Gönderen Konu: Yorum Öneri ve Eleştirilerinizi bekliyorum  (Okunma sayısı 4923 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı @ksibey

  • Recep KILIÇ
  • Onursal
  • Uzman
  • *
  • İleti: 1.735
  • Karizma Puanı: 1106
  • Recep KILIÇ/OMÜ Resim-İş Öğrt.Grafik Tas. ASD'03
Ynt: Yorum Öneri ve Eleştirilerinizi bekliyorum
« Yanıtla #14 : 08 Haziran 2008, 12:45:20 »

Hocam duyarlılığınız için öncelikle teşekkürler. Durumu çok güzel bir şekilde sunumda yansıtmış ve anlatmışsınız. Çocuk gerçekten çok yetenekli. Fakat çevre ve öğretmenin öğrenci üzerindeki etkisini bu hikaye bence çok güzel anlatmış. Keşke bizim branşımız gibi bölümlere öğrenci alınırken kayırmacılık, torpilcilik bir yana bırakılsa da gerçekten yeteneğe bakılsa yada hakedenler mezun edilse veya hiç olmazsa alanında yeterli öğrendiklerini aktarabilen, öğretme yeteneği olan insanlar öğretmen olarak seçilse demekten alamıyor insan kendini. Umarım bir gün düzelir bu durum. Sizin gibi insanlar öğretmen ünvanını taşırlar sadece... Yetenek bir güneş gibidir, doğmasına engel olunamaz bence hocam. Bu çocuğumuz da kendini tekrar bulacaktır bence yeniden, tabiki sizin gibi bir rehber eşliğinde... Teşekkürler paylaşımınız için...




@ksibey

Çevrimdışı 1.618

  • Arkadaş
  • Çalışkan
  • *
  • İleti: 787
  • Karizma Puanı: 370
Ynt: Yorum Öneri ve Eleştirilerinizi bekliyorum
« Yanıtla #15 : 09 Haziran 2008, 00:06:10 »
  Aksibey, Hale ve Deniz Öğretmenim ... ilgilerinize ve duyarlılığınıza teşekkür ediyorum...
  Bir durum daha var..
  Bulunduğum ilde , Güzel Sanatlar Lisesi yok .. ve onların maddi durumları da yok.. oysa ben bu durumlarına yardımcı olmaya çalışacaktım. Öğrencimin okulu benim bulunduğum okula yakın. Öğretmeni ile konuştum. Öğrencimle de konuştum .Kendisine sürekli okuluna gelemiyeceğimden , kendisinin  bana gelmesi için belli bir gün ayarladım. Geleceğine söz verdi. Annesine de söyledim. Bana ' öyle der ama gelemz. çünkü fotbul peşine gidecektir. ' diye yanıtladı. Ve dediği de oldu. Murat gelemdi. Belli ki öğretmeni de konuştuğum halde duyarsız kaldı..
   Annesi bana bir de şunu demişti ' Hiç umudu kalmadı, kendisini dağıttı .. ' Ben annesinin bu cümlesinden şunu anladım. Okumak için maddi imkan gerekli.. Çünkü annesi bu durumularını çocuklarına yansıtıyordur mutlaka. çünkü..  Okulda bu durumlarından sık sık bize bahseder yakınırdı.  Murat ın umutsuzlu da bu olmalı. Çünkü ben onu bırakmadım. bırakamam da. Oysa annesine gerekli her konuda yardımcı olmaya çalışacağımı söylemiştim. Murat'a da bunu  söylemiştim. Ama onu bu konuda ikna edemedim herhalde. Aile içindeki bu maddiyatsızlık baskın bir şekilde vurgulanıyor olmalı ki, çocuk bundan etkileniyordur muhakkak..
  İşte biraz da bu yüzden uzak durmaya başladım..

  Bazen bir şeyin üzerine çok gittiğimizde, ya da o şeyin üzerinde titrediğimizde sadece dışarıda kalan izleyiciler bunu net görebiliyor ve  farkına varabiliyor. Benim bu yazdıklarımı okuyan sizler de bu durumdasınız benim yanımda..
  Fakat Benim karşımdaki ise sadece bir çocuk.. Beni farketti, ama resimi, sahip olduğu yeteneği farkedemedi, Çünkü farkedebilecek yaşata değil. Yeteneği, kendisinden daha çabuk büyümüş.. Onun o çocuk yaşı , yeteneğinin yaşına yetişemiyor... Bulundu çevrenin sanata bakış açısı ve ailesindeki bu problem ile de çok çabuk farkedebileceği de meçhul zaten.. Ders saatinin 1 saatlik bir zamanda işleniyor olması da böyle yetenekli öğrencilerin üzerine gidilmesini engelliyor muhakkak..
  Belki ben, onun hayatına bu şekilde girmekle, ileride unutamaıyacağı bir anı olarak onda kalabilirse, onun resime yönelmesine de bir pay oluşturabilir diye düşünüyorum. Zaten üzerine bu kadar düşmemdeki niyetimin bir parçası da buydu. Çünkü onun bu yaşına göre çok büyük kalan yeteneği ile kendisine nasıl ulaşabileciğimi açıksası ben de bilmiyordum. İnanın siz de böyle bir çocuğun karşısında onu nasıl eğiteceğinizi bilmede zorlanırdınız.. Çünkü en ufak bir hata, böyle dahi birini bir anda yok edebilir.
   Ve diliyorum ki , ben böyle bir hata yapmamışımdır. yine diliyorum ki , ileride onun aklında hatırlanan olumlu biri olurum ki, bu da onu resme yönelmesini teşvik eder.. Evet.. dilemekten, ve beklemekten başka yapılacak bir şey kalmadı..
    Ve son olarak da..
    Bir gün Murat Cinalioğlu adında birinin sesini duyabilmeyi diliyorum..
 
“Yeryüzüne iyi davranın. 0 atalarınızdan miras kalmadı, onu çocuklarınızdan ödünç aldınız." (Kızılderili Atasözü)

Çevrimdışı duяud♠ğ@

  • DENİZ
  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.227
  • Karizma Puanı: 1284
[/url]

Çevrimdışı 1.618

  • Arkadaş
  • Çalışkan
  • *
  • İleti: 787
  • Karizma Puanı: 370
Ynt: Yorum Öneri ve Eleştirilerinizi bekliyorum
« Yanıtla #17 : 09 Haziran 2008, 22:09:36 »
İlginize teşekkür ederim Deniz Öğretmenim ;

Belirttiğiniz ilgili konuyu okudum. Ve, Türkiye 'deki üstün yetenkli öğrencilerin eğitim durumları maalesef böyle bir durumda.. Özellikle de o üstün yetenek sanatsal alanda olduğunda daha da vahim bir durumla karşılaşıyoruz. Çünkü sanat alanında sadece yetenekli demek yeterli oluyor. Bu yüzden sanat konusunda üstün yetenekli olmanın ne olduğu daha bilinmiyor, ya da bilinmesinin gereği duyulmuyor.
Maalesef okullarımız, teste odaklanmış ve bir yarış halinde..

Ve en önemlisi de aileler..... Aile bir eğitimci değilse, hatta eğitim görmemişse durum daha da kötüye gider.
“Yeryüzüne iyi davranın. 0 atalarınızdan miras kalmadı, onu çocuklarınızdan ödünç aldınız." (Kızılderili Atasözü)