Gönderen Konu: ÖĞRETMEN DEDİĞİN....  (Okunma sayısı 6202 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı yoldaş

  • Moderator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 14.441
  • Karizma Puanı: 4089
  • görsel tasarım uzmanı
ÖĞRETMEN DEDİĞİN....
« : 06 Aralık 2010, 18:56:41 »






ARKADAŞLAR ÖNCE  ÖĞRETMENLER ODASI SİTESİNDE RASTLADIĞIM VE İYİ BULDUĞUM BİR YAZIYI EKLEYEYİM



Hayatta duymaktan rahatsız olduğum tabirlerin başında “kötü öğretmen” tanımlaması gelmektedir. Bir öğretmenin “kötü öğretmen” olabileceğine oldum olası inanmak istemem. Çevremde çocuğumun öğretmeni olmasını istemeyeceğim bir sürü öğretmen olmasına rağmen yine de bu tür bir tanımlama içimi acıtır.

Bir insan nasıl öğretmen olur, iyi bir öğretmen olacağına inanılmıyorsa neden okuldan mezun edilir, bir yıllık hazırlık dönemini başarıyla geçirmemişse stajyerliği neden kaldırılır bir türlü anlam veremem.

Bunda öğretmenliği işsizlikten bir kaçış, devlet babaya bir sığınış olarak görenlerin varlığı etkili midir mesela?

Ne olsa öğretmen oldum, bundan sonra bu mesleği kimse elimden alamayacağına göre neden kendimi yorayım diyenlerin varlığı ya da…

Bu ve benzeri pek çok nedenler sayılabilir elbette. Mesela biz de hızlıca ilk aklımıza gelen nedenleri sıraladığımızda şöyle uzunca bir liste çıkıyor ortaya:

Eğitim fakülteleri öğretmenlik için yeterli formasyona sahip mezunlar vermiyor. Herkesin sıklıkla ifade ettiği bir itiraf vardır:“Öğretmenliği biz öğretmen olduktan sonra okulda öğreniyoruz.”

Öğretmen kendini geliştirmek, yenilemek, tam donanımlı bir öğretmen haline gelmek için çaba göstermiyor. Hizmet içi eğitim kurslarını, yeni kitaplar okumayı, gelişmeleri takip etmeyi, konferans, panel, seminer gibi faaliyetlere katılmayı bir angarya olarak görüyor.

Öğretmenler kitap, dergi gibi yayınları okumuyor. Bir araştırmaya göre öğretmenlerin yüzde 63’ü bazen kitap okurken, yüzde 3’ü hiç kitap okumuyor. Sık sık kitap okuyanların sayısı ise sadece yüzde 34. Bu oranla iyi-kötü öğretmen oranı arasında bir ilişki var mıdır acaba?

Stajyer öğretmen genellikle öğretmenliğe dağ başında bir köyde müdür yetkili öğretmen olarak başlıyor. Uzman bir öğretmenin gözetiminde geçirmesi gereken süreyi tek başına tamamlıyor. Öğretmenliğe girişi biraz acıklı bir hikayeyi andırıyor.

Genellikle genç öğretmenlerin meslek heyecanıyla öğretmenliğin ilk yıllarındaki atılımlarının önü idareciler tarafından kesiliyor. Öğretmen bir süre sonra idarenin ve arkadaşlarının çalışmayanı çalışandan fazla sevdiğini öğreniyor. Ancak, üzerine vazife olmayan işlere karışmamayı öğreninceye kadar burnu oldukça sürtünüyor.

Kurum içinde yapmak istediği ve kurumun alışık olmadığı faaliyetlerin önü mevzuat bahane edilerek kesiliyor. Hiçbir şey yapmamaktan mutlu olanlar için bu bulunmaz bir fırsattır. Çalışalım da başımız belaya mı girsin mantığı burada tutunacak sağlam bir dal buluyor.

Tamamen öğretmenin kendisinden kaynaklanan nedenler, sistemden kaynaklanan nedenlerle birleşince ortaya böyle bir manzara çıkıyor. Genellikle öğretmen kendinden kaynaklanan nedenleri sistemden kaynaklanan nedenlerin bir sonucu olarak görüyor ve topu taca atıyor.

Buraya kadar saydığımız maddeler hemen hepimizin bildiği şeyler. Bunların üzerine sizlerin de ekleyeceği pek çok şey vardır eminim.

İyi öğretmen / kötü öğretmen tanımlamasının hemen her yerde karşımıza çıkan ve öğretmenleri üzen bir tanımlama olduğu bir gerçek.

Bu tanımlama sadece öğretmenleri ve idarecileri üzmekle kalmıyor eğitim sistemimizi de ta derinden yaralıyor.

Bunun önlenmesi, iyi öğretmenle kötü öğretmen arasındaki farkın –kapanması mümkün değil ama- en asgariye indirilmesi için herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır.
………..
Yazdığım yazının pek şık, herkes tarafından alkışlanacak mahiyette ve nezakette olmadığını biliyorum. Ama bu konunun irdelenmesi ve şimdiye kadar konuşulmayanların da konuşulması son derece önem arz etmektedir.

Umarım gelecek yıllar “kötü öğretmen” tabirinin asla kullanılmadığı yıllar olsun.

ALINTI : http://www.ogretmenlerodasi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=68:koetue-oeretmen-olma-hakk&catid=45:etmc-goerueue



ŞİMDİ..... ÖĞRETMEN DEDİĞİN:  kendini (önce kendi branşı çerçevesinde sonra diğer) yenileme imkanlarından faydalanmalı, geliştirmeli, her gün bir önceki günden biraz daha farklı olmalı diye düşünüyorum....hepimiz çok iyi biliyoruzki öğretmenliği mesleğin içinde öğreniyoruz....ama mesleğimizin içine sıkışıp kalmayalım......



düşüncelerimizi paylaşalım  .. 340a







Çevrimdışı emin

  • Uzman
  • *****
  • İleti: 3.172
  • Karizma Puanı: 1096
Ynt: ÖĞRETMEN DEDİĞİN....
« Yanıtla #1 : 06 Aralık 2010, 19:50:06 »
Evet Yoldaş öğretmenim fikirlerinize bütünüyle katılıyorum...Her insan kendini geliştirmeli, değişime, araştırmaya, okumaya eleştiriye açık olmalı.. Ancak öğretmenler bu konuda daha da ileride olmalı, çünkü öğretmenler insan yetiştiriyor. toplumun bu gününden şikayetçiysek bizler bananeci olamayız...

bu alıntı ve fikirlerinizi paylaşımınıza teşekkürler.. +1

Çevrimdışı yoldaş

  • Moderator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 14.441
  • Karizma Puanı: 4089
  • görsel tasarım uzmanı
Ynt: ÖĞRETMEN DEDİĞİN....
« Yanıtla #2 : 06 Aralık 2010, 21:28:06 »
Evet Yoldaş öğretmenim fikirlerinize bütünüyle katılıyorum...Her insan kendini geliştirmeli, değişime, araştırmaya, okumaya eleştiriye açık olmalı.. Ancak öğretmenler bu konuda daha da ileride olmalı, çünkü öğretmenler insan yetiştiriyor. toplumun bu gününden şikayetçiysek bizler bananeci olamayız...

bu alıntı ve fikirlerinizi paylaşımınıza teşekkürler.. +1

teşekkür ederim emin hocam. fikