Görsel Sanatlar Platformu - GorselSanatlar.org

DOKÜMAN => Eğitim Dokümanları => Konuyu başlatan: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:26:09

Başlık: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:26:09





                                                                                           (http://img135.imageshack.us/img135/3083/icgozlempsikiyatrik1cli.jpg)



Sınıfta Rehberlik Uygulamaları
İnsan yapısı gereği öğrenmeye, değişmeye, kendini yenilemeye açık bir varlıktır. Kendini geliştirmek için de sınırsız bir çaba içindedir. Öyle ki, her birimiz karşılaştığımız olaylar, kişiler ve edindiğimiz bilgiler ve deneyimler sonucu kendimize ders çıkarır, duygu, düşünce ve davranışlarımızda değişimler yaşarız.
İstenilen ise günlük sorunlarımızla başa çıkma, evde, okulda, işyerimizde ve diğer sosyal ortamlarda daha iyi, yapıcı ilişkiler kurma, meslekî yönden ilerleme, yapıcı ve olumlu tutumlar geliştirme, bilgi birikimimizi artırma, vb. kısaca kendimizi gerçekleştirme, potansiyellerimizi en iyi biçimde kullanabilmektir.
Kuşkusuz, gelişimin en hızlı yaşandığı dönem 0-6 yaş arasıdır. Bu dönemde çocuğun gelişimi için en etkili ortam aile ortamıdır diyebiliriz.  Çocuklar üzerinde etkili kişiler ise anne-baba ve kardeşleridir. 6-7 yaş dönemlerinden itibaren ailesinden daha bağımsız davranabilen çocuk için artık alışılmıştan çok farklı olan ve gelişimi için büyük destek olabilecek “okul “ yaşamı başlamış olacaktır. Okulda öğretmen ise çocuk için en az anne-baba kadar etkili bir model, öğretici, yönlendirici, bilgilendirici, yardımcıdır. Kısaca bir çocuğun okul yaşantısını konu alan bir filmde başrolü anne ve babayla birlikte paylaşabilecek tek seçenek onun öğretmenidir. Bu rolün üstesinden gelebilmek kolay değildir ama, bu alanda gerekli donanıma sahip bir öğretmenin bu rolü gerçekleştirmesi beklenir.
Okullarımızda sınıf rehber öğretmenlerimizin yaptıkları bazı uygulama ve etkinliklerde sıkıntı yaşadıkları gözlenmektedir. Bu sıkıntılar genel olarak; konuya önceden hazırlıklı gelerek, hazırlanılan konunun hangi düzende işleneceğini bir plan dahilinde belirterek, rehber öğretmenlerle görüş alışverişinde bulunarak, sınıf içinde ise; öğrencilerin konuya ilgisini çekebilmek, aktif katılımlarını teşvik etmek,onları ödüllendirerek, gerekli pekiştireçler vererek, cesaretlendirerek, konu ile ilgili araştırmacı yönlerini teşvik ederek, onlarla duygusal paylaşımda bulunarak... kısaca olumlu bir iletişim kurarak aşılabilir.
İşlenen dersin özelliği ve kazandırmayı hedeflediğimiz becerilere yönelik sınıfta kullanabileceğimiz sınıf içi rehberlik etkinlikleri geliştirebiliriz. Etkinlikleri geliştirirken bu konuda hazırlanmış yayınları da incelememiz işlevselliği arttıracaktır.
Aşağıda örnek bir sınıf içi rehberlik etkinliği geliştirme modeli verilmiştir.
SALDIRGAN DAVRANIŞLARI AZALTMA
Amaç:İlköğretim 6. 7. 8. sınıf öğrencilerinin saldırganlık davranışlarının azaltılması ve daha yapıcı davranış ve iletişim becerilerinin kazandırılması.
Yöntem : - bilgilendirme
 - duygu paylaşımı
-   gevşeme egzersizleri
 - örnek olay incelemesi
Uygulama Yapılacak Grup: 12-14 yaş arası ilköğretim 6.7.8. sınıf öğrencileri/karma grup (farklı sınıflardan kız-erkek öğrenciler)
Uygulama Alanı:Öğrenciler daire oluşturacak, sınıf rehber öğretmeni daire içinde yer alacak.)
Öğretmen sınıftaki öğrencilere şöyle der:
İnsanlar geçmişten bugüne kadar yaşam mücadelelerinde; diğer insanlarla Anne-Baba, Kardeş-Arkadaş-öğretmen diğerleri, olan ilişkilerinde anlaşmazlık ve sorun çözme çabasında “en son çare” olarak zaman zaman saldırgan davranışlar (vurma, hakaret etme vb...) gösterirler. Ancak her zaman bu davranışlar hem bireyler hem de ilişkilerini olumsuz yönde etkiler.
Bazen sıra arkadaşımızla, bazen ailemizden biriyle tartışırken kendimizi bulabiliriz. Sebebi ne olursa olsun bizi kızdıran/öfkelendiren bir çok olayla karşılaşırız. (Katılma teşvik) Bazı kereler karşımızdakine şiddet gösterildiğine hakaret edildiğine de rastlarız. Peki bu davranışları nasıl açıklarsınız? / Sizce olumlu mu? Olumsuz mu? / Siz böyle bir kızgınlık, öfke sonucunda birisine şiddet gösterdiniz mi? Şiddete maruz kaldınız mı? Neler hissettiniz ? Sizce karşınızdaki ne hissetmişti? (Konuya ilgi çekme / katılıma teşvik)
Sorular sorulduktan sonra gelen örnek üzerinde konuşulur. Sonunda saldırgan davranışın tanımına geçiş yapılır. (Bilgilendirme)
Saldırganlık: Kişinin karşısındakine, kendisine ve/veya bir nesneye zarar verme, incitme, kırma amacıyla sözel veya fiziksel olarak yıkıma yönelik davranışta bulunmak.
Saldırganlık türleri:
• Sözel saldırganlık (Küfür, hakaret, alay vb...)
• Fiziksel saldırganlık (Vurma, kırma, parçalama vb...)
Bu bilgiler verildikten sonra: “Acaba bu tür davranışlara ne gibi duygu ve düşünceler yol açıyor olabilir?” diye sorularak saldırgan davranışta bulunan kişilerin yaşadığı duygulara dikkat çekilir ve empatik beceriler artırılmaya çalışılır. Bunu yaparken öğretmenin daha önce belirlediği saldırganlık davranışında bulunanların yaşadığı duygulara değinilmeye çalışılır. (Öğrencilere sorularak tahtaya yazılır.)
Bunlar:
• Haksızlığa uğramışlık
• Engellenme
• Yetersizlik
• Kendini ispatlama
• Öfke
• Kızgınlık
• Aşağılama duygusu
• Reddedilmişlik vb. duygulardır.
-   Öğretmen: -“Evet birçok kişi bir şeyler söyledi ve güzel bir liste oluşturdunuz
Acaba, içinizde böyle duygular yaşayanlar oldu mu?” (Önce kendi yaşantılarınızdan bir örnek verebilirsiniz; bu onlar için daha güvenli bir ortam oluşturur, cesaretlendirir ve teşvik eder.)
Burada, öğrencilerin yaşantılarını paylaşmaları teşvik edilir. Ve konu somutlaştırılır, paylaşım ve katılım artırılır.
Daha sonraki aşama;
Sözel ya da fiziksel saldırıya uğramış kişilerin neler yaşayabileceğine yönelik bir soru sorulur ve gruptan gelen cevaplar tahtaya yazılır veya dikkat çekici bir biçimde teker teker sayılır. Söz alan ve katılımda bulunan öğrencilere teşekkür edilir, pekiştireç verilir.
Saldırıya uğramış kişilerin yaşadığı duygular:
• Korku
• Kaygı
• Engellenme
• Acı
• Üzüntü
• Aşağılanmışlık
• Onurun kırılması vb... gibi.
Duygulara ulaşılır ve yine empatik becerilerin gelişimine yönelik çalışılır.
Öğretmen: -“Evet görüyoruz ki saldırgan davranışlarda bulunanlarda, saldırgan davranışa maruz kalanlarda hep olumsuz duygular yaşıyorlar. Peki bana söyler misiniz, bizler bu tür bir davranışı istiyor muyuz? Bu davranışlar bize ve karşımızdakilere neler kazandırır?” (Olumsuz sonuçlarına değinilir.)
Sorusu sorulur ve alınan cevaplardan sonra: -“ Alternatif olarak ne gibi davranışlarda bulunabiliriz? Neler yapabiliriz.” diye sorularak olumlu davranışların ve öfke ve kızgınlıkla mücadele etmenin yolları tartışılır.
Bunlar neler olabilir?
• Öfke ve kızgınlığın olumlu ifadesi
• Duygu paylaşımı ve empatik becerimizi geliştirme (karşımızdakinin ne söylediğini ve ne hissettiğini anlayabilme)
• Mizah ve espri yeteneğimizi geliştirmek / ortaya çıkarmak
• Olumlu bakış açısı gelişimi çabaları
• Öfke anında gevşemeye çalışmak (Gevşeme Uygulamaları) Örneğin;
• Derin nefes alma
• Kendi kendimize gevşeme uygulamaları gösterilir
• Sakin ol diyebilme
• Kas gevşetmeye çalışma
Sonuç:
Sizlerle birlikte saldırganlık konusunu konuştuk ve sizin bu konuyla ilgili vardığınız sonuçlardan ve bu duyguları paylaşmaktan ben çok mutlu oldum. Ayrıca eğer bu konuda sıkıntılarınız, zorlandığınız durumlar varsa bunu ayrıca benimle paylaşabilirsiniz veya psikolojik danışmanımızla görüşebilirsiniz.
“Ben insanların daha mutlu yaşayabilmeleri, daha başarılı olabilmeleri ve iyi arkadaşlıklar kurabilmeleri için saldırgan davranışlardan kaçınmaları gerektiğini düşünüyorum. Sizlerin de bu konuda başarılı olacağınıza inanıyorum.” diyerek, etkinlik çocukların güvenini artırıcı, onları teşvik edici sözlerle bitirilir.



ALINTI :  http://www.sorubak.com/download.php?id=11975
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:27:53

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ


  1-DERS ÇALIŞMADA VERİM ELDE ETMENİN İLK UNSURU İSTEKLİLİKTİR Öğrencilerimizi ders çalışmaya istekli hale getirmek için neler yapabiliriz?
1. Öğrenciye eğitim görmenin gerekleri açıklanmalı,ona geleceğe ilişkin planlar yapmasında bir amaç belirlemesinde yardımcı olunmalıdır.
2. Öğrencinin başarılarını takdir edin. Ondan çok şey bekleyerek korkutmayın,kendine güvenini kırmayın.başarısız olduğu zamanlarda bile ona başarabileceğini,buna inandığınızı belli edin.
3. İnsanlar,sonunda bir sınama-ölçme-değerlendirme olan konulardan kaygı duyarlar. Bu kaygının rahatsız edici boyutta olmasını engellemek için öğrencinize güven verin.
4. Öğrenciyi ders çalışmaya istekli kılmak için önlemler alın. Sevmediği veya zorlandığı bir dersi çalıştıktan sonra onun sevdiği bir şeyi yapmasına izin verin. Onu takdir edin. Çalışma sonrası birlikte güzel vakit geçirmek için anlaşmalar yaparak ders çalışmayı zevkli bir hale getirebilirsiniz.
5. Öğrenciler kendilerini belli bir amaca yönlendirirken temelde iki yöntemle çalışırlar: Birincisi korku veya korkutma yoluyla ders çalışmaktır. Bu yöntemle yapılanlar değil yapılamayanlar görülür. İkinci yöntem teşvik duygusuna dayanır. Burada belirlenen amaca ulaşmanın olumlu sonuçları düşünülür.Saptanan amaca ulaşmak için atılan her olumlu adımın görülür ve teşvik edilir. Bu motivasyon tarzında yapılamayanlar değil yapılanlar görülür.
2-ÇALIŞMA ORTAMININ DÜZENLENMESİ
1. Çalışmaya başlamadan önce çalışma ortamının hazırlanması gerekir. Bu ortam mümkün olduğunca iyi havalandırılmalı ve sessiz olmalıdır.
2. Çalışma masası derli toplu olmalı,masa üzerinde çalışma araç-gereçlerinden başka şey bulunmamalıdır.
3. Çalışma masası sadece ders çalışmak için kullanılmalıdır. Çalışma masasına oturulduğu zaman masa çalışmak için uyarıcı olur.
4. Ders çalışma ortamında resim, poster,afiş bulunması dikkati dağıtır. Yine ders çalışırken müzik dinlemek de yoğunlaşmayı engeller. İnsan aynı anda birçok uyarıcıyı alabilir ancak bunlardan birisine dikkatini verebilir. Bu nedenle ya ders çalışılmalı ya da müzik dinlenmelidir. Müziği ödül olarak kullanmak yani çalışmadan sonra müzik dinlemek en doğrusudur.
5. Ders çalışırken televizyon ve telefondan uzak durun. Yatarak ders çalışmayın. Bundan tek sonuç çıkar uyumak ve gevşemek.
6. Çalışmaya başlamadan önce hafif bir kahvaltı yapılmalıdır.
7. Çalışma sırasında hayal kurmaya başlarsanız bir kağıda işaretler koyarak bunu her seferinde azaltmaya çalışın.
3-PLANLAMA
1. Başarısızlık nedenlerinden en önemlisi öğrencilerin nasıl ders çalışacağını bilmemesinden kaynaklanmaktadır. Öğretim faaliyetlerini planlamadan önce şu formülü göz önünde tutmalıyız: 5 N Formülü
a-Neyi öğreniyorum? (KONU)
b-Niçin öğreniyorum? (AMAÇ)
c-Nasıl öğreneceğim? (YÖNTEM)
d-Nelerle öğreneceğim? (KAYNAK VE ARAÇLAR)
e-Ne kadar öğrendim? (DEĞERLENDİRME)



2. Başarıya ulaşmak için şunlar gereklidir: " Kendini tanımak,yeteneklerini ve sınırlarını bilmek. " Zamanı iyi kullanmak. " Amaç belirlemek (uzun ve kısa vadeli amaçların belirlenmesi) " Öğrenme stillerini bilmek(Görsel,işitsel ve dokunsal öğrenme stilleri) " Tekrar -Ard arda uzun tekrarlardan çok,aralıklı kısa tekrarlarla öğrenilenler daha kalıcı olur.
3. İnsan yoruldukça dikkati daha çabuk dağılır. Bu nedenle çalışmalarınızda 5-10 dakikalık dinlenme araları verin.
4. Çalışmalara küçük adımlarla başlamak gereklidir.Bilinenden yola çıkıp bilinmeyene adım adım ilerleyin.
5. Not tutmak,duyduklarınıza mantıklı bir çerçeve sağlayarak dersi etkin bir şekilde dinlemenizi sağlar,öğrenmeyi kolaylaştırır. Derslerde not tutarken şu noktalara dikkat edin: " Notlarınızı küçük bir kağıda sıkıştırmayın. " Sayfa kenarlarında yeterli boşluk bırakın. " Sizin için anlamlı kısalmalar yaparak not alırsanız zamandan tasarruf da etmiş olursunuz. " Konuşmanın hızlı olduğu ve not alamadığınız yerlerde çizgiler koyun.bu kaçırdığınız sözcüklerin yaklaşık miktarını belirler ve daha sonra tamamlamanızı sağlar.
6- Etkinliklerinizi,çalışma,dinlenme ve eğlence kurallarına göre düzenler ve planlarsanız başarı kendiliğinden gelecektir.
4-PROGRAM YAPMAK
Öğrencinin bir çalışma programı olmalıdır. Bu onu hem ders çalışmaya istekli kılacak,hem de öz disiplinini geliştirmesini sağlayacaktır.Yapılacak program gerçekçi olmalı,öğrencinin kapasitesine ve koşullarına uygun olmalıdır. Ders çalışma programı hazırlanırken şu hususlara dikkat edilmelidir: " Ders çalışmaya okuldan eve geldikten en az yarım saat sonra başlanmalıdır. Yemek saatine kadar önemli derslerin bitirilmesine önem verilmelidir.Uyku ve dinlenme zamanlarını öncelikle planlamak gereklidir. " Her çalışmadan sonra 5-10 dakikalık tekrara yer verilmelidir. " Yorgunluk,açlık,hastalık gibi durumlar söz konusuysa ders çalışılmamalıdır. " Program esnek olmalı ,öngörülemeyen durumlara göre değiştirilebilmelidir. " Programda dersler önem derecesine göre sıralanmalı,çalışmaya zor konulardan başlanmalıdır. Öğrenmenin büyük kısmı okulda gerçekleşir. Evde yapılacak çalışmalar öğrenilenlerin pekiştirilmesini ve unutulmamasını sağlar. Ne sadece dersi dinlemek ne de sadece evde çalışmak yeterli olur. Her ikisinin de kollektif bir şekilde yürütülmesi gereklidir.
5-ÖĞRENİLENLERİN TEKRARI
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:28:43
Başarı ailede başlar

Olumsuz davranışları nasıl engelleyebiliriz?
Tabii ki her çocuk yaramazlık yapar. Tabii ki her çocuk anne babasının istemediği davranışlarda bulunur. Sizin çocuklarınız da... Bu olumsuz davranışları engellemek biz büyüklerin elinde.
Genellikle çocuklarımızın yaramazlıkları karşısında onlara değişik tepkiler vererek bu davranışları düzeltmeğe çalışırız. Bu kez bir değişiklik yapalım ve olumsuz davranışlar gerçekleşmeden önce nasıl engelleyebileceğimizi tartışalım.
Her anne baba çocuğunun huyunu suyunu gayet iyi bilir. İşte bu bilgileri temel aldıktan sonra aşağıdaki yöntemleri kullanarak çocuğumuzun olumsuz bulduğumuz pek çok davranışını engelleyebiliriz.
Örnek olmalıyız
Kimi zaman “Söylediğimi yap, yaptığımı yapma" deyip kurtulmaya çalışırız ama çocuklarımız yaptıklarımızı yapar. Siz yemek seçiyorsanız çocuğunuzun yemek seçmemesini nasıl istersiniz? Siz dağınık bir insansanız çocuğunuzun odasını toplu durmasını nasıl beklersiniz? Siz ona örnek olmalısınız. Günde iki paket sigara içen bir annenin “Ah oğlum fosur fosur sigara içiyor" diye hayıflanması yersiz. Çocuğunuz bu alışkanlığı doğal karşılıyor, çünkü siz ona örnek oluyorsunuz.
Çocuğunuzda geliştirmek istediğiniz olumlu davranışları siz de sergiliyor olmalısınız. Siz bu davranışları sergiledikçe onların olumlu, istenilen davranışlar olduğunu anlayacak ve kendisi de aynı şekilde davranmaya çalışacaktır.
Önleyici açıklamalar
Çocuğumuz istenmeyen bir davranışı daha yapmadan ona hangi davranışları istemediğimizi açıklayabiliriz. “Okuldan gelince çamurlu ayakkabılarınla eve girmeni istemiyorum. “Ya da", “sofraya kirli ellerle oturmanı istemiyorum". Eğer çocuğumuzu tanıyorsak bu önleyici açıklamaları yerinde ve zamanında yaparak pek çok olumsuz davranışı engelleyebiliriz.
Çocuğunuz sokağa çıktığınızda hep bir şeyler almanız için tutturuyorsa daha çıkmadan önce “Birşeyler almam için tutturmanı ve ağlamanı istemiyorum" diye uyarıda bulunabilirsiniz.
Olumlu dil kullanın
Yukarda çocuğunuza önleyici açıklamalar yapın dedik. Ancak bu açıklamaları olumlu bir dille yaparsak çocuğa bir çözüm yolu göstermiş oluruz. Bu sayede çocuğunuz ne yapması gerektiğini de öğrenmiş olur. “Okuldan gelir gelmez çamurlu ayakkabılarını çıkar, sonra da hemen ellerini yıka e mi çocuğum" dersek çocuğumuz kendisinden beklenilen davranışın ne olduğunu anlamış olur. Gördüğünüz gibi “çamurlu ayakla eve girme" demek bir yasak getiriyor ama ayakkabısını mı çıkartsın, ayağını silsin mi belirtilmiyor. Oysa “ayakkabılarını çıkar" çok açık bir öneri. Bu uyarıyı yaparken sesinizin tehditten uzak ancak kararlı olması çok önemlidir. Çocuğunuz sizin hangi davranışları istediğinizi ve hangilerinden hoşlanmadığınızı net bir şekilde anladığı zaman bunlara uymaya çalışacaktır.
İyi alışkanlıklar edinmesine yardımcı olmalıyız
Anne baba olarak hoşumuza giden davranışların pek çoğu birer alışkanlık. Çocuğumuzun temiz olması, odasını derli toplu tutması, dersini düzenli çalışması, yemeğini sofrada güzelce yemesi gibi. Eğer çocuğumuzun böyle davranmasını istiyorsak onun bu alışkanlıkları edinmesi için ona yardımcı olmalıyız. Çocuğunuzun odasını derli toplu tutmasını mı istiyorsunuz? Önce onunla birlikte odasını toplayın. Neleri nereye koyacağını, eşyalarını nasıl katlayıp dolaba yerleştireceğini hem anlatın, hem de birlikte yapın. Buna bir süre devam edin. Çocuğunuzun okuldan gelir gelmez ellerini mi yıkamasını istiyorsunuz? Girin onunla birlikte banyoya, ikiniz de ellerinizi köpürterek yıkarken onunla sohbet edin. Sizinle birlikte bu işleri yapmaktan zevk alacak daha sonra da bu davranışlar zamanla alışkanlığa dönüşecektir.
Şimdi içinizden “Hepsi bu mu?" diye geçiriyorsunuz. Tabii ki değil. OLUMLU DİSİPLİN YÖNTEMLERİ de var. Bunlar ise haftaya başlıyor.

Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:29:28
ÇEKİNGEN ÇOCUKLAR
Çekingen Çocuğun Tanımlanması
Bu çocuklar yaşıtları ile ilişki kurmada zorlanırlar, arkadaşları ile birlikte olmaktansa yalnız kalmayı tercih ederler, yaşıtlarından çekinirler, bazı hallerde kendilerinden küçüklerle bir araya gelirler. Birisi onlara çok yaklaşırsa ondan uzaklaşmak suretiyle tepkide bulunurlar. Annelerinin yanından ayrılmazlar hatta babalarıyla ya da büyükanneleriyle yalnız kalmaktan kaçınırlar. Annelerinden ayrıldıklarında ilk tepkileri ağlama olur. Kendilerini sözlü olarak ifade etmekten çekinirler, kendilerine soru sorulduğunda bazen cevaplandırmaktan kaçınırlar, başlarını öne eğerler, nadir hallerde de göz veya baş hareketi ile cevaplandırmakla yetinirler. Çoğunlukla güvensiz ve huzursuz çocuklardır. Araştırma bulgularına göre bazılarında saldırganlık duyguları görülebilir. Çekingen çocuklar okul ortamı veya arkadaş grubu içinde olduklarında oyuna katılmak isteseler de kendilerinde bu cesareti bulamazlar. Mutlaka birisi onları elinden tutup oyuna sokmalıdır, oyuna girdikten sonra da mutlu oldukları dikkati çeker. Çekingen çocuklar aynı zamanda onlardan ne beklediğini veya yeni bir durumu nasıl ele alacaklarını bilmediklerinde, özellikle yeni bir iş karşısında kaldıklarında normalin üstünde bir huzursuzluk gösterirler. Örneğin doktorların çocukları muayene etmeye geleceği söylediğinde çekingen çocuklar ağlamaya başlarlar, okuldan kaçmaya çalışırlar. Çekingen çocukların çoğunun sınıfta sevdikleri bir yer vardır. Bu yer genellikle faaliyetlerden, kalabalıktan uzak ve rahatça oturabilecekleri bir minder üstü veya düz bir yerdir. Burada olup biten şeylerin çoğuna karşı ilgisiz ve bir çoğundan habersizdirler. Onların çok az şeye karşı ilgi gösterdikleri ve kendilerini rahatlatmak için sık sık parmak emdikleri, ileri geri sallandıkları, mastürbasyon yaptıkları veya kendi saçlarını ve kulaklarını çektikleri görülür.
 Aile baskısı veya ailenin çocuğu çok koruyucu Çekingenliğin Nedenleri :   Çocuğun kendisi bir şeyler yapmak ister ve bunu Çevrenin etkileri olması.   başaramazsa çekingen olur ya da bir işe başlamadan önce başarısızlık korkusu  Çocukların söylediklerine aldırış edilmemesi, hissederse çekingen olur. Çocuktan yaşı ve kapasitesi dışında davranışlar fikrinin sürekli eleştirilmesi çocuğun çabasına karşı tepkisiz kalmak, onu hiçbir şekilde beklemek  yüreklendirmemek çekingenliğin nedenlerindendir.
ÇEKİNGEN ÇOCUĞUN SOSYALLEŞTİRİLMESİ
Öncelikle annelerinden kopmalarına yardım etmek,sonra bir arkadaşla birlikte olmalarına fırsat vermek, daha sonrada bir arkadaş grubu ya da faaliyet grubuna girmelerini sağlamak gerekir. Başarılı ve mutlu olacakları bir alanın keşfedilmesi onları huzurlu kılar.
 ÇEKİNGEN ÇOCUĞUN UYUM SORUNUN 
Öğretmen, çocuğun kabuğundan giderilmesinde Öğretmene Ve Okula Düşen Görevler:   
Çocuğu ilk çıkmakta güçlük çekeceğini kabullenmeli ve sabırlı olmalıdır.  günden faaliyete katılmaması için zorlamamalıdır, hoşlandığı faaliyetleri bir  Zaman zaman bir köşede yalnız süre karşıdan izlemesine izin verilmelidir.   Öncelikle öğretmen kendisi çocukla diyalog oynamasına izin verilmelidir.   Çocuğun kurmalı sonra tek arkadaşla diyalog kurması sağlanmalıdır.   Çekingenlikten kurtulabileceği su, çekingenliğinin sebebi araştırılmalıdır.   Yaratıcı kum, kil, çamur, boya gibi malzemeleri kullanmaya teşvik edilmelidir.
Dramatik oyunda rahatlaması sağlanmalıdır. Faaliyetlere  yönlendirilmelidir.   Çocuk en ufak bir başarısında Çocuğa başarı ve deşarj alanları bulunmalıdır.   Düzenlenmiş faaliyetler esnasında öğretmen tarafından yüreklendirilmeli.  çekingen çocuk için ne yapılabilir? Çocuktaki çekingenliğin çok değişik sebepleri vardır ve problemin kaynağı, çocukla nasıl bir çalışma yapılacağını etkiler. Çekingen çocukların çoğu sizin onunla ufak ilgilenmenizle açılıp konuşmaya başlarlar. Sınıfınızda nasıl bir davranış istediğini bilen ama işbirliği yapmak istemeyen çekingen bir çocuk bulunabilir. Bu çocuk yeni faaliyetlere başlamaktan korkan ve bundan dolayı sizden fazladan teşvik isteyen bir çekingen çocuk bulunabilir. Böyle bir çocuğun herhangi ufak bir gayretinden dolayı aferin diyerek veya okşayarak takdir ediniz. İşinde ufakta olsa bazı  Halka başarılar elde ettikten sonra işbirliği yapmak ona daha kolay gelir. Şeklinde  çalışma esnasında çekingen çocuk için ne yapılabilir?
Halka şeklinde çalışmaya katılması için çocuğa baskı yapmak iyi değildir. Bu çocuklara karşı yavaş ve onlardan az iş isteme seklindeki bir yaklaşım genellikle daha çok etkilidir. Çocuğa yapılanları seyretmesi konuşulanları dinlemesi için izin verilmelidir. Çocuğun ilk iletişim teşebbüsüne dikkat edilmelidir. Çocuğun isteğine veya sorusuna hemen cevap verilmeli ama bu onu susturacak şekilde bir cevap olmamalıdır. Çocuğun kendine karşı güveni arttıkça grup çalışmasına daha   Öğretim esnasında çekingen çocuk için ne yapılabilir? istekli olacaktır.  Bireysel dikkat gösterilir ve bireysel talimat verilirse çekingen çocuk verilen işi en iyi şekilde yapabilir. Bununla beraber çekingen çocuk başkalarının kendisine yaklaşmaktan huzursuzluk duyduğu için ona yaklaşmak zor olabilir. Bunu için siz çocuğun işine karışmayan onu sakinleştiren biri olarak görülmelisiniz. Çocuğun dili gelişmemiş olabileceğinden, yavaş ve açık konuşmaya, istenilen şekilde hareket etmeye çalışmalısınız. Çocuk sizinle göz göze gelmekten çekinebilir ve sorularınıza cevap vermeyi reddedebilir. Eğer çocuk sorularınıza cevap vermeyi reddetmeye devam ederse çocuğun sevebileceği başka bir faaliyet bulmaya çalışmalısınız.
 Eğer çocuğa sevebileceği başka bir faaliyet bulamazsanız çocuğun oturup diğerlerini seyretmesine izin verilmeli ya da istediği zaman oynayabilecekleri oyuncakları ve kullanabileceği malzemeleri yanına koymalısınız. Devamlı ilgi veya kontrol çocuğu daha çok çekingen yapabilir.  Dışarıda oyun esnasında çekingen çocuk için ne yapılabilir? Dışarıda oynanan oyunlar çocukların: Sosyal becerilerinin, akranları arasında etkileşimin, anlama becerilerinin gelişmesine yardımcı olur. Çekingen çocuk oyun yerinde özel bir dikkati gerektirir. Bu durumda çocuğu birkaç basit faaliyet içine sokmayı denemelisiniz. Bu çabanız uzunca bir süre alabilir. Çocukta birkaç beceri elde ettikten sonra faaliyetleri diğer becerileri de içine alarak genişlete bilirsiniz.
En iyi tutum işbirliği yapması için çocuğa baskı yapmamaktır. Sadece faaliyeti seyretmesi ve anlaması için zaman ayırmalıdır. Çocuk konuya karşı ilgi göstermeye başladığı zaman bireysel talimat verilerek çocukla ilgilenmeye başlanmalıdır. Bu ilgilenme yerini yavaş yavaş çocuğun diğer çocuklarla yapacağı etkileşime bırakılmalıdır. Çekingen çocuğun diğer çocuklarla yapacağı etkileşimin sözle olacağı beklenmemelidir. Ancak siz ona talimat vermeli, düzenli konuşmalar yapılmalısınız.
(Rolünü beğendin mi, tekrar oynamak  Serbest oyun esnasında çekingen çocuk için ne yapılabilir: ister misin? )   Serbest oyun çocukların; sosyal becerilerinin, bağımsız çalışma faaliyetlerinin, hayal kurma becerilerinin, kas becerilerinin gelişmesine yardımcı olur. Serbest oyun faaliyetleri: Su, kum masası, bloklar ve resimli kartlarla yapılabilir. Serbest oyun çekingen çocuk için çok değerli bir faaliyettir. Bu faaliyette çocuğun diğer çocukların oyunlarını seyretmesi onlarla etkileşimde bulunması serbesttir.
Çocuğu gözlemek çocuğun ilgilerini öğrenmeye yardım eder. Öğrenince çocuğa zevk alabileceğini düşündüğünüz birkaç oyun öğretebilirsiniz. Akranları ile acele ilişki kurması için çocuk sıkıştırılmalıdır. Çocuk arkadaşlarının yanında onlarla açıkça görülen bir ilişki kurmadan benzer faaliyetlerde bulunursa, çocuğun onlarla gerçek bir etkileşim için ilk adımı attığını  Beslenme esnasında çekingen çocuk için ne yapılabilir: Yemek bilmelisiniz.  çocukların, yiyecekler hakkında genel bilgilerin, konuşma ve dil becerilerinin, işbirliği ve paylaşma becerilerinin gelişmesine yardım eder. Çekingen çocuk bazı hallerde bir grupla yemek yemede rahat olamaya bilir. Yemek yemeyi reddedebilir. Arkadaşlarının yemeği kendilerine uzatması isteklerini duymazdan gelebilirler. Böyle çocuğa belirli zamanlarda yemek verebilirsiniz ama asla yemek yemesi için   Müzik ve resim zorlamamalısınız. Sessizce seyretmesine izin vermelisiniz.  çalışmasında çekingen çocuk için ne yapılabilir: Müzik, çocuklara dinlenme becerileri , ritim duygusunu, talimatları izleme kabiliyetlerini geliştirme fırsatı verir. Resim faaliyetleri çocuklara görerek öğrenme, ince kaslarını geliştirme fırsatını verir.
Bazı küçük çocukların resim ve müzik faaliyetlerine pek yatkınlıkları yoktur. Fakat onları çekici bulurlar. Bu faaliyetleri bir süre izledikten sonra huzursuz bir çocuk kendi isteğiyle faaliyete katılabilir. Bu durumda çocuğun faaliyete katılması için sıkılmadan kibarca teşvik  Hikaye saatinde çekingen çocuk için ne edebilirsiniz, baskıdan sakınılmalıdır.  yapılabilir: Çekingen bir çocuğun dille arası pek iyi olmadığından okumanın açık olması ve kelimelerin net olarak söylenmesi gerekir. Konu hakkında sorulacak sorularda bu çocuk en sona bırakılmalıdır. Ayrıca sorular evet veya hayır diyecek şekilde sorulmalıdır. Çocuk sorulara cevap verirse hikayeyi dinlerken dikkat etmiş olduğu anlaşılır. Eğer çocuğun dilinde bir bozukluk varsa hikayeyi  Dinlenme zamanında çekingen çocuk için ne resimlerle anlatması istenmelidir.  yapılabilir: Dinlenme zamanında çocuklar sakinleşir. Dinlenme zamanı çocuğun en çok sevdiği faaliyettir. Çünkü dinlenme zamanı sessiz ve etkileşim olmayan bir zamanındır. Dinlenme zamanında çekingen çocuğun en büyük problemi sürenin biteceği yeni bir faaliyetin başlayacağı korkusudur. Diğer çocuklar uyandırılmadan çekingen çocuk uyandırılmalıdır, pasif etkileşimi olmayan işlere başlatılmalıdır. (Battaniyeleri katlama, resim albümüne bakma vb.) Çocuk,  Çekingen Kişi•rahatladıkça günün geriye kalan kısmı daha çekici gibi görülür.   Kendini inkar eder. Duygularına karşı dürüst değildir. İstediği amaçlara ulaşamaz. Başkalarının kendi adına seçim yapmasına izin verir. Öfke duyar,  Güvenden Kişi Duygularını tanır. Dürüstçe duygularını ifade eder. kaygılıdır.   Saldırgan İstediği amaca ulaşır. Kendi adına seçim yapar. Kendine güvenlidir.  Kişi Başkalarını kırarak hiçe sayarak kendini geliştirmeye çalışır. Duygularını tanımaz. İstediği amaçlara başkalarını kırarak ulaşır. Başkaları adına seçim yapar. Kendini haklı ve üstün görür.
ÇEKİNGEN ÇOCUĞUN GÖSTERDİĞİ TİPİK ÖZELLİKLER
Karalama Becerileri:  Çekingen çocukların çoğu yaşı geldiğinde gerekli ÖZELLİKLER  becerileri kazanırlar ve el mahareti gerektiren işleri yapmayı öğrenirler. Bu çocukların çekingenlikleri, bilgi ve becerilerini uygulamaya koymalarını zorlaştırmaktadır. Çekingen çocuklarının çoğunun kelimelerle ve yaparak ifade edebildiklerinden daha çoğunu bildiklerini ve daha çok şey yapabileceklerini kabul etmek hatalı değildir.
Çekingen çocukların çoğu, birinci derecede başkalarının çalışmalarını güvenli bir mesafeden seyrederek öğrenirler. Onlar genellikle grup faaliyetlerine katılmazlar. Yeni faaliyetlere geçmeleri ve malzeme kullanmaları sınırlıdır. Malzeme kullanmadaki çekingenlikleri kabiliyetsizliklerinden ziyade, korkudan ve kendilerine güvensizliklerinden ileri gelmektedir. Mesela, okul öncesi çekingen çocukların çoğu, bir tek pastel kalem alsalar ve onunla kağıdın köşesini zoraki görülür. Bir işaret yapsalar bile değişik renkleri tanırlar, bilirler. Çoğu kez onlar normal el becerilerine sahiptirler. Ancak, öğretmen ipin sonuna bir düğüm atarak dizdiğiniz boncuklar çıkmasın deyince kadar aynı boncuğu tekrar tekrar ipe geçirirler ve boncukta düşer. Bu çocuklar sevgiyle desteklenirse, kendilerine güven gelip yeni işlerde ustalaşabilirler. Her hangi bir işi yapmayı inatla reddettiklerinde, sizden bu durumu iyilikle karşılamanızı umarlar. Ve bu onları sevindirir.
 Böyle karşılandıkları takdirde Sizin vereceğiniz destekle bir çok faaliyetleri tekrara yapmayı denerler. Mesela, diğer çocukların yanında onların işe teşvik etmeniz, cesaretlendirmeniz diğer çocuklarla beraber çivileri tahtadaki deliklere takma faaliyetine katılmalarını sağlayabilir. Ama bu çocuklar, parmakları ile resim boyayan diğer çocukları günlerce seyretmiş olmalarına rağmen parmakları ile resim yapmayı reddederler.
 Gruba katılmaları istenince başlarını saklayabilirler veya hiç bir şey söylemeden geri dönüverirler. Eğer böyle bir çocuğa boyama masasına otur derseniz, itiraz etmeden oturabilir. Ancak ellerini sıkıca masanın altına sokar ve çıkarmaz. Böyle bir çocuk belki yapılanları sessizce seyrederek  Hareket Becerileri: Testlerin, çekingen çocukların kaba ve öğrenebilirler. İnce   hareket gelişimlerinin yaşlarına göre uygun olduğunu göstermesine rağmen bu çocukların çoğu mümkün olduğunca az ve yavaş hareket ederler. Bir kısım çekingen çocuklar ise uzun bir süre hareketsiz otururlar. Veya vücutlarının bazı kısımlarını hareket ettirirken kalan kısımlarını hareketsiz,kımıldatmadan tutarlar. Örneğin, oyuncaklarla oynamak için ellerini kullanabilir ama aynı yerde kımıldamadan otururlar.
Vücutlarını kullandıkları zaman, hareketleri yalpalama şeklinde,zayıf ve oldukça sınırlıdır. Koordinasyonları zayıf gibi görünür. Bir çok çekingen çocuk bükülüp bir sandalyeye veya yere kalçası üstüne, sanki kemikleri lastikmiş gibi yığılı verir. Bu çocuklar aynı zaman da kendilerini rahatlatmak için vücutlarını kullanırlar. Parmak emme, saçlarını kıvırma ve sallama gibi davranışlar sergilerler. Bu çocuklara kendi kendilerine güven duygusu kazandırdıkça, çekingenliklerinin üstesinden gelmelerine yardım  Konuşma Ve dil edilmiş olur ve vücut hareketleri de bir hayli normalleşir.  Becerileri Bir çok çekingen çocuk dili anlar ve oldukça da iyi konuşur. Ancak bu çocuklar okul öncesinde hiç konuşmaz veya çok seyrek konuşurlar. Onlar hazlarını yüzlerinde ufak bir gülümseme ile, üzüntülerini de hıçkırarak veya hafif sesle ağlayarak belli ederler. Konuşmaları işitilmesi zor fısıltılar gibi bir sesle olur. Sınıfta isteklerini çok yavaş bir sesle ifade ettiklerinden onların bu iletişim girişimleri kaybolur gider. İsteklerine herhangi bir cevap alamadıkları zaman işi tamamen bırakıverirler. Konuşma ve konuşturulma çekingen çocukları çok rahatsız eder görünmektedir. Bir isteğe karşı çoğu kez yüzünü başka yöne çevirerek veya taşlaşmış bir yüzle, yerinde sessizce oturarak reaksiyonda bulunurlar. Diğer çocuklar sizin çekingen çocukla konuya girişiminizi veya gayretinizi görürlerse bu çocukla iletişim kurma girişimlerini devam ettirirler. Aksi takdirde onlarda konuşmayı keserler. Bu çocuklar sinirli ve çekingen davranışlarıyla, yalnızlık, korku izole edilme duygularını anlatırlar. Ama onların diğerlerini dikkatle gözlemeleri ve çekinerek taklit etmeleri diğer çocuklar gibi olma, onlara benzeme his ve arzularının kuvvetli bir işaretidir. Bazen onlar yalvaran bakışları ile veya size sarılarak, gruba katılma ve  Benlik Kavramı Ve
Sosyal Beceriler: Güvenceye   olan ihtiyaçlarını bildirirler.  Çekingen çocukların çoğu kendileri hakkında olumsuz düşünceye sahiptirler ve onların kabiliyetleri bir çok işi başarıya ulaştıracak güçte değildir. Mesela, Anita boncukları ipe düzerek pek çok takı yapmış olmasına rağmen daima “ben çok aptalım. Bu boncukların hepsini ipe düzebileceğimi zannetmiyorum.”diyerek işe başlar. Çekingen çocuklar kendileri hakkında

Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:30:31
SINIF VELİ TOPLANTISI
            Okul rehberlik hizmetlerinin etkili ve verimli yürütülmesi, velilerin okulla iletişimlerinin yoğunluğu ve niteliği yönünde orantılıdır. Özellikler sınıf öğretmenlerinin bu konuda oldukça duyarlı olması gerekmektedir. Bu amaçla sınıf veli toplantılarında, sınıf öğretmenlerinin velilerle iletişimlerinde dikkat etmeleri önemli olan konular ve yapacakları rehberlikle ilgili değerlendirmeler Okul Rehberlik Servisi tarafından aşağıya çıkarılmıştır.
 1-     Velilerle görüşme yapılırken, veli ile ilgili her türlü ön yargıdan uzak olunmalı, subjektif değerlendirmelere girilmemelidir. Sadece eğitim öğretim düşünülerek tavır alınması ve kararlı bir görünüm sergilenmesi iletişimin olumlu ve sağlıklı yürütülmesi açısından önemlidir.
2-     Özellikle davranış ve uyum sorunu olan öğrenci velileri ile görüşürken; öğrencinin durumundan dolayı suçlayıcı, küçümseyici ve önemsenmez bir tavır takınılmaması uygundur. Veli zaten bu konu ile ilgili olarak belli bir rahatsızlıkla okula gelmiştir, bir de böyle bir yaklaşım sergilenirse okulu ziyaret sıklığı daha da azalacaktır. Bunun yerine daha olumlu ve veliyi rencide etmeden sorunun  çözümünde velinin de bizzat katılımını da sağlanacağı yöntemlerin değerlendirilmesi veliyi ve öğrenciyi kazanmak açısından önemlidir. Yine bu velilerle görüşürken öğrenciye taraflı ve olumlu yaklaşılması halinde, velinin de çözüme katkı sağlaması daha olasıdır.
3-     Veli ile görüşürken sadece görüşülen velinin dikkatle dinlenmesi daha uygundur. Diğer velilerle de iletişim halinde olduğumuzda dinlediğiniz velide dinlemediğiniz kanısı uyanabilir. Bu olay hem velinin size karşı olan güveninin sarsılmasına neden olur hem de dikkatle dinlemediğimiz için durumu anlatmakta güçlük çekmemizi sağlar. Veli dinlendiğini, önemsendiğini ve anlaşıldığını hissettiği oranda olumlu katkısı daha çok olacaktır.
4-     Devam ve devamsızlık ile ilgili konularda, öğrencinin okuldan uzaklaşacağı oranda derslere ilgisinin azalacağı ve motivasyonunun kalmayacağı ifade edilmelidir. Yine öğrenci okul veya evde değilse anne-babanın tasvip etmediği atari, kafeterya, kahvehane veya sinema gibi yerlerde olacaktır. Bu da öğrenciyi her yönden etkileyecek olumsuz arkadaş çevresi için birebir imkan sağlayacaktır. Bu sorunlar dile getirilerek okula gelemiyorlarsa bile en azından telefonla bilgi almaları ve bu konunun takibini yapmaları istenmelidir. Havaların ısınması ile beraber bu sorunun daha da önem kazanacağı ifade edilmelidir.
5-     Başarısızlık ve dersleri ile ilgili konularda, başarısızlığın aile içinde utanç verici bir durum değil, çaba gösterilince aşılacak bir engel olduğu belirtilmeli ve öğrenciye veli tarafından böyle yansıtılmalıdır. Veliye, özellikle zihinsel düzeydeki bilgi ile ilgili hataların ahlaki hatalarla aynı değerlendirilmemesi yönünde yönlendirilme yapılmalıdır. Yine öğrencinin başkası ile (kardeş, komşu çocuğu ile) karşılaştırılması inatlaşma ve motivasyon eksilmesine neden olabilir. Bunun yerine, öğrenci, veli tarafından birey olarak kendi performansı ile değerlendirilmelidir. Veli, başarısızlığı ve derslerle ilgisizliği nedenlerini ortay çıkararak, problemin çözümüne öğrencinin katılımını sağlayarak; dayatma mantığı yerine kabul görme ve ortak olma çerçevesinde değerlendirmelidir. Ders ve başarı konularında anne-baba ortak hareket etmeli ve tutarlı davranmalıdır. Yine velilerin okulla sıkı iletişimleri başarı konusunda, öğrenci izlenildiği ve ilgilenildiği izlenimi ile birlikte derslere ilgiyi de getirir. Evdeki geçen zamanın planlanması ders, boş zaman ve ev aktivitelerinin olumlu düzeyde değerlendirilmesini, öğrencinin programlı olmasını sağlar. Haftalık plan hazırlanmalı, veli ve öğrenci yönlendirilmelidir. Bu konularda yapılacak bilgilendirme velilerin aydınlatılması açısından önemlidir.
6-     Öğrencinin evde ilgi ve yetenekleri doğrultusunda uğraşıları varsa desteklenmesinin gerekliliği velilere belirtilmelidir. Genel eğilim olarak velilerimizin ortak şikayeti ders dışı faaliyetlerle (sporla, kuşla vb.) çok zaman harcandığıdır. Bu noktada ders çalışmak kadar bu uğraşıların da öğrenci için ihtiyaç olduğu belirtilmelidir. Ergenlik döneminin en belirgin özelliklerinden birisi de yoğun bir enerji bulunmasıdır. Sadece ders çalışarak bunu harcamak mümkün değildir. Ailenin kontrolü dahilinde böyle faaliyetler hem derse karşı bezginliği ortadan kaldırır hem de gencin ailesine karşı sevgi, saygı ve güveni pekiştirir. Ailenin bu konuya da duyarlı olması doğrultusunda dikkati çekilmelidir.
7-     Bu dönemde ergenliğin duygusal ve fiziksel değişimleri ile gençte duygusal çalkantılar yaşanabilir. Anlayış, hoşgörü ve sevgi ile bu dönemi en az sıkıntı ile aşması sağlanmalıdır. Anne-baba genellikle problemlerin kaynağı olarak görünen davranışları değerlendirdiğinden yanılgıya düşebilir. Bu nedenle gençle arasında çatışma olabilir. Veli, gençle oturup sorunlarını açıklıkla konuşmalı ve duygusal açıdan paylaşım yaşanmalıdır. Gençleri anlamaya yönelik, duygu ve düşüncelerine değer verildiği ifade edilmelidir. Açıklıkla kendisini sevdiklerini söylemelidirler. Gençlerin ve çocukların beklentisi bu yöndedir.
8-     Kötü alışkanlığı olduğu düşünülen öğrencilerin velileriyle görüşürken daha dikkatli davranılmalıdır. Veli bu konuyu bilmeyebilir. Bundan dolayı öğrenciyi cezalandırma yoluna gidebilir. Bu durum karşısında genç, velinin karşısına alınarak ve rencide edilmeden arkadaş çevresinin değiştirilmesi gerekmektedir. Bu da oldukça güç ama seviyeli ve ısrarlı olunduğunda başarılacak bir durumdur. Yanlış arkadaşların da bulundu ortamı sosyal açıdan aratmayacak yeni bir uğraşı ve zaman verilmesi gerekmektedir. Veliye bu konuda hassasiyetle yaklaşılması, konu ile ilgili düşüncelerinin alınması uygun olacaktır.

Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:31:13
Sınıfı İyi Yönetmenin Bazı İpuçları

1.   Öğrencilerin isimlerini enkısa zamanda öğrenerek her fırsatta öğrencilere isimleriyle hitap etmeli.Öğrenciler çok etkilenip kendilerine değer verildiğini anlayacak ve kalbe köprüler ilk günlerden kurulacak. Bunun için ilk günler için isim kartları yapılabileceği gibi hafızayı zorlayarak bu konuda kafayı yormak ve ezberlemek için evde gayret göstermek daha etkili bir çözüm olabilir.
2.   Zil çalar çalmaz sınıfa girip, zamanında hemen zil çalmadan dersi bırakmak öğrencilerde her zaman olumlu izlenim bırakacaktır.Ders zili çaldıktan sonraki her saniyede öğrencinin dikkati dağılacak ve sıkılacaktır.Ders planı yaparken bu konuya özellikle dikkat etmek gerekir.Planda yazdıklarınız bitmese bile zil’e sadık kalmak öğrencinin dinlenme vaktine saygı göstermek demektir.Öğretmen masasına koyacağınız bir saatle zaman kontrolünü yapabilirsiniz.   
3.   Öğretmen hem sıkı disiplinli hem de cana yakın ve arkadaşca olabilir.Öğrenciler, sınıfta istediğimizi yapabileceğimiz bir öğretmen olsun yerine sınıfı disiplinde tutacak dersin kaynamasını engelleyecek ve bize öğrenmeyi öğretecek bir hoca isterler.
4.   Çocuklarınızın sağlıklarıyla yakından ilgilenin.Özellikle Göz bozuklukları sık rastlanan ve bazı aileler tarafından ihmal edilen en önemli sağlık problemlerinden biridir.Velilerle irtibata geçip problem halledilmeli.Ergenlik çağı komplikasyonları,nasıl iyi atlatılabilir konusunda bilgilenmeli.
5.   Sınıf Kurallarını öğrencilerle beraber belirleyin ve uygun bir yere asın.Okulun kendine ait kuralları yanında size göre sınıfın yönetilmesinde faydalı olabileceğini düşündüklerinizi maddeleştirip(öğrencilerle istişare ederek)asılabilir. Okul kuralları ve sınıf kuralları ilk günler anlatılmalıdır
6.   Genel bakmak yerine Özel bakmak bazen öğrencilerle kopan bağları tamir edebilir.Yani konu anlatırken spesifik öğrencilerle göz göze gelmek.
7.   Bazı çiçekleri övgüyle büyütebilirsiniz. Bazıları övülmekten çok hoşlanırlar..Ağzımız yorulana kadar öğrencilerin her yaptıklarını fırsat bilip övmek ,çalışmalarını birkaç kat arttırabilecektir.Özellikle ilk sınıflarda..
8.   Sınıf içinde bağlantıyı kesmemeye dikkat etmeli.Dikkatinizi çekmiştir, sınıf devamlı kendilerine bir şeyler söylenmesini ister, bu sınıfa bağlı olmaktır. Konuşmayı kestiğinizde ,yanlış sorunun nerede yanlış olduğunu araştırmaya başladığınızda vs. sınıfta gürültü başlayacaktır .Kısacası siz konuşmayı kesersiniz, sınıf konuşmaya başlar .Bu anormal bir durum değildir onun için gürültü yaptıklarında çocuklara kızmak doğru değildir.Bir yolunu bulup tekrar bağlantı kurulmalı.
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:32:49
Basarının Yolu Sevgiden Geçer
International Hospital Istanbul’da görev yapan Psikolog Ferahim Yesilyurt, çocugun iyi bir egitim ve ögretim görebilmesi için anne babalarin neler yapabilecegini anlatti.
ILK ADIM: SAGLIKLI AILE IÇI ILISKILER
Çocugun okul basarisinda zeka ve yetenek önemli rol oynar. Elbette ki yeterli zeka potansiyeline sahip olmayan bir çocugun basarili olabilmesi çok güç olacaktir. Fakat yeterli zeka potansiyeline ve yeteneklere sahip olan bir çok çocuk okulda basarili olamamaktadir. Bu konuda farkli bir faktör ortaya çikiyor: Aile iliskileri.
Çocuk ögrenme ve basarma istegini önce aile ortaminda edinir. Anne ve babasindan gördügü sevgi, ilgi ve uyarilma sonucu dogal ögrenme dürtüsü artar. Ebeveynleri ile iyi iliskiler içinde olan çocuk, onlar gibi bilgili , güçlü ve becerikli olmaya özenir. Baska bir deyisle çocuk onlari model alir. Sorulari yanitlanan, meraki doyurulan çocuk daha çok ögrenme istegi duyar. Tersine ilgi ve destekten yoksun, sorulari geçistirilen çocukta ögrenme istegi körelir.
ÇOCUGUNUZ IÇIN PRATIK BASARI SAGLAMA METOTLARI
Çocugunuz , onun basarili olacagina olan inancinizi bilmelidir.
Eger siz çocugunuzun basarili olamayacagini düsünüyorsaniz çocugunuz da hemen bu fikre kapilabilir, ve basarisizliga ugrayabilir.
Çocugunuzu övün.
Eger çocugunuzun basarili olmasini istiyorsaniz ona sürekli olumlu mesajlar vermelisiniz. Sen bunu yapamazsin, sen beceremezsin, aklin ermez gibi olumsuz mesajlar yerine sen bu isi yapabilirsin, bunu anlayabilirsin, bu isin üstesinden gelebilirsin mesajlari vermeyi deneyin.
Çocugunuzun ögretmeniyle iyi bir iliski kurun.
Anne, baba, çocuk üçgeni, okul ortamiyla birlikte büyüyecek ve bu üçgene bir baska kisi daha katilacaktir. Bu bakimdan ögretmen önemli konuma sahiptir. Ögretmen ile gelistirilecek sicak iliskiler ve samimi bir bag çocugun basarisini arttiracaktir.
Okul aile birligi toplantilarini kaçirmayin.
Bu tür toplantilar aile ile ögretmenlerin rahatça konusabilecekleri ve çocuk hakkinda görüsebilecekleri uygun ortamdir. Bu toplantilari kaçirmamaya özen gösterin.
“Ögretmenine söylerim seni döver” gibi ifadelerden kaçinin.
Ögretmenle ilgili olumsuz degerlendirmeleri çocugun yaninda yapmayin.
Sorulara cevap verin.
Çocuklar bitmek bilmeyen bir soru hazinesine sahiptirler. Sürekli soru üretirler. Iste bu
sorularin cevap bulmasi da çocugunuzun ögrenmeye karsi ilgisini artiracaktir.
Çocugun yaninda yüksek sesle kavga etmekten kaçinin.
Yaninda kavga edilmeyen ve huzurlu bir çocugun tüm dikkatini ögrenmeye yogunlastirmasi kolaylasacaktir. Aksi durumda çocuk derse ve ögrenmeye karsi bir ilgisizlik yasayacaktir. Çocugun kafasi, aile içi ana-baba problemleriyle doluyken ögrenmeyi düsünmesi beklenemez.
Kaygilarinizi azaltmaya çalisin.
Kaygi bulasici bir duygudur ve anne babadan çocuga geçebilir. Sizin okul ve ögretmene yönelik kaygilariniz çocugunuz tarafindan algilanir ve basarisini olumsuz yönde etkileyebilir.
Beklentileriniz gerçekçi olsun.
Ebeveynlerin çocuklari ile ilgili, çocugun kapasitesinin üstünde basari beklentisinde bulunmalari çocugun kaygisini arttirmaktadir
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:33:50
OKULLARDA  PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK  MÜLAKAT – GÖRÜŞME

          Öğrenci tanıma tekniklerinin en yaygın olanlarından biridir. Görüşme, ya problemli kişi ile ya da onun bir yakını ile, bu konuda deneyimi olan bir yetişkinin amaçlı, planlı, hazırlıklı bir şekilde görüşüp konuşmasıdır.
1-   Bilgi toplama veya bilgi verme, 2- Teşhis ve tedavi amacıyla yapılır.

        İYİ BİR  GÖRÜŞMECİNİN ÖZELLİKLERİ:
1-   Görüşmeci kişilik sahibi ve sıcak kanlı olmalıdır.
2-   Görüşme yaptığı kişiye karşı saygılı ve güven verici olmalıdır.
3-   Aceleci ve telaşlı olmamalıdır.
4-   Anlayış ve sezgi gücüne sahip olmalıdır.
5-   Sabırlı ve bu göreve gönüllü olmalıdır.
6-   Aşrı derecede otoriter ve büyüklük duygusu içinde olmamalıdır.
7-   Özür arama ve acıma duygusu içinde olmamalıdır.
8-   Problemli, kompleksli ve peşin hükümlü olmamalıdır.
9-   Peşin hükümle birlikte görüştüğü kişiye vaadlerde bulunmamalıdır.
10-   Alanda yetişmiş uzman bir niteliğe sahip olmalıdır.

GÖRÜŞMENİN YARARLARI:
1-   Fazla araç-gereç gerektirmez.
2-   Uygulaması kolaydır.
3-   Özel yer gerektirmez (Rahatsız edilmeyecek herhangi bir oda yeterlidir)
4-   Psikoterapi için uygun bir yöntemdir.
5-   Çabuk bilgi toplamayı sağlar.

GÖRÜŞMEDE İZLENECEK YOLLAR:
1-Görüşme yapılacak yer aydınlık ve rahat olmalıdır.
2-Görüşmeden önce öğrenci hakkında gerekli bilgiler toplanmalıdır. (Öğretmenler ve veli den bilgi alınmalı,uygulanan test,anket,ölçek,envanter vb. tekniklerin sonuçları incelenmeli ve not alınmalıdır.)
3-Öğrenciye neler sorulacağı önceden tespit edilmelidir.
4-Öğrenci güven içinde olmalı,dışarıdan dinleniyor intibaı uyandırılmamalı, kayıt veya not tutmak için gerekli araçlar hazırlanmalıdır.,

GÖRÜŞMENİN YAPILMASI:
1-Öğrenci görüşme odasına güler yüzle alınmalı ve bir süre sohbet edilerek heyecanı yatıştırılmalıdır.
2-Görüşme sırasında görüşmeci az konuşmaya özen göstermeli.
3-Öğrenci konuşurken onu dikkatle dinlemeli, o konuşurken görüşmeci başka şeylerle meşgul olmamalıdır.
4-Öğrenciye öğüt vermekten onu yalanlamaktan, yargılamaktan kaçınılmalıdır.
5-Öğrenci, bazı sorulara cevap vermek istemiyorsa zorlanmamalıdır.
6-Cevaplar not edilmeli ve öğrenciye başka anlatacağı bir şeyin olup     olmadığı sorulmalıdır.

          Görüşme bittikten sonra konuşma rapor edilir. Görüşme yeterli bulunuyorsa yorum yapılır. Yorum sonuçları başka araştırmaların sonuç-
larıyla karşılaştırılarak öğrenciye ya da veliye gerekli rehberlik yapılır.

GÖRÜŞMEDE EDİNİLECEK BİLGİLER:
           1-Öğrencinin probleminin farkında olup olmadığı öğrenilmelidir.
           2-Çevresi ile ilişkileri (Aile içinde, oyunda, okuldaki davranışları)
           3-Bedensel (fiziksel), ruhsal ve zihinsel görünümü.
               a)-Muhakeme ve belleği, hayalleri, gece rüyaları, korkuları, endişeleri,
               b)-Geleceğe yönelik planları,     
               c)-Bedenine karşı tutumu, kendini kime benzettiği, bedeni kusurları,
               d)-Zeka durumu ve ilgileri.




































Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:35:01
İLKÖĞRETİMDE SINAVLARI "TEST YÖNTEMİYLE" YAPMAK BİR EĞİTİM CİNAYETİDİR.
İlköğretimde keşke hiç sınav olmasa. Bunu ülkemiz eğitiminin değer yargıları içinde gerçekleştirmek ne yazık ki olanaksızdır. Sınavdan vazgeçilmesi olanaksız göründüğüne göre sınavın uygulamaları konusunda özenli davranmak zorundayız.
Bundan 4 yıl öncesine kadar 5. sınıf öğrencileri Anadolu Lisesi sınavlarına girdiği için birkaç yıl önceden "test çözerek" sınava hazırlanıyorlardı.  Oysa 4 yıl önce bu sınav 3 sınıf sonrasına alındı. Ancak ilköğretimdeki öğretmenlere, yöneticilere, velilere ve de Milli Eğitim Bakanlığı'na artık bu sınavın 8. sınıftan sonra yapıldığı haber vermemiş olsa gerek, ilköğretimin 4. ve 5. sınıflarındaki öğrenciler sanki bu sınava hazırlanır gibi eğitiliyor. "Önemsiz" diye varsaydıkları bazı derslerin yerine Matematik, Türkçe  gibi çoook önemli derslerin yapılması ve sınavların test olması bu habersizliğin bir göstergesi...
Test sınavı (ki çoğunlukla çoktan seçmeli test kullanılıyor) bir sınav yöntemidir ve kitlelerin katıldığı sınavlar için en geçerli sınav şeklidir. Bunu gözardı edemeyiz. İlköğretim sözkonusu olduğundaki durum hiç de iç açıcı değildir.
İLKÖĞRETİMDE SINAV "TEST YÖNTEMİYLE" OLABİLİR Mİ? sorusunun yanıtı bir çok kişi tarafından "EVET" olarak verilecektir.
ÖĞRENCİ, "EVET" diyecektir. Çünkü her öğrenci sınavın test yapılmasını sever. Daha kolaydır, riski azdır,
VELİ "EVET" diyecektir. Çünkü çocuğun nasıl eğitildiği onun için hiç önemli değildir. O çok iyi bilir ki, ne kadar test çözerse o büyük sınavda şansı daha çok olacaktır.
ÖĞRETMEN "EVET" diyecektir. Çünkü test uygulayarak en kısa zamanda, emeksiz şekilde sınavı değerlendirecektir.  Öğrenci mutlu olacaktır, veli kendisini takdir edecektir. Öğrencilerini en iyi şekilde sınava hazırladığı varsayımıyla yöneticileri de memnun edecektir.
Herkesi bu kadar mutlu eden bir sınav sistemine CİNAYET demek ağır bir suçlama mıdır?
İlköğretimde test sınavı yapmak bir eğitim cinayetidir. Yalnızca test sınavı yapmakla herşey bitseydi belki bu kadar ağır bir ifade kullanmazdım. Sınavlar test olarak yapılınca öğrenciler sınavlara hazırlanmak için de çok sayıda test sorusu çözüyorlar. Bunun için özel dersler alıyorlar. 10 yaşındaki çocuklar dersanelere gönderiliyor. Orada da bol bol test sorusu çözüyorlar ve test sınavlar oluyorlar. Yani 10 yaşındaki öğrenci test soruları içinde boğuluyor.
Test sınavları öğrencilerin düşünme yeteneklerini köreltiyor. Kendilerini ifade etmelerini zorlaştırıyor. Yaratıcılıklarını tamamen yokediyor.  Bu sınavların hazırlık süreci birbirine benzer çok sayıda test sorusunun tekrar tekrar çözülmesini gerektirdiği için çok zaman harcıyorlar ve oyuna zamanları kalmıyor.
Çocuklara bu kötülükleri yapmaya hakkımız var mı? Yok!...  O zaman düzeltelim!...
Bunu uygulamada düzeltme şansımız var mı? Hiç yok!... Çünkü, ne yöneticiler, ne öğretmenler, ne de veliler ve en önemlisi Milli Eğitim Bakanlığı tehlikenin farkında değil.  Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı sınıflara düzey belirlemek için test sınavları gönderiyor. Okullar bu sınavlardaki başarıyı arttırmak için öğrencileri daha çok test stresine sokuyorlar.
ÇÖZÜM
Keşke öğretmenleri bu konuda ikna edip güzellikle öğrencileri test sınavlardan koruyabilsek. Ancak bunun ikna yoluyla uygulanması olanaksızır. Artık bu sınavlar birçoğunun vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Zaten bu konuda bilinçli öğretmenler velilerin ve yönetimin baskılarıyla sindirilmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı ilköğretimin ilk 7 yılında test sınavı yapmayı, sınıflarda test soruları kullanmayı kesinlikle yasaklamalıdır. Dersanelerin bu yaşlara yönelik sınıflarında da aynı kesin uygulama geçerliolmalıdır. Bu kuralı uygulamayan öğretmenlere en ağır yaptırımları uygulamalıdır. Bu yaşlara yönelik test kitaplarının yayını konusunda da önlemler alınmalıdır. Test soruları içeren okul dergilerinin okullara girişi engellenmelidir.
Öğrenci ilk test sorusuyla ancak 8. sınıfta karşılaşmalıdır.
Bunu başarmak zorundayız.

Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:35:42
Nasıl verimli ders çalışılır?
Hepimizin isteği derslerimizde başarılı olmak ve bir üst sınıfa başarıyla geçmek.Ama bu isteğin gerçekleşebilmesi için gerekenleri yapmadığımız malum.Bazen dersler için, okul için birşeyler yapapamayı isteriz.Ders kitabını okur, ödevleri yapar, sınavlara hazırlanır, fakat beklediğimiz notlar bir türlü gelmez.Demek ki bir yerlerde hata yaapıyoruz.Daha doğrusu nasıl ders çalışmalıyız, bunu pek bilmiyoruz.
Aşağıda ders çalışmamızı bir düzene koyacak ve zamanımızı verimli kullanmamızı sağlayacak öneriler var.Bir kulak verelim, okuyalım ve uygulayalım.

1-Okuldan eve geldiğinizde yarım saat veya kırk beş dakika dinlenmeye ayırın.Bu arada bir şeyler yiyebilirsiniz.Ancak ders çalışmaya başlamadan önce, ekmek, makarna, kek gibi karbonhidratlı yiyeceklerden fazlaca yemeyiniz.

2-Ders çalıştığınız yerin düzeni çok önemlidir.Derslerinize bir masada çalışmalısınız.Yumuşak bir koltuk, kanepe veya yatak ders çalışma veriminizi düşürür ve uykunuzu getirir.Çalışma esnasında işimize yaramayan defter, kitap ve diğer araç ve gereçleri kaldırmamız gerekir.Çünkü bu gereksiz malzemeler hem kafamızı karıştıracak, hem de bizi lüzumsuz yere meşgul edecektir.

3-Ders çalışırken en iyi bir şekilde kullanmamız gereken zamanımızdır.Bunun için bir zaman programlamasına ihtiyaç vardır.Böyle bir programlamayı herkes kendine göre yapabilir.Bir zaman programlaması aşağıdaki gibi olabilir.

15:00 Eve Geliş
15:00-15:30 Dinlenme
15:30-16:30 Ders Çalışma
16:30-17:00 Dinlenme
17:00-17:30 Ders Çalışma
17:30-18:30 Dinlenme-TV
18:30-19:00 Ders Çalışma
19:00-20:00 Dinlenme-TV
20:00-21:00 Ders Çalışma
21:00-22:00 Çanta Kontrolü ve Yatış

Yukarıdaki program bir örnektir.Kendi şartlarınıza göre bu programı değiştirebilirsiniz.
4-Kendinize Küçük bir defter tutun.Her gün verilen ödevleri not edin.Böylece "Unuttum" mazereti ortadan kalkmış olur.

5-Çalışmaya size zor gelen derslerden başlayın.

6-Yazılı ödevleri son sıraya koyun.

