur. Bu kulelerin altında Hindu tanrılarının ve refakâtçilerinin bulunduğu bir panel ve beş değişik pervaz duvarın tabanını oluşturur. Geç dönem tapınaklarda ilk saçağın bir metre kadar altında ikinci bir saçak bulunur, ve iki saçağın arasında da minyatür kuleler yer alır. Tanrıların tasvirleri ikinci saçağın altındadır ve bunları eşit boyutlarda altı farklı pervaz takip eder.

Tabandaki altı pervaz iki bölüme ayrılmıştır. Duvarın tabanından yukarıya doğru ilk yatay katta filler, bunların üzerinde süvariler ve sonra da yapraklardan oluşan bir dizi süsleme vardır. İkinci yatay bölümde ise Hindu epikleri ve purana sahneleri büyük detayla işlenmiştir. Bunların üzerinde yalli (ya da makara, hayalî bir yaratık) ve hamsadan (kuğu) oluşan iki friz vardır. Vimana kulesi üç yatay bölüme ayrılmıştır ve duvarlardan da daha fazla süslenmiştir.



3. Heykel


Hoysala sanatçıları Hindu epiklerin, Yallilerin (mitik yaratıklar), tanrıların, Kirthimukhaların tasvirinde, erotik sahnelerin ve günlük hayatın resmedilmesinde çok detaylı heykelleriyle tanınmıştır. Kullandıkları yumuşak sabuntaşı virtüözlüğe varan bir oyma stilinin gelişmesini sağlamıştır. Çalışmalarında kusursuz detaya verilen dikkat ve önem gözükür. Heykellerde tırnaklara varana kadar tüm detaylar kusursuz şekilde işlenmiştir.



Sthamba buttalika, Hoysala sanatındaki Çola etkisi, Belur


Hoysala heykel sanatının ortak bir biçimi olan Salabhanjika, Budist heykel sanatına kadar uzanan eski bir Hint geleneğidir. Sala sal ağacı ve bhanjika ise bâkiredir. Hoysala lehçesinde madanika figürler, tapınağın dış duvarlarında çatının hemen altında bulunan ve tapınağı tavaf edenlerin görebilmesi için belirli bir açıyla yerleştirilmiş dekoratif nesnelerdir. Mantapanın içinde sütun dirseği olarak kullanılmışlardır. Bu madanikalar müzik ve dans gibi sanatsal eylemlerde bulunurken heykel olarak işlenmişlerdir. Kirthimukhas (iblis yüzleri) bazı tapınakların Vimana kulelerinde bulunur. Bazen sanatçıların imzalarına bu heykellerde rastlanır.

Sthamba buttalikalar, Çalukya üzerinde Çola sanatının etkisini gösteren sütun üzerindeki tasvirlerdir. Hoysalalar için çalışan sanatçıların bazıları imparatorluğun Güney Hindistan’ın Tamil konuşan bölgelerine olan yayılmasının sonucunda Çola ülkesinden olabilir. Çennakeşava tapınağının kapalı mantapasının sütunlarından biri üzerindeki mohini tasviri Çola sanatının güzel örneklerinden biridir.

Gündelik hayata ilişkin sahneler, örneğin atların nasıl dizginlendiği, kullanılan üzenginin tipi, dansçıların, müzisyenlerin tasviri, aslanlar ve filler gibi hayvanların tasviri (hiçbir hayvan heykeli bir diğerine benzemez) duvar panellerinde resmedilmiştir. Belki de ülkedeki bir başka tapınakta Ramayana ve Mahabharata epikleri Halebidu’daki Hoysaleşvara tapınağında olduğu kadar etkili tasvir edilmemiştir.

Erotika, Hoysala sanatçısının ihtiyatla ele aldığı bir konudur. Bu tasvirlerde teşhirciliğe rastlanmaz ve erotik konular genelde girintilere minyatür olarak işlenmişlerdir ve göze çarpmazlar. Bu erotik gösterimler Şakta uygulamasıyla bağdaştırılırlar. Tapınak girişi Makaratorana (makara ya da hayalî yaratık) denen süslemelerle aşırı olarak bezenmiştir ve her iki yanında da Salabanjika (bâkire) bulunur.

Bütün bu heykellerin dışında, ana girişten itibaren Hindu epiklerinden bölümler (genellikle Ramayana ve Mahabharata) saat istikâmetinde heykellerle resmedilmiştir. Sağdan sola olan bu yerleştirme, tapınağı dışarıdan içeriye doğru tavaf ederek dolaşan inananların izlediği yöndür. Mitolojiden gelen balık avlayan epik kahramanı Arjuna, fil başlı tanrı Ganeşa, Güneş tanrısı Surya, hava ve savaş tanrısı Indra, ve Sarasvati ile Brahma çok sık rastlanan figürlerdir. Bu tapınaklarda sıkça görülen diğer figürler ise diğer tanrılar tarafından verilen çeşitli silahları birkaç eliyle tutan Durga’nın buffalo biçimindeki bir iblisi öldürmesi ve Harihara’nın (Şiva ve Vişnu’nun bir karışımı) deniz kabuğu, çark ve üç başlı zıpkın tutmasıdır. Bu frizlerin birçoğu sanatçısı tarafından imzalanmışır. Hindistan’da imzalı ilk sanat eserleri bunlardır.