7-Derslerinizi günü gününe yapmalısınız.Derslerinizi daha uygun zamanlarda yapmayıp, son güne bırakmayın.

8-Her gün okulda öğrendiklerinizi, evde mutlaka tekrarlayın.

9-Her gün dersiniz bittikten sonra, ertesi günkü ders programınıza göre çantanızı hazırlayın ve yatmadan önce kontrol etmeyi unutmayın.
Hepinize derslerinizde başarılar
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:36:44
TAHTAYI NASIL KULLANMALIYIM?
Tahtaya yazdığın herşey sana net ve anlaşılır gibi gelebilir ama birde öğrencilerin baktığı yerden bir baksan.
Yazdıklarımız okunaklı oluyormu ve herkes tarafından görülüyormu? Özellikle en arka sıranın hali nedir?Onun için koca koca harflerle yazmalıyız.
    Yazdıklarınızı deftere geçirmeleri için zaman tanıyın. Tahtayı önceden planlayarak kullanın.Düzenli yazılar, defterin de düzenli tutulmasını sağlayacak.
    Tahtanın görülmesini engelleyici malzemelerin görüş alanından çıkarılması gerek. Yazdıklarınız mümkün mertebe uzun müddet tahtada kalsın.
    Eğer yazarken sağ elinizi kullanıyorsanız,tahtanın sağ tarafını önce doldurmalı sonra sola doğru yazmalı .
    Bir şey anlatmayı düşündüğünüzde yazmayı kesin ,öğrencilerin yetişmesini bekleyin,sonra açıklamanızı yapın.’
    'Arkadaşından yaz’ cümlesini hiç kullanmamaya gayret edin.
    Mümkün oldukça renkli tebeşir kullanma göze güzel görünür.
    Öğrencilerin anladıklarından emin olduktan sonra yazmaları demek beyinlerine o konuyu kazımaları demektir.Anlamadan yazmaları ise (hem dinledi anlamadı,hemde yazıyor anlamadığını)iki kere yorulma ,boşa uğraşma demektir
İMTİHAN KAĞITLARINI KONTROL
    Kırmızı kalem kullanma!(kırmızı negatif bir renktir,kağıdında heryerin kırmızı olduğunu gören çocuk acaba ben ahmakmıyım diyebilir.’Ben ahmak’ım’ sonucuna varan bir çocukta bir daha ilerleme görülmez.) Yeşil veya Mavi kalem daha çok ‘yapıcı kritik’ çağrıştırır
    X yerine / kullan
    Toplam ve doğru sayısının yazılması ,doğru ve yanlış sayısının yazılmasından daha olumlu bakış açısı hissettirir
İlk Gün-Buzları Çözme 
    Ders başlarken dikkatleri toplamak için hemen derse giriş yapmadan ziyade, teknolojik gelişmeler,eğitim haberleri ile ilgili kısa bir giriş yapılabilir.
    Dikkatler toplanmış hemen ..ama kaynatmaya izin vermeden...derse giriş yapılabilir. Sıkılmaları önlemek, öğrencileri daima canlı tutmak ,bağlantıyı koparmamak için en az 20 dakikada bir ‘çaysız çay molası’ verilebilir.
    Bir fıkra, medya haberleri, İnternet ,yeni gelişmeler...vs. Sınıfımızda değişik türden öğrencilere hitap etme ders amaçlarından birisidir.
    Ortadan anlatılan bir ders zeki öğrencilere hafif geleceğinden sıkılmalar olacaktır.Bunu önlemek için hafif sorular yanında ‘beyin jimnastiği sorularına yer verilebilir.Her derste beyin jimnastiği soruları koyulabilir.
    Yoklamalara hassasiyet gösterdiğimizi öğrenciler bilmeli.Ders kaçırmalarından ciddi rahatsız olduğumuzu ‘sizin iyiliğiniz için sizi düşünüyorum’ diyerek anlatmalı.
    ‘Dersimden 100 almanız için yapılmasını istediğiniz şeyler nelerdir?’ sorusuna cevap bazı problemleri halledebilir
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:37:28
Kardeş kavgalarında haksızlığa prim vermeyin
Kardesler çocuklarin gelisiminde olumlu etki yapar. Ama kardes kavgalari da kaçinilmazdir. Bir anne–baba olarak çocuklarinizi iyi gözlemleyin, problemi her iki tarafa ceza vererek geçistirmeyin. Hakliya hakkini, haksiza da cezayi verin.
Kardes kavgalari anne babalari en çok üzen problemlerden biridir. Bilhassa yaz tatillerinde okula giden kardeslerin evde bir arada daha çok zaman geçirdigi dönemde bu, bazi ailelerde daha da önemli bir sorun olabilir. Önce asiri olmamak kaydiyla kardes kavgalarini çocuklarimizin sosyal gelisimlerinin normal bir sonucu olarak kabul etmek, konuya serinkanlilikla yaklasmamizi saglar. Ya çocuklarimizi ya da kendimizi sürekli suçlamak ise problemin çözümünü zorlastirir. Bütün kardesler küçüklüklerinde az çok birbirleriyle kavga ederler. Fakat anne ve baba bilinçli yaklastigi takdirde bu problem ileriki yillarda devam etmez.
Bununla beraber aile geçimsizligi olan, stresli aile grubuna giren ve çocuklara baski uygulanan ailelerde kardes kavgalarina daha sik rastlanmaktadir.
Anne ve babanin fiziki cezaya siklikla basvurduklari ailelerde kardeslerin birbirlerine siddet uygulamalari kaçinilmazdir. Çocuklarin gelisim özelliklerine bagli olarak siddete basvurulmayan ailelerde de bilhassa küçük yaslarda birbirlerine karsi siddete basvurduklari görülebilmektedir. Bu, yasa bagli olabilir. 3 yasindaki bir çocugun kardes iliskilerindeki davranislari ile 12 yasindaki bir çocugun davranislari ayni derecede endise verici olamaz. Zira küçük çocuklarin ahlak kurallarini anlayip tam olarak tatbik etmeleri zaman almaktadir.
Bazen nezle grip atesli enfeksiyon hastaliklari, alerji gibi saglik sorunlari çocuklarin hirçin ve saldirgan olmasina sebep olabilir. Dikkatli bir anne ve babanin bu sebepleri bulup çözüm aramasi, gerektiginde bir uzmanin yardimina basvurmasi gerekir. Çocuklarda dikkat eksikligi hiperaktivite bozuklugu ve davranim bozukluklarinda kardes geçimsizligine sik rastlanir. Yine anne baba ve diger büyüklerin açikça çocuklardan birine farkli davrandiklari durumlarda kardes kavgalari daha çok görülür.
Iki tarafa da ceza vermeyin
Anne ve babalarin kardes kavgalarini yatistirmakta en çok basvurduklari hatali davranislari ya sadece büyügü ya da her iki tarafi da yanlis davranislarindan dolayi cezalandirmalaridir. Halbuki egitimdeki gayemiz hatali bir davranisi baskiyla geçici olarak engellemekten ziyade onun tekrarlanmasina mani olmaktir. Egitimin gayelerinden biri özdenetim duygusunu yerlestirmektir. Çocuga davranisinin neden hatali oldugu anlatildigi ve çocuk da bunu kavradigi takdirde ayni hatayi kimse onu görmese de yapmaz.
Çocuklar aralarinda çikan anlasmazliklarda zaman zaman anne, baba ve büyüklerinin hakemligine ihtiyaç duyarlar. Fakat buna ne kadar sik basvururlarsa problemlerine kendileri çözüm bulmayi o kadar geç ögrenirler. Halbuki sosyal iliskilerdeki anlasmazliklara bagimsiz olarak çözüm bulmak sosyal olgunlugun belirtilerinden biridir.
Büyükler kardes çatismalarina her ne kadar müdahale etmemeye çalissalar da iyi bir gözlemci olmali ve kesinlikle haksizliklara meydan vermemelidirler. Bu da ani müdahalelerden ziyade meseleye sogukkanlilikla yaklasmak, çocuklarimizda gördügümüz hos olmayan davranislari engellemek için daha uzun vadede çözümler bulmaya çalismakla mümkün olabilir. Çocugumuz ne derecede üstünlük ve asagilik komplekslerinden uzak dengeli bir kisilik ve saldirganligi önleyecek güven duygusu gelistirir ve sevildigine inanirsa o derecede kavgalardan uzak olacaktir.
Tarafsiz bir gözle gözleyin
Çocuklarimizin birbirleriyle iliskilerini tarafsiz bir gözle gözlerken onlari taniyabilir ve onlara verdigimiz egitimde, güzel ahlak kazandirma gayretimizde ne derecede basarili oldugumuzu görebiliriz.
Kardes kavgalarinda üzerinde en çok durulmasi gereken davranislar: Çirkin sesle bagirma, çirkin kelimeler kullanma ve fiziki ve psikolojik baski uygulamadir. Çocuklarin ahlak kurallarina uymayan bu tür davranislarina mani olmak ise çok küçük yaslardan itibaren tedbir almayla ve söyledigimizi kendimizin yapmamizla mümkün olabilir. ‘’Mü’min birbiriyle ülfet eden ve ülfet edilen kimsedir.’’ buyuruluyor. Onlara güzel ahlak kazandirmak ve birbirleriyle iliskilerinde anlasma içinde olmalarini saglamak için önce biz kendimiz onlara güzel örnek olmak durumundayiz. Kardesler arasinda ömür boyu sürecek gerçek sevgi ve ülfetin tesis edilmesi anne ve babalarin dikkatli, sevecen ve adaletli olarak davranmalari ile mümkün olacaktir
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:38:15
ARGO KONUŞMA ( KÜFÜR )     
- AİLEYE ÖNERİLER -
 
 
   Çocuğunuz küfür ediyor olabilir.Bu durumda alabileceğiniz önlemler şunlardır:
     Çocuklar genelde anne ve babalarının onaylamadığı şekilde konuşan arkadaşları seçerler. Bu arkadaşlarıyla konuşmalarını kısıtlayamayacağınız için şu kuralı koyun. Çocuğunuz bu arkadaşlarıyla sadece sizin duyup düzeltebileceğiniz bir şekilde sizin yanınızda oynasın.
     Çocuklarınız,her davranışta olabileceği gibi küfürde de sizi örnek alacaktır. Sizin konuşmalarınızı duyan çocuğunuz bu konuşmaya aşina olacaktır.
     Anlamı hoş olmayan kelimeleri kullanma konusundaki düşüncelerinizi çocuğunuzla paylaşın. Kötü bir kelime kullandığında ne hissettiğini sorun. Sonunda da kötü kelime kullanmanın ev kurallarını çiğnemek olduğunu hatırlatın. Çocuğunuza,onu çok sevdiğinizi ancak bu kötü kelimeleri sevmediğinizi hatırlatın.
     Çocuğunuza, kullandığı kelimenin anlamını ve niçin kullanılamaz olduğunu açıklayın.
     Çocuğunuz size karşı kızgınlığını rahatça ifade edebiliyorsa,olumsuz duygularını belirtmek için daha az küfürlü sözcükler kullanacaktır.
     Uygun olanlar ve olmayanları tanımlayan kelimelerin listelerini hazırlayabilirsiniz. Çocuğunuz uygun olanları kullandığı zaman onu yüceltin.
     Çocuğunuz kötü bir söz söylediğinde şaşırıp fazla üzülmüyorsanız, çocuklarınız bu kelimeleri zamanla kullanmayacaktır.
     Böyle bir durumda,şoke olmaktan çok sessizlik oyunu oynayarak çocuğunuzu yönlendirebilirsiniz. ”Senin kullandığın kelime nedir?Anlamıyorum” “Bunun anlamı nedir?” sorularını çocuğunuza sorup bekleyin.
     Çocuğunuzun,kötü bir söz söylediğini duyduğunuzda,beş dakika boyunca bu kelimeyi kullanmasını sağlayın. Bu kelimeden bıkıp bir daha kullanmayacaktır. Eğer söylediğinizi uygulamaktan kaçınırsa ona ancak kötü kelime kullanmaktan ötürü verilen cezayı uyguladıktan sonra istediğini yapabileceğini söyleyin.
     Çocuğunuz kötü sözcükler kullandığı zaman aşırı hayret ve kızgınlık göstermeyin. Çocuklar,güç kullanmayı sever ve siz çok kızarsanız çocuğunuz kendini güçlü hissedecektir. Çocuğunuzun,sizi kontrol altına almaması için kızgınlık anında kullandığınız kelimelere dikkat edin.
     Kötü sözcük kullanımı için cezalandırma kullanmayın. Eğer çocuğunuzu kötü söz kullandığı için cezalandırırsanız,çocuğunuz bu kelimeleri sizin olmadığınız bir yerde kullanır ve gizli kullanmayı öğrenecektir.
 
 

Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:39:01
GÖRME YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLERİN
EĞİTİMİ
 
Görme yetersizliği olan çocuk ya kördür ya da az görendir. Kör demek, çocuğun uzak yada yakından hiçbir şeyi görmemesi  anlamına gelmektedir. Az gören ise çocuğun çevresinde bulunan şeylerin yakınına giderek ya da gözüne getirerek kısmen fark etmesi anlamına gelmektedir. Az gören çocuk, nesneleri kesin olarak fark edememektedir. Ancak karartı halinde gölgeler şeklinde görmektedir.
Görme engelinin oluşmasında çok çeşitli nedenler vardır. Görme engeli irsi olabilir ve soydan soya geçebilir. Ancak bu duruma sık  sık rastlanmamaktadır. Annenin hamileliği sırasında da görme engeli ortaya çıkabilir. Hamilelik sırasında anne kızamıkçık gibi ateşli hastalıklara yakalandığında, bazı ilaçlar alındığında ve röntgen ışınlarına maruz kaldığında körlük yada görme güçlüğü olabilir. Doğumun güç olması da bebeğin görme engelli olmasına neden olabilir. Doğum sonrasında geçirilen ateşli hastalıklar, kazalar ve zehirlenmeler görme engeline yol açabilir.
Görme güçlüğünün ne kadar erken farkına varılabilirse tedavi edilme imkanı artar. Tedavi edilmesi mümkün olmadığında da, erken eğitim önlemleriyle çocuğun daha olumlu hayat sürmesi mümkün olabilir.
 
Görme yetersizliği olan çocukları fark etmede birçok ipuçları vardır:
 
         Gözlerinin önünde bulunan ilgi çekici eşyaları  takip edememe ya da farkına varamama
         Uzun süre aynı yere bakma
         Farklı bir şekilde gözlerini döndürme
         Sık sık gözlerini ovma ve kaşıma
         Gözlerini ışıktan kaçırma ve gözlerinde titreme
         Sağa sola amaçsız uzanma ve sık sık düşme
         Renkli bir resmin renklerini  ayıramama
         Gözlerde kızarma ve yaşarma
         Gözlerinin ortasında bulanıklık ve ışık geldiğinde parlama
 
     Görme Güçlüğü Olan Çocuk Neden Öğrenme Güçlükleriyle Karşı Karşıya Kalır?
 
Görme güçlüğü olan çocuk hiç göremiyorsa, bedenini nasıl kullanacağını öğrenmede güçlükleri olabilir.
Bu güçlük, diğer insanların bazı şeyleri yaparken  vücutlarını nasıl hareket ettirdiklerini görememesinden kaynaklanmaktadır.
 
Görme güçlüğü olan çocuk,
         Diğer insanların parmaklarını  nasıl kullandıklarını, dokunduklarını, aldıklarını ve tutuklarını görememektedir.
         Diğer çocukların nasıl oynadıklarını görememektedir.
         Diğer insanların nasıl yemek yediklerini görememektedir.
         Diğer insanların tuvalette nasıl temizlendiklerini ve lavaboyu nasıl kullandıklarını  görememektedir.
         Görme güçlüğü olan çocuğun, iletişimde bulunurken yüz ifadesini değiştirmede ve ellerini kollarını hareket ettirmede  güçlükleri  olabilir. Çünkü çocuk diğer insanların  yüz ifadesinin nasıl değiştiğini ve ellerini kollarını nasıl hareket ettirdiklerini görememektedir.
         Görme güçlüğü olan çocuklar göremedikleri  için,diğer çocukların görerek öğrendikleri ve anladıklarını anlayabilmeleri için yardıma ihtiyaçları vardır.
 
GÖRME GÜÇLÜĞÜ OLAN ÇOCUKLARIN ÖĞRENMELERİNE  NASIL YARDIM EDİLİR?
 
         Çocuk hiç görmüyorsa, onun yaşıtlarının  yapmış olduğu faaliyetleri siz de bu çocuklarla birlikte  yaparak çocuğun yetişmesine  katkıda  bulunabilirsiniz.
         Çocuk eğer çok az görüyorsa, onun  görmesinden yararlanarak akranlarının yaptıklarını yaptırarak  yetişmesine katkıda bulunabilirsiniz.
         Görme güçlüğü olan çocuklar öğrenirken nesnelere dokunur, nesnelerin çıkardıkları  sesleri dinler, koklar ve tatlarına bakar.
         Çocuğun öğrenebilmesi için dokunması ,işitmesi,koklaması ve tat alması mutlaka faaliyete geçirilmelidir .Çocuğun çevresini ve nesneleri   öğrenebilmesi için ,diğer duyu organları  kullanmasına  mutlaka fırsat verilmelidir.
         Diğer duyu organlarını kullanarak çocuğun yeni şeyler öğrenmesi mutlaka  cesaretlendirilmelidir
         Sizin için ve diğer çocukların yapabilmeleri bakımından önemli görülmeyen şeyleri öğrenme çabaları  mutlaka desteklenmelidir. Yeni bir şey yaptığında ya da yapmayı  öğrendiğinde ,mutlaka mutlu olduğunuzu fark etmesini sağlayınız   
         Çocuk mutlu olduğunuzu sesinizin tonundan ya da kullandığınız kelimelerden anlamalıdır.   
 
GÖRME  GÜÇLÜĞÜ OLAN ÇOCUK İÇİN SINIFI NASIL DÜZENLEMELİYİZ ?
 
         Mobilya, çiçek saksısı gibi eşyaların  yerlerini  sabit tutabilirsiniz.Yerleri sabit olan eşyaların  dışında yaptığınızı değişiklikleri her  defasında  göstermeli ve yerlerini  öğretmelisiniz.
         Kırılacak ve dökülecek eşyalar ayak altında  bırakılmamalıdır. Yeni konular eşyalar ve yerleri  her defasında çocuğa söylemelidir.
         Eğer çocuk az gören ise,oturma ve çalışması sırasında ışığın  doğrudan  gözüne  gelmemesine  ve ışığın  kırılarak gözüne yansımasına  özen gösterilmelidir.
         Elektrik kablosu ve benzeri eşyalara çocuk takılarak düşebilir. Bu gibi eşyalar kapı üstlerinden geçirilmelidir.
 
Sınıf çevresini ve nesneleri nasıl öğrenir?
 
Görme yetersizliği olan çocuğun çevresinin farkına varması, görenlerin çevreyi farkına varmalarından farklı olmaktadır.Bu nedenle,görme yetersizliği olan çocuğun çevresinin farkına varabilmesine  için yeni yöntemlere  yer vermesi gerekir.Görerek çevresini tanıma yerine işiterek, dokunarak ve koklayarak  çevresinin farkına varması beklenir.Görme yetersizliği olan çocuk çevresini dokunarak tanımaya başlar.
 
Dokunarak Çevresini ve Nesneleri Öğrenme
 
         Görme yetersizliği olan çocuk sınıfta eşyaların tümünü elleriyle yoklayarak tanımalıdır.Eşyalar tanıtılırken gerçek adları söylenerek tanıtılmalıdır.
         Zaman zaman çocuğun dokunma duyarlılığını geliştirmek için parmak uçlarıyla hissedeceği işler verilmelidir. Örneğin, küçük düğmeleri nohut ve mercimeği çocuğun dokunmasını sağladıktan sonra karıştırınız ve daha sonra çocuktan parmak uçlarıyla dokunarak birbirinden ayırmasını isteyiniz. Kibrit çöplerini tanıtınız ve onları boşalttıktan ve kibritleri tanıttıktan sonra  tekrar kutuya koymasını isteyiniz. Ayrıca değişik kağıt ve kumaş parçalarını yoklayarak  birbirinden  ayrılmalarını isteyerek, dokunarak farklı yapıdaki  nesneleri ayırma ve dokunma  duyarlılıklarını geliştirebilirsiniz.
         Onun elleriyle  çevresinde onları yoklamasına fırsat vererek çevreyi nasıl araştıracağına yardımcı olabilirsiniz.
         Çocuğun çevresinde yer alan nesneleri  tanıması sırasında, başlangıçta elinizi çocuğun  eli üzerine koyarak  çevreyi ve nesneleri tanıtınız. Örneğin, eliniz eli üzerinde olacak şekilde, hareket eden nesne ve hayvanların nasıl  hareket ettiğini  hissetmesini, birlikte inceleyerek yardım etmiş oluşursunuz.
         Çocuğa tutabileceği nesneleri veriniz. Bu sırada tutmakta olduğu  nesnenin ne olduğu, neye benzediğini ve nasıl  kullanıldığını açıklayınız.
         Çocuğun çevresinde bulunan eşyaları iyi  tanıyabilmesi için bu eşyaların özelliklerini ayrıntılı  olarak anlatılması gerekir. Eğer, görsel uyaranların yerine  işitsel  ve  dokunsal uyaranlar olacak olursa, gerilemeler  önlenmiş olabilir. Görme güçlüğü olan çocuk  için bir başka güçlük  de, nesne hakkında  pek çok  şeyi bilmesine  rağmen hiç  elinde  tutmamış olmasıdır. Okula başlamakta olan çocuklar,  isimlendirdikleri  nesnelerin şekli  ve yapısı  hakkında  hiçbir fikir sahibi  olmayabilir. Bu durum daha çok nesneleri öğrenirken, o nesneleri öğrenirken elleriyle yoklamamasından kaynaklanmaktadır. Dille ilgili  yaşantılar somut nesnelerle birleştirilerek sunulmalıdır. Kavramların bilgilerin becerilerin kazanılmasında, dokunma, işitme, koklama ve tatma duygularından birlikte yararlandırılmalıdır.
         Birçok çocuk öğretmenine  yardım etmekten hoşlanır. Böyle durumlarda çocuğu azarlamayınız. Tam tersine yardım etmesinden memnun olduğunuzu belirtin ve sizi yardımcı olmasını isteyiniz. Böylece öğrencinize  kendi başının çaresine  bakmayı öğretmeye başlamış olursunuz.
         Sınıfta ses çıkaran  ya da  rüzgar geldiğinde ses çıkaran şeyler gibi işaretler kullanarak  çocuğun  sınıf içinde yönünü  bulmayı  öğretebilirsiniz ve çocuğun sınıf içinde serbestçe  dolaşmasına ve yön bulmasına katkı sağlamış olursunuz.
         Görme güçlüğü olan çocuklar ani bir ses duyduklarında irkilirler, korkarlar. Görenler ses kaynaklarını görmeleri nedeniyle, her ses kendileri için ani ses özelliğinde olmadığı için daha az irkiliyor ve korkuyordur. Bu nedenle, ses çıkaran aletleri çalıştırmadan önce çocuğu haberdar ediniz.
         Çocuk zamanla nesnelere çarpmaktan korktuğu için gezinmekten yada hareket etmekten kaçınabilir. Çocuğa kollarından birini yüzünün önünde, diğerini  karın civarında tutmasını söyleyiniz. Böylece yürürken kollarının kendisini koruyacağını gösteriniz. Zamanla   kendi başına hareket etmekten  daha az korkacaktır. Çocuk eğilip doğrulurken  kafasını sandalye ve masa gibi eşyalara çarpmaması için  bir elini yüzünün  önünde hafifçe eğik bir şekilde tutmasını gösterilerek başını eğik bir şekilde tutması öğretilebilir.
 
Dilsel İfadenin Gelişimi
 
         Sınıfta hangi sesin kime ait olduğunu kazandırmak için  konuşanın kim olduğunu söylememiz yeterli olacaktır.
         Trafiğin, rüzgarın, ateşin yanması ve suyun akması  gibi diğer sesleri dinlemesine dikkatini çekiniz ve bu sesleri  ve özeliklerini açıklayınız .Böylece çocuğun çevresini tanımasına yardım etmiş olursunuz.
         Çocuk nesneleri göremediğinden, onların adlarını kolayca öğrenemez. Bu nedenle bazı sözcükleri bilse bile, anlamlarını bilemeye bilir. Nesnelere eleriyle dokunarak, yoklayarak, koklayarak, ya da  seslerini işiterek  tanıtıldığında, kelimelerin anlam kazanmasına  yardımcı olunabilir.
         Sınıfta görme güçlüğü olan çocukla konuşurken, adını  söylerseniz, kendisiyle konuşulduğunu anlayabilir.
         Sınıfta  görme güçlüğü olan  çocuktan dileklerinizi  ‘şunu  bana ver’, ‘işte orada’ gibi  görmeye dayalı  cümlelerle ifade etmek yerine, ‘ sağ ayağımın yanında duran  küpü bul’  ve ‘masanın  sağ üst köşesinde duruyor’ gibi  cümlelerle ifade edersiniz, çocuğun dilinin gelişmesine ve bağımsız bir şekilde nesneleri bulmasına  yardım etmiş olursunuz.
         Çocuğun dikkatli olması  gerektiğinde, tehlike durumunda ve mutlu olduğunuzda, sesinizi farklı  biçimlerde kullanın. Daha sonra ise çocuk ses tonlarına dikkat ederek bu ortamları ayırabilecektir.
         Tamamen görmeyen çocuğun konuşması, görsel yaşantıların  olmaması  nedeniyle uyarılmıyor olabilir. Eğer nesne görülmeyecek olursa, onu arzulamaya, isimlendirmeye  ve  istemeye gerek kalmaz.
         Her kelimeyi  canlandırmak olası olmayabilir. Bu durumlarda özel açıklamalar yeterli olmayabilir. El sallama ve onaylama  gibi durumların açıklanması sırasında, elle kafayla yapılan harekete ek olarak vücudun pozisyonuyla  uyum olmasına da dikkat  edilmelidir.
         Görme güçlüğü olan çocuklarla görenler arasında  yaşamlarını bir arada sürdürmeleri  nedeniyle dokunurken, ‘görebiliyorum’ ve ‘görme’, ‘görünüm’ gibi kelimeleri kullanmaları  engellenmemelidir. Göremiyor bile olsa renklerin adlarını ve çimenin yeşil, gökyüzünün mavi olduğunu öğrenmesinin bir sakıncası yoktur.
         Tüm çocuklar öykü okunmasını ve anlatılmasını severler. Öykü gurubunda  olduğu zamanlar, görme engelli  çocuğun çok hoşuna gideceği gibi, dilinin gelişmesine katkısı olur. Eğer  çocuk anlatılanı anlamaz ve size sorular sorar ise  hiç kızmadan sabırlı bir şekilde  açıklayınız ve sorularını cevaplayınız. Resim ve şekilleri  parmaklarıyla dokunarak  tanımalarını  sağlayınız.
         Ayrıca çıkan seslerin nerelerden kaynaklandığını dokunmasına ya da görmesine imkan vererek gösteriniz.
     
Görme Güçlüğü Olan Çocuğa Beceriler Nasıl Öğretilir?
 
         Çocuk hiç görmüyorsa, onunla birlikte yaparak ona becerileri kazandırınız.
         Çocuk çok az görüyorsa, görmesinden yararlanarak becerilerini kazandırınız.
 
 Görme Güçlüğü Olan Çocuğu Beceriler Öğretilirken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
 
         Çocuğun neyi ne kadar yapabildiğine mutlaka bakınız, gözleyiniz.
         Bağımsız olarak yapabildiği beceriler varsa, nasıl yapabildiğine bakınız. Bundan sonra yapacağı becerileri öğretirken bunlardan yararlanabilirsiniz. Bağımsız olarak becerileri yapmasını teşvik ediniz, zaman ve fırsat veriniz.
         Çocuğa değişik beceri ve işleri öğretirken mutlaka gözleyin. Beceri ya da işi ne kadar yapabildiğini belirleyerek, bağımsız olarak yapamadığı yerlerde sadece yardım edin.
         Çocuğa sadece her defasında bir beceriyi ya da bu becerinin sadece bir bölümünü öğretmeyi deneyin. Önceki beceri ya da becerinin kolay bölümü tamamen öğrenildiğinde, becerinin izleyen güç bölümünü öğretmeye geçiniz.
         Mutlaka çocuğa kolay geleceğini düşündüğünüz becerinin öğretiminden işe başlayınız.
 
Nasıl Öğretilir?
 
         Kazandırmak istediğiniz beceriyi çocuğun nasıl yapacağını ilk olarak düşününüz. Bu beceri ya da işi sonra nasıl yapabileceğini sözel olarak açıklayınız.
         Sonra beceri ya da işi ona anlatırken, beceriyi birlikte yaparak nasıl yapılacağını gösteriniz. Çocuk sizi dinlerken yapmış olduğu beceriyi de parmaklarıyla yoklamasına her defasında izin ve fırsat veriniz.
         Daha sonra çocuktan bu beceriyi kendi başına yapmasını isteyiniz. Yardım etmeden yapabildiği kadar yapmasına izin veriniz. Yapamadığı bölümleri birlikte yaparken, çocuğun eli elinizin üstünde olsun ve yaptıklarınızı açıklayın.
         Çocuk beceriyi tamamlayabildiğinde, mutlu olduğunuzu hissettirin. Daha önce yapamadığı bir becerinin bir bölümünü yapabildiğinde yine hoşnut olduğunuzu belirtiniz.
         Beceri ya da işi her defasında, her zaman yaptığınız şekilde yapınız.
         Becerileri kendi başına yapabilmesi, sizin gittikçe daha az yardım etmenize bağlıdır. Ancak çok fazla yardıma ihtiyacı olduğunda ellerinizin üstüne koyduktan sonra beceriyi tamamlayınız.
         Becerilerin öğretimi beceriyi tamamen kendi başına yapabildiğinde tamamlanmış olur.
 
Görme Güçlüğü Olan Öğrenciler Derslerde Kullanılan Araç-Gereçlerden Nasıl Yararlanır?
 
         Öncelikle sınıf panosuna asacağınız yazılı materyallerin (mevsim şeridi, tarih şeridi vb.) büyük puntolu yazılarla ve kolayca fark edilebilecek renklerle hazırlanması yararlıdır. Şayet engelli çocuk normal yazıyı göremiyorsa o takdirde sınıf panosuna braille yazı ile hazırlanmış materyallerin hazırlanması yerinde olacaktır. Bu arada sınıfınızda kurulacak doğa köşesi gibi bölümlerde resimlerin yanı sıra nesnelerin asıllarının modellerinin sergilenmesi iyi olur.
         Dokunma yoluyla yararlanılamayacak araç-gerecin sesiyle, kokusuyla, ağırlığıyla görme engelli çocuğa tanıtılması gerekir. Çocuklar ders araçlarıyla çalışırken onlara diğerlerinden biraz daha fazla zaman vermelisiniz. Bu araçlardan tehlikeli olanlar varsa, onlar hakkında gerekli uyarılarda bulunmalısınız. Kullandığınız araç ne olursa olsun, görme engelli çocuğun bu araçların sağladığı yararları anlayıp anlamadıklarını kontrol etmelisiniz.
         Hayat bilgisi, fen bilgisi ve sosyal bilgiler gibi derslerde konularla ilgili olarak düzenlenecek gezilerde özellikle müzelerden görme engellilerin bazı eserlere katılmaları mümkün olmayabilir. Bu durumda konu ile ilgili bilgiler sözlü olarak verilmeli şayet varsa sergilenen eserlerin modellerinden yararlanmaları sağlanmalıdır.
         Güneş sistemini tanırken bir kağıdın ortasına yapıştıracağınız küçük bir boncuğu güneş kabul ederek yörüngeleri belirlemek için ip halkalar kullanabilirsiniz. Bu halkaların üzerine de daha küçük boncuklar yapıştırarak diğer gezegenleri tanıtabilirsiniz.
         Sınıfta bazı deneyler yapılırken şayet deney sürecini elle izlemek mümkün olamıyorsa bu gibi deneyler görme engellilere ses, koku veya ısı gibi ip uçlarından yararlanılarak sezdirilebilir. Örneğin, suyun nasıl donduğunu gözlemek üzere engelli çocuğa kışın uygun bir gününde görev veriniz. Suyun donmasının geceleyin daha kolay olacağını, zira geceleri ısının daha düşük olacağını anlatınız. Çocuğun uygun bir kapla dışarıya bıraktığı suyun nasıl donduğunu sınıfta anlatmasını isteyiniz.
 
Görme Güçlüğü Olan Çocuklara Türkçe Derslerinde Neler Yapabiliriz?
 
Hangi düzeyde olursa olsun görme engelli çocukların Türkçe dersi etkinliklerini gören çocuklardan çok büyük farklılıklar göstermediğini unutmayınız. Türkçe dersi öğretimi içerisinde yer vereceğiniz dinleme, anlama, okuma, yazma, sesli ve sessiz okuma ana dilini etkili şekilde öğrenme ve konuşma, yazılı ve sözlü ifade ile dil bilgisi konularında görme engelli çocuklarla diğer çocukların öğrendikleri şeyleri öğrenmek durumundadır.
Okuma yazma etkinlikleri için görme engelliler özel araç-gereçler ve öğrenim teknikleri kullanılır. Bu kitaplar özel braille alfabesi  ile yazılarak hazırlanmıştır. Görme engelliler öğrendiklerinin önemli bir bölümünü dinleme yoluyla kazanırlar. Bu bakımdan Türkçe derslerinde görme engellilere öncelikle uygun dinleme teknikleri kazandırmalısınız. Yaşlarının elverdiği ölçüde dikkatlerini belli bir alanda tutmalarına yardımcı olmalısınız. Bu öğrencileri en ön sıraya oturtmalı, böylelikle öğretmeni ve tahtaya kalkan öğrencilerin söyledikler her şeyi duymalarına ve anlamalarına yardımcı olursunuz. Ön sırada oturan görme engelli çocuk duyduğu seslerden sizin tahtaya bir şey yazdığınızı sezer ve bir şey sorabilir. Görme engelli çocuklara uygun dinleme alışkanlığı kazandırılmasında ve dikkat sürelerinin arttırılmasında kendilerine işlenmekte olan konularla ilgili sık sık sorular sormanız ve ayrıca bazı kısa tekrarlar yaptırmanız onları daima uyanık tutacaktır. Sınıfta görme engelli öğrenciye bir konu anlattırırken onu mutlaka tahtaya kaldırmaya özen gösteriniz. Çünkü tahtaya kalkmak çocuğa ayrı bir güven duygusu verecektir.
 
Görme  Güçlüğü  Olan  Öğrencilere  Matematik  Dersini  Nasıl Öğretebiliriz:
 
Sınıfınızda  bulunan gören çocukların çoğu okula başladıklarında sayısal bakımdan bazı kavramları biliyor olabilirler. Görme engelli öğrencinizde  de bu kavramlar  bir dereceye kadar  mevcut olabilir. Ancak en iyisi yine de tüm çocukların  temel sayısal bilgilerini  kontrol ederken  görme engelli  öğrencinizin de  okula gelmeden önce edinmiş olabileceği  sayılarla ilgili temel becerilerini  kontrol ediniz. Zira görme engelli, diğer birçok alanda  olduğu gibi  bu alanda da ihmal edilmiş  olabilir. Öğreteceğiniz matematik bilgilerini görme engelli  çocuğun önceki  bilgilerin üzerine  bina edileceği  açıktır. Öncelikle sayıların  (1, 2, 3, 4,v.b.)  sözcük anlamlarının eşyalar üzerinde  ne anlam ifade ettiğini kavratmalısınız. Sayı sayma çalışmalarını  boncuk, nohut, fasulye gibi yaptırma suretiyle  çocuğun sayılar hakkında gerçek kavramlar edinmesini  sağlayınız ve bu saymaları yaparken çocuğun akıl yürütme  surecini dikkatle  izleyiniz. Sözgelimi, çocuk neden 3 sayısından sonra  4 sayısının geldiğini, neden 3 sayısından sonra 1 sayısının gelmediğini kavrata bilmekte midir? Yalnızca ezbere dayalı olarak yapılan saymalar, ileride problem çözme aşamasında güçlükler yarata bilir. Ayrıca saymalar yapılırken, sınıf içinde büyük boncuklu yüzlük abaküs bulunuyorsa, engelli çocuk için kullanılması yararlı olur. Çünkü bu abaküs üzerindeki boncukların düşüp kaybolması söz konusu değildir. Sayı saymada kullanılan diğer küçük boncukların veya değişik nesnelerin kolayca dökülüp kaybolmasını önlemek için bunları kutular veya çanaklar içinde öğrenciye vermelisiniz.
 
KAYNAKÇA:
1.   1.             Karatepe, H. Özel Eğitime Giriş. ANKARA: Karatepe Yayınları,1989
2.   2.             Özyürek, M. Koçak A. Görme Güçlüğünden Etkilenmiş Çocukların İlkokulda Eğimi İçin Öğretmen Rehberi. ANKARA,1996
          
 
 

Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:39:56
Spor Yapmanın 99 Nedeni

1.   Sağlığınızın değerini anlamanıza yardımcı olur.
2.   Yaşam kalitenizi arttırmanıza ve geliştirmenize yardımcı olur.
3.   Fiziksel performansınızı geliştirir.
4.   Kalp rahatsızlığı riskini azaltır.
5.   Maksimum oksijen kapasitenizi arttırır.
6.   Yüksek tansiyon riskini veya ilerlemesini azaltır.
7.   Yüksek tansiyonu olanların, tansiyonu kontrol altında tutmasına yardımcı olur.
8.   Kandaki Triglycerid seviyesinin azaltır.
9.   Kandaki iyi kolestrolu (HDL) artırır.
10.   Dinlenme kalp atımını düşürür.
11.   Kalp - damar dolaşımını geliştirir.
12.   Anaerobik eşiği arttırır, bu da çabuk yorulmayı ve dolayısıyla kanda laktik asit birikiminin erken oluşmasını engeller.
13.   Kalp rezervini artırır.
14.   Kalbinizin bir atımda vücuda pompaladığı kan miktarını artırır.
15.   Vücut ısınızı soğutma için, deri yüzeyine gerekli kan akış kabiliyetini artırır.
16.   Akciğer kapasitenizi arttırarak, oksijenin akciğerlerden kana geçebilme kabiliyetini arttırır.
17.   Kalp krizi geçirdikten sonra, hayatta kalma şansınızı arttırır.
18.   Koronerde kan pıhtılaşma hassasiyetini düşürür.
19.   Kandaki yoğunlaşmayı azaltır
20.   Kalbinizin daha verimli pompalama işlevini yapmasını sağlar
21.   Kanınızın kan plazma hacmini genişletir.
22.   Orta seviyeli egzersizler sırasında, kalp atım sayısını düşürür.
23.   Anormal nabız atım incinmelerini azaltır.
24.   Kaslarınızın kandan oksijen çıkarma kabiliyetini artırır.
25.   Çarpıntı riskini azaltır.
26.   Çok çeşitli sebeplere bağlı baş ağrılarından kurtulmanızı sağlar.
27.   Hamilelikte karşılaşılan birçok rahatsızlıklardan (ör. kabızlık, belağrısı, mide ekşimesi gibi) kurtulmanızı sağlar.
28.   Sıcaklığa karşı tahammülünüzü artırır.
29.   Endişe ve kuruntularınızı azaltır.
30.   Streslerden korunmaya ve kurtulmaya yardımcı olur.
31.   Vücudun üst solunum yolları enfeksiyonuna karşı direncini artırır.
32.   Şeker hastalığınızın gelişme riskini azaltır.
33.   Şeker toleransınızın gelişmesini sağlar.
34.   Prostat kanserinin gelişme riskini azaltır.
35.   Sigarayı bırakmanıza yardımcı olur.
36.   Bağırsak kanserinin gelişme riskini azaltır.
37.   Göğüs kanserinin gelişme riskini azaltır.
38.   Eklem rahatsızlıklarından dolayı, eklemlerin bozulma oranını yavaşlatır.
39.   Kan şekerinin kontrol altında tutulması için gerekli insulin miktarının düşürülmesine yardımcı olur.
40.   Yüksek tansiyona bağlı ciddi komplikasyonlara maruz kalma oranını azaltır.
41.   Yaralanmalara karşı korunmayı sağlar.
42.   Eklemlerdeki kıkırdak dokunun yoğunluğunu arttırır.
43.   Stresle başa çıkmanıza yardımcı olur.
44.   Bağışıklık sisteminizin iyi şekilde çalışmasını geliştirir.
45.   Kabızlıktan kurtulmanıza yardımcı olur.
46.   Depresyonun hafifletilmesine ve atlatılmasına yardımcı olur.
47.   Soğuk ortamlara çabuk adapte olma kabiliyetinizi artırır.
48.   Bel ağrılarının hafiflemesine ve kurtulmanıza yardımcı olur.
49.   Bel ağrılarından doğan sıkıntıların azalmasını sağlar.
50.   İnsuline karşı,doku duyarlılığını artırarak, kan şekerinin daha iyi kontrol edilmesine yardımcı olur.
51.   Yüksek tansiyonu kontrol için alınan ilaçların, yan etkilerine karşı koymaya yardımcı olur.
52.   Eklem esnekliğini korur ve gelişmesine yardımcı olur.
53.   Eğer yüksek tansiyonunuz varsa, bunu kontrol etmek için aldığınız ilaç ihtiyacını 20 - 30 % azaltır.
54.   Kemik erimesi hastalığı riskinin gelişmesini azaltır.
55.   Zihinsel uyanıklılığınızı artırır.
56.   Yaşa bağlı olarak oluşan kemik bozulmalarının yavaşlamasına yardımcı olur.
57.   Endometriyoya karşı riski azaltır.
58.   Eklem rahatsızlıklarından doğan acılara karşı koyma toleransınızın artmasını sağlar.
59.   Kilonuzu korumanıza veya kilo kaybetmenize yardımcı olur. Sadece diyet yaparak değil.
60.   Yaratıcılık gücünüzün artmasına yardımcı olur.
61.   Yağsız vücut dokularınızın korunmasına yardımcı olur.
62.   Sağlık harcamalarının ve ilaç kullanımının azalmasına yardımcı olur.
63.   Yabancı madde kullanımı ile mücadeleye yardımcı olur.
64.   Fazla kalorilerin yakılmasına yardımcı olur.
65.   Yüksek oranda gıda tüketmenizi sağlar, fakat buna rağmen, kalori dengenizin aynı kalmasına yardımcı olur.
66.   Ağır ilerleyen şişmanlığa karşı korur.
67.   Denge ve koordinasyonunuzun gelişmesine yardımcı olur.
68.   İştahınızın kısa süreli etkilerle azaltılmasına yardımcı olur.
69.   Ani kabarmaların üstesinden gelmeye yardımcı olur.
70.   Yaşlı bireylerdeki kısa süreli belleklerin gelişmesine yardımcı olur.
71.   Adet kanamalarından doğan belirtilerin hafiflemesine yardımcı olur.
72.   Genel ruhsal durumunuzun gelişmesini sağlar.
73.   Kolay ve iyi uyumanıza yardımcı olur.
74.   Kilo kaybına, özellikle vücuttaki yağdan kaybetmenize yardımcı olur.
75.   Kemiklerinizin kırılmalara karşı direncini ve yoğunluğunu artırır.
76.   Dinlenme durumundaki metabolik seviyeyi korumanıza yardımcı olur.
77.   Kassal güç seviyenizi arttırır.
78.   Kassal dayanıklılık seviyenizi artırır.
79.   Egzersizden sonra çabuk toparlanabilme kabiliyetinizi artırır.
80.   Uygun kas dengenizi korumanıza yardımcı olur.
81.   Cinsel hayatınızın istenen doyumda ve düzeyde artmasını sağlar.
82.   Vücudunuzun dik durmasının gelişmesini sağlar.
83.   Egzersiz sırasında vücudun enerji elde etmede yağ kullanabilme kabiliyetini arttırır.
84.   Solunum sistemindeki kasların gücünün ve dayanıklılığın artmasını sağlar.
85.   İyi bir fiziksel görünüş sağlar.
86.   Kendinize olan güven duygunuzu arttırır.
87.   Rahat olmanıza yardımcı olur.
88.   Kısa süreli bilgileri hafızanızda tutma kabiliyetini geliştirir.
89.   İşveriminizi arttırır.
90.   Bol enerji verir. Günlük hayatınızda acil durumlarda ihtiyacınız olan enerjiyi sağlar ve sonradan ihtiyaç olabilecek daha fazla enerjinizi korumanıza yardımcı olur.
91.   Hastalıklara bağlı olarak iş günü kaybınızı azaltır.
92.   Bağımsız hayat tarzını korumanıza yardımcı olur.
93.   Yeni insanlarla karşılaşmanıza ve yeni arkadaşlar edinmenize yardımcı olur.
94.   Fiziksel zindeliğinizi geliştirerek, hayata daha yaratıcı olarak adapte olmanızı sağlar.
95.   Aktiviteler, kemiklerin güç depolamasına ve orta şiddetli egzersizler sırasında daha fazla baskı yaparak hem daha çok güç depolamasına hem de kemik yoğunluğunun artmasını yardımcı olur.
96.   Egzersiz, bağ ve bağ dokularını kuvvetlendirerek, yaşa bağlı olarak oluşabilecek sakatlıkları azaltır.
97.   Önceden hareketsiz bir yaşam tarzına sahip kişilerin, yorgunluğa karşı direncini artırır ve dinçlik hissinin oluşmasını sağlar.
98.   Hatta kalp hastaları bile, kalp ve solunum sistemlerini çalıştırıcı egzersizler yaparak, hastalığının üstesinden gelmek için gayret sarfederek, korkularından kurtulmalarına ve normal yaşamlarına dönmelerine yardımcı olur.
Spor yapmak, sıkıntılarınızın azalmasına, eğlenme ve neşelenmenize, kısaca hayattan zevk almanıza yardımcı olur.
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:40:57

Sayın Veli; çocuğunuzun derslerdeki başarısı için aşağıdaki hususlara önem veriniz.

1. Çocuğunuzun sağlık durumu ile yakından ilgileniniz. Hastalıklardan bir kısmı, çocuğun hayat enerjisini önemli ölçüde azaltarak onu dermansız bırakır. Bir kısmı ise; doğurdukları devamlı acı ve ağrılar yüzünden çocuğun ilgi ve dikkatini ders konuları üzerinde toplamasına engel olur. Sağlık durumu çocuğun okul başarısına etki ettiği gibi bazı rahatsızlıkların bilinmemesi veya tedavi ettirilmemesi birtakım uyumsuz davranışların da sebebi olacaktır.
2. Çocuğunuzu kahvaltı ettirmeden veya yemek yedirmeden kesinlikle okula göndermeyiniz. İlköğretimdeki çocuk hızlı bir büyüme ve gelişme dönemindedir. Bu konuda titiz olunuz. Yemeklerini zamanında yediriniz.
3. Çocuğunuzun kılık- kıyafetine özen gösteriniz. Kıyafetlerinin okul kurallarına uymasına ve temizliğine dikkat ediniz.
4. Çocuğunuzun derslerinin ve davranışlarının daha iyiye yönelmesi için, öğretmenlerle sıkı bir işbirliği kurunuz. Veli toplantılarına mutlaka katılınız.
5. Çocuğunuzun yaşamındaki en etkili çevre aile çevresidir. Çocuk yaşamında en çok etkili örnekleri ailesinden alır. Anne-baba olarak tüm davranışlarınızla çocuklarınıza örnek olunuz.
6. Çocuğunuzu iyi tanıyınız. Çocuklardan yapamayacağı şeyleri istemeyiniz. Onları yeteneklerinin ötesinde başarı göstermeye zorlamayınız.
7. Çocuğun tüm arzularının yerine getirilmesi ona her istediği şeyi yapabileceği, elde edilebileceği kanısının verilmesi veya tam tersi isteklerinin çok sınırlandırılması, hiç yerine getirilmemesi çeşitli uyumsuz davranışlar geliştirmelerine neden olacaktır. Bu konuda titiz olunuz.
8. Çocuğunuza yeteri kadar harçlık veriniz. Harçlığını mümkünse önce günlük olarak veriniz. Daha sonra bunu haftalık ve aylık yapabilirsiniz. Bunu yaparken çocuğunuzun ihtiyaçlarını göz önüne alarak harçlığını niçin verdiğinizi ona açıklayınız. Böylelikle kendisini yönetmesini öğrenecek ve sorumluluk kazanacaktır.
9. Çocuklarınızı başka çocuklarla veya kardeşleri ile mukayese etmeyiniz. Her insanın sahip olduğu nitelikler farklıdır. Onları olduğu gibi kabul ediniz.
10. Çocuklarınızı korkutmayınız. Fazla baskılardan, bedeni cezalardan, olmayacak sınırlamalar koymaktan kaçınınız.
11. Çocuklarınızın belli davranışları için anne-baba olarak değişik davranış göstermeyiniz, aynı şekilde davranınız.
12. Çocuklarınızla iyi notların yanında zayıf not almasının da normal olduğunu  ve çalışmakla durumunu düzeltebileceğini telkin ediniz.
13. Çocuğunuzun okul yaşantısı ile ilgileniniz. Anlattıklarını dinleyiniz.
14. Çocuğunuzun okul dışındaki arkadaşlarını kontrol ediniz.
15. Çocuğunuzun okul ve öğretmenler hakkında şikayetleri olursa onu dinledikten sonra okul yönetimi ve öğretmenler ile görüşünüz.
16. Öğretmenler öğrencisinden makul olan ders araç ve gereçlerini almasını istemişlerse, bunları zamanında ve yeterince temin ediniz.
17. Ders çalışırken, çocuğunuzu ev işi, çarşı, Pazar işi için rahatsız etmeyiniz.
18. Çocuğunuzun mümkün olduğu kadar sosyal yaşantılar içinde, sosyal olmasını sağlayınız. Okul ve çevresindeki sosyal faaliyetlere katılmasına izin veriniz.
19. Çocuğunuzu sık sık eleştirmeyiniz. Hele bunu başkalarının yanında yapmayınız. Onun aşağılık duygusuna kapılmasını önleyiniz.
20. Beğenmediğiniz , hoşunuza gitmeyen yönleri kadar, beğendiğiniz takdir ettiğiniz taraflarını da söyleyiniz. Onun kendine güven duymasını sağlayınız. Çocuklarınız arasında asla ayrım yapmayınız. Çocukları kıskandırmayınız. Hepsine sevgi ve ilgi gösteriniz.
21. İçinde bulundukları yaşlarda arkadaş çocuğunuz için çok önemlidir. Arkadaşı olmasına, iyi arkadaş seçmesine yardımcı olunuz.
22.Tv izlemede çocuğunuza seçici olma alışkanlığı kazandırınız. Sürekli TV izlemek çocuğunuzun başarısını olumsuz yönde etkiler. Ancak bunu zor kullanarak değil ikna ederek gerçekleştiriniz.
23. Çocuğunuzun okuluna ve eve zamanında gelişini sağlayınız, varsa geç kalma alışkanlığının nedenini araştırınız.
24. Evde çocuğunuza rahat bir çalışma ortamı hazırlayınız. Çocuklarınızın zararlı alışkanlıklar edinmesine engel olunuz. Onların zararlı alışkanlıklara karşı duyarlı olmalarını sağlayınız.
25. Çocuklar önünde yapılan tartışmalar, kavgalar onları mutsuz, güvensiz ve endişeli olmalarına neden olur. Sorunlarınızı yanında konuşmayınız, münakaşa etmeyiniz.
26. Çocuğunuzun çeşitli sorunları için sınıf öğretmenine ve okul rehber öğretmene baş vurunuz. Bunu yaparken evdeki davranışlarını da açık yüreklilikle anlatınız.
27. Çocuğunuzun evde ders çalışmasını kontrol ediniz. Ancak sürekli şekilde “dersine çalış” ikazı olumsuz etki yapmaktadır. Ona güvendiğinizi belli ederek uyarınız.
28. Çocuğunuzun okula devam durumunu yakından izleyiniz.
29. Çocuğunuzun yanında ona uygulanan eğitimin tartışmasını yapmayınız. Okul ve öğretmenler ile ilgili görüşlerinizi çocuğun yanında açığa vurmayınız. Çocuğunuzun çalışma programı yapmasına, uygulamasına yardımcı olunuz. Planlı çalışma üzerinde durunuz.
30. Çocuğunuzun boş zamanlarını değerlendirmesinde size büyük sorumluluklar düşmektedir. Onların boş zaman faaliyetleri ile ilgileniniz. Çeşitli iş ve uğraşlar hazırlayınız.
31. Çocuklarınıza karşı sabırlı, soğuk kanlı ve anlayışlı olunuz. Doğal olarak onlar hata yapacaklardır. Kusurları ve kötü hareketleri olacaktır. Çocuklar düşündüğünüz, istediğiniz gibi tavır ve davranışlar göstermiş olsalardı ailede ve okulda eğitim denilen şeye gerek kalmazdı.





Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:41:49
ANNE-BABAYA MEKTUP

Sevgili  Anneciğim,  Babacığım;

Bütün duygu ve düşüncelerimi  dile getirebilseydim, size şunları söylemek isterdim:
Sürekli bir büyüme ve değişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni tanımaya ve anlamaya çalışın.
Deneme ile öğrenirim. Bana ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz. Bana oyunda, arkadaşlıkta, ve uğraşlarımda özgürlük tanıyın. Beni her yerde, her işimde koruyup kollamaya çalışmayın.
Davranışlarımın sonuçlarını kendim görürsem daha iyi öğrenirim. Bana yanılma payı bırakın. Kendi işimi kendim görmeye alıştırın. Büyüdüğümü başka nasıl anlarım?
Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum. Bunu önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra. Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. Ancak siz verdikçe almadan edemiyorum. Bana yerli yersiz söz de vermeyin. Sözünüzü tutmayınca sizlere güvenim azalıyor.
Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak, hiç kısıtlanmayınca ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor, hem de bundan yararlanmadan edemiyorum.
Beni dinleyin. Öğrenmeye en yatkın olduğum anlar, soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve açık olsun.
Öğütlerinizden çok davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum. Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder.
Çok konuşup çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır. “Ben senin yaşında iken...” diye başlayan söylevleri hep kulak ardına atarım.
Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Beni, korkutup sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın. Yaramazlıklarım için beni kötü çocukmuşum gibi yargılamayın. Yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce beni dileyin. Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim.
Beni yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri yapmamı bekleyin. Başarmam için beni destekleyin. Hiç değilse çabamı övün. Bana güvendiğinizi belli edin. Beni başkalarıyla karşılaştırmayın; umutsuzluğa kapılırım.
Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın. Bana süre tanıyın. Yüzde yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin. Beni köşeye sıkıştırmayın, yalana sığınmak zorunda kalırım. Sizi çok bunalttığım sırada bile soğukkanlılığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı haklı görebilirim, ama beni aşağılamayın. Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın. Unutmayın ki ben de sizi yabancıların yanında güç duruma düşürebilirim.
Bana haksızlık ettiğinizi açıklamaktan çekinmeyin. Özür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz; tersine, beni size daha çok yaklaştırır.
Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz ve erişilmez göstermeye çabalamayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur.
Biliyorum, ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum. Bana verdikleriniz yanında benden istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum. Yukarda sıraladığım istekler çok geldiyse bir çoğundan vazgeçebilirim; yeter ki beni ben olarak seveceğinize olan inancım sarsılmasın.
Benden, “örnek çocuk” olmamı beklemezseniz, ben de sizden kusursuz ana baba olmanızı beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter.
Sizin çocuğunuz olarak doğmak elimde değildi. Ama seçme hakkım olsaydı, sizden başka kimsenin çocuğu olmak istemezdim.
Sevgiler…
(Çocuğunuz)

KAYNAK Prof. Dr. Atalay YÖRÜKOĞLU    (Çocuk Ruh Sağlığı)


Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:43:50
Verimli Ders Çalışma Yolları
 
Sevgili öğrenciler;
Bazen öğretmenleriniz ve aileleriniz tarafından sürekli başarısızlık hatta tembellikle suçlanıyor olabilirsiniz. Bu problemlerin çoğu tembellikten daha çok verimli ders çalışma yöntemlerini bilmemenizden kaynaklanmaktadır.
Başarılı olmak isteyen ya da başarısını arttırmak isteyen öğrenciler verimli ders çalışma yöntemlerini öğrenmek ve uygulamak zorundadır.
 
Verimli ders çalışma yollarının birinci koşulu ÇALIŞMA ORTAMININ DÜZENLENMESİ dir.
Çalışma ortamı sizin veriminizi yükseltecek biçimde düzenlenmiş olmalıdır. Çalışma ortamınızın düzeni sizin verimliliğinizi arttırmada önemli bir etkendir.
 
•   Çalışmalarınız mutlaka çalışma odanızda, eğer çalışma odanız yoksa çalışmalarınızı bir çalışma köşesinde yapmalısınız.
•   Çalışmalarınızı mutlaka çalışma masanızda ve sandalyede oturarak yapmalısınız. Rahat bir koltuk ta, divan ya da yere uzanarak, yatarak ders çalışılmamalıdır.
•   Odanız mümkün olduğunca sade ve düzenli olmalıdır.
•   Çalışma odanızda ders çalışırken dikkatinizi dağıtacak poster, afiş, müzik, resim vb. dikkat dağıtıcı işitsel ve görsel uyarıcılar bulunmamalıdır.
•   Çalışma odanız, sesten uzak, yeterince sıcak veya soğuk olmalı, iyi aydınlatılmalı, ışık gözlerinizi yormamalıdır. Işık soldan sayfanın tam üzerine düşmelidir.
•   Çalışma odanız iyi havalandırılmalıdır. Çünkü havadaki oksijenin azalması, gerginliğe yol açar bu durumda, baş ağrısı gibi öğrenmeyi güçleştiren birçok etkenin doğmasına sebep olur.
 
Verimli ders çalışma yollarının ikinci koşulu ÇALIŞMALARIN PLANLANMASI dır.
Günlük çalışmaların planlanması demek, günün hangi saatinde ne yapacağını bilmek demektir. Buna göre yapılacak olan planda bugün (yada yarın) okulda görülecek olan derslere genel bir bakışa belli bir saat, bir önceki gün görülen derslerin tekrarına belli bir saat, ayrılması gerekir.
Ayrıca verilen ev ödevlerin yapılmasına ve varsa sınavlara hazırlanılmasına belli bir saat ayrılmasına gerek vardır. Böyle bir planlama her gün yapıldığında, başarıda gözle görülür bir şekilde artacaktır.
Not: İsteyen öğrencilere Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisince bireysel çalışma planı hazırlanacaktır.
 
 
 
A.   Dersten Önce Yapılması Gerekenler:
1.   Her öğrenci kendi çalışma ortamına göre bir çalışma planı hazırlamalı ve bu plana mutlaka uymalıdır.
2.   Çalışma yöntemi dersin özelliğine göre seçilmelidir. (Okuma, not tutma, anlatım, tümden gelim, tüme varım gibi) örneğin;
a.   Sayısal dersler çalışırken yöntem olarak, yazarak çalışma (problem çözme) yöntemi uygulanabilir.
b.   Sözel dersler çalışılırken okuma, anlatım ve not tutma yöntemi uygulanabilir.
1.   Ders çalışma mutlaka belli bir yerde, sakin bir ortamda, bir masa üzerinde yapılmalıdır.
2.   Her ders için bütün konular çalışılmalı, konular arasında önemli - önemsiz ayrımı yapılmalıdır.
3.   Ders araç ve gereçlerini çalışmaya başlamadan önce hazırlamalıdır. Unutulmamalıdır ki araç ve gereç ihtiyacı olduğunda temin edilmeye çalışılırsa hem zaman kaybına hem de dikkat dağılmasına neden olur.
4.   Çalışmaya her yönü hazır olunmalı, başka konular bir kenara bırakılıp çalışmaya başlanmalıdır.
5.   Öğrenme aralıklarla yapılmalı, bu aralıklarda; dinlenme, gezinti, söyleşi, müzik dinleme vb. faaliyetler yapılabilir.
6.   Çalışılan konu; daha önceki konularla ilgili ise, geçmiş konular gözden geçirilmelidir.
7.   Sözel dersler çalışılırken ana düşünceleri dile getiren anahtar kelime ve cümleler tespit edilmeli gerekirse renkli kalemle altları çizilmelidir ve not alınmalıdır.
8.   Ogün işlenecek olan konu bir gün önceden çalışılmalı, anlaşılmayan yerler tespit edilerek derse girilmelidir.
9.   Ders çalışılırken dikkat yoğunlaştırılmalı, televizyon karşısında veya yatarak çalışmanın verimi azaltacağı unutulmamalıdır.
10.   Düzenli bir defter ve not tutma alışkanlığı kazanılmalıdır. Tükenmez kalem yerine kurşun kalem kullanmaya özen göstermelidir.
11.   Çalışırken bir cevabı ezberlemek yerine, konuyu anlamaya veya problemin çözüm yolunu öğrenmeye çalışılmalıdır.
12.   Sabah kahvaltı yaparak okula gelinmeli, aksi takdirde ders dinlerken dikkatin azalacağı unutulmamalıdır.
B – Ders Sırasında Yapılması Gerekenler:
1.   Sınıfta dersler iyi dinlenmeli, ders sırasında başka şeylerle meşgul olunmamalı, anlaşılmayan konu anında öğretmene sorulmalıdır.
2.   Öğretmen dersi anlatırken üzerinde durduğu noktalar ve sınıfa sorulan sorular not edilmeli ve sonra çalışılmalıdır.
3.   Tahtaya yazılan bilgiler ve problem çözümleri dikkatli bir biçimde deftere geçirilmeli ve kontrol edilmelidir.
4.   Derslerde devamsızlık yapılmamalı, eğer zorunlu olarak yapılmışsa o dersteki konu arkadaşlardan öğrenilmelidir. Unutulmamalıdır ki bir sonraki konunun öğrenilmesi bir önceki konunun bilinmesine bağlıdır.
5.   Sınavlarda soruların cevaplarına geçilmeden önce cevaplar düşünülmeli, kağıtlar verilmeden önce mutlaka kontrol edilmelidir.
C – Dersten Sonra Yapılması Gerekenler:
1.   Bütün dersler işlendikçe çalışılmalı, konular biriktirilmemelidir.
2.   Dersler tekrar edilirken, anlaşılmayan konular tespit edilmeli, bir sonraki derste öğretmene sorarak öğrenilmeli. Sorarak öğrenilenlerin unutulmayacağı hatırdan çıkarılmamalıdır.
3.   Sayısal dersler çalışılırken sınıfta öğrenilen çözüm yollarının yanı sıra başka çözüm yollarının da olup olmadığı kaynak kitaplardan araştırılmalı, özellikle örnek çözümler çoğaltılmalıdır.
4.   Zor anlaşılan konular için en verimli çalışma saatleri ayrılmalıdır.
 
D– Sınava İyi Hazırlanmak İçin Yapılması Gerekenler:
1.   Sık sık tekrar yapılmalı, bir sınavdan çıktıktan sonra gelecek sınav için hazırlanmaya başlanmalıdır.
2.   Önemli kural, kanun, ilke, teori, deney ve fikirlerin listesi çıkartılmalı ve her an elinizin altında bulunmalıdır.
3.   Konular mutlaka yazarak ve özet çıkararak çalışılmalıdır.
4.   "Öğretmenin yerinde olsaydınız hangi soruları sorardınız" ın cevabını bulmaya çalışılmalıdır.
5.   Sınavlara gireceği dersten zayıf olduğunu düşündüğü konulara çalışmak için daha uzun süre ayrılmalı ve daha özenle çalışılmalıdır.
6.   Sınav sırasında soruları iyi anlamaya çalışılmalı, eğer varsa sınavın açıklama kısmı dikkatle okunmalıdır.
7.   Daha önce alınan zayıf notlar çalışma isteğinizi kırmamalıdır.
8.   Daha önce alınan iyi notlar da aşırı rahatlamanıza neden olmamalıdır.
 
Başarı dileklerimizle sevgilerimizi sunarız.
 
 
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ağustos 2010, 15:45:33

sayın arkadaşlar, hemen hemen hepimiz sınıf rehberliği yapıyoruz. umarım bu bilgiler sizler için faydalı olur.  340a    ::gorsel::
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: auguste - 13 Ağustos 2010, 23:45:23
teşekkürler paylaşım için. +1 engelde
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 14 Ağustos 2010, 00:29:57
teşekkürler paylaşım için. +1 engelde

sağolasınız
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: Mr. Economist - 20 Ağustos 2010, 15:29:20
teşkkürler
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: auguste - 20 Ağustos 2010, 15:40:12
+1 karizmanız öğretmenim
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 20 Ağustos 2010, 22:28:57
teşkkürler

sağolasınız
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 20 Ağustos 2010, 22:29:14
+1 karizmanız öğretmenim

teşekkür ederim
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 22 Ağustos 2010, 09:28:02
güle güle kulanın
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: academicpoint - 23 Ağustos 2010, 12:57:36
teşekkürler paylaşımlara. +1
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: fatmaşahin - 23 Ağustos 2010, 13:36:26
paylaşım için teşekkür ederim
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 23 Ağustos 2010, 21:12:09
teşekkürler paylaşımlara. +1

sağolasınız
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 23 Ağustos 2010, 21:12:43
paylaşım için teşekkür ederim

teşekkürler fatma öğretmenim. sağolasınız
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: kabus4868 - 04 Kasım 2010, 19:39:10
paylaşım için teşekkürler
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 07 Kasım 2010, 20:52:34
paylaşım için teşekkürler

sağolasınız. güle güle kullanın
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: mitka - 20 Kasım 2010, 22:42:37
teşekkürler. harika paylaşımlar için..
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 21 Kasım 2010, 00:06:29
teşekkürler. harika paylaşımlar için..

sağolasınız
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 26 Aralık 2010, 19:33:26
öğretmenim teşekkürler...........bilsekte bazen unutuyoruz..........

teşekkürler. sağolasınız
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: emin - 26 Aralık 2010, 19:41:03
çok güzel bir paylaşım.. teşekkürler..+1
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 26 Aralık 2010, 19:49:21
çok güzel bir paylaşım.. teşekkürler..+1

teşekkür ederim hocam. sağolasınız
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: dErY@81 - 13 Şubat 2012, 19:28:00
teşekkürler
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 06 Mart 2012, 00:04:17
teşekkürler


sağolasınız
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: rasbin - 19 Şubat 2013, 20:14:35
elinize sağlık.teşekkürler.
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 13 Ekim 2013, 15:23:18
elinize sağlık.teşekkürler.


sağolasınız
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: yoldaş - 24 Ekim 2013, 22:26:25
 
İLKÖĞRETİM VE ORTAÖĞRETİM KURUMLARI SINIF REHBERLİK PROGRAMI
ORTAÖĞRETİM ETKİNLİK ÖRNEKLERİ
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: grirüya - 03 Eylül 2015, 19:37:32
emeğinize sağlık hocam
Başlık: Ynt: SINIF REHBERLİĞİ DÖKÜMANLARI
Gönderen: goya - 07 Kasım 2015, 17:48:54
Sevgili hocalarim bana cagdas dünya sanati zümre tutanağı lazim bana yardım edebilecek misiniz