Madanika sütun dirseği, Belur



Araştırma


Günümüzde yapılan araştırmalar sonucunda Hoysalalar tarafından yaklaşık bin beş yüz kadar yapının inşa edildiği, bunlardan yüz kadar tapınağın günümüze kadar ayakta kaldığı bulunmuştur. Hoysala mimari tarzı, 10. ve 11. yüzyıllar arasında yaygınlaşmış olan Batı Çalukya mimari tarzının bir uzantısıdır. Belirgin olarak Dravidian özelliklerine sahip olan Hoysala mimarisi kendine özgü özellikleriyle bağımsız bir mimari tarz olarak kabul edilir. Mimari tarza yenilik getiren Hoysalalar aynı zamanda Karnata da bulunan önceki büyük mimarlar olan Kadambalar ve Batı Çalukyalardan bazı özellikleri almışlardır.



Amrithapura’da kule üzerinde Kirthi Mukha (iblis yüzleri) süslemesi



Bu özellikler ana yapı malzemesi olarak sabuntaşının kullanılması, Hoysala tapınaklarında çok kullanılan kafesli taş perdeler, ve yıldız şeklinde vimana. Tüm bu özellikler daha önceleri efendileri olan Batı Çalukyalar zamanında yaygındı. Diğer özellikler arasında Kadamba Şikhara denen ve Kadambalardan gelen basamaklı vimana kulesi sayılabilir.

Hoysala heykeltıraşlarının ustalıklarının altında yatan oyulmuş duvarlarda ışık ve gölge etkisi üzerine olan bilgileridir. Sayısız girinti ve çıkıntıdan oluşan heykellerinde bu bilgiyi en iyi etkiyi vermek için kullanmışlardır. Hoysala heykelinin tüm ihtişamıyla fotoğrafçılık için bir meydan okuma olduğu söylenir. Hoysalaların taş işçiliği bir fildişi oymacısının ya da kuyumcunun altın işçiliği ile kıyaslanır. Heykellerdeki figürlerde bulunan mücevheratın bolluğu, saç şekillerinin çeşitliliği, Hoysala zamanında sosyal yaşam tarzı hakkında önemli bilgiler verir.






kaynak: kadimdostlar.com




"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana

Çevrimdışı dbhi

  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 7.078
  • Karizma Puanı: 2256
  • Dünyaya karşı nazik olun...
    • http://alanay-alanaysblog.blogspot.com/
Ynt: HİNT - MİMARİ ÖĞELER
« Yanıtla #1 : 12 Nisan 2010, 19:41:22 »
teşekkürler öğretmenim...mimarilerinde inanılmaz özen ve işçilik var ancak bana çok yorucu geliyor...
İyi ki gökyüzünde yıldızlar,Çiçekler şükür ki yeryüzünde...Yoksa kimbilir ne zahmetle toplayabilirdik onları renk renk...Kimbilir nasıl getirilirdi gökyüzünden , sevdiklerimize götürülecek çiçekler!

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Moderator
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.631
  • Karizma Puanı: 1012
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
Ynt: HİNT - MİMARİ ÖĞELER
« Yanıtla #2 : 12 Nisan 2010, 21:02:07 »
harika eserler... ben teşekkür ederim ilginize... :)
"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana

Çevrimdışı misket

  • Tecrübeli
  • ***
  • İleti: 325
  • Karizma Puanı: 38
Ynt: HİNT - MİMARİ ÖĞELER
« Yanıtla #3 : 12 Nisan 2010, 22:32:21 »
Teşekkürler.
Otunu, suyunu bilmediğin gönüllerde koyun gütme! Yoksa, 'kaçırcağın keçilere' çobanlık yapamazsın .       
                                 ŞEMS-İ     TEBRİZİ

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Moderator
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.631
  • Karizma Puanı: 1012
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
Ynt: HİNT - MİMARİ ÖĞELER
« Yanıtla #4 : 13 Nisan 2010, 16:25:01 »
ben teşekkür ederim ilginize... :)
"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana

Çevrimdışı ömür banu

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.255
  • Karizma Puanı: 677
Ynt: HİNT - MİMARİ ÖĞELER
« Yanıtla #5 : 05 Mayıs 2010, 01:11:16 »
teşekkkürler

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Moderator
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.631
  • Karizma Puanı: 1012
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
Ynt: HİNT - MİMARİ ÖĞELER
« Yanıtla #6 : 08 Mayıs 2010, 16:58:55 »
ilgine teşekkürler ömür banu... :)
"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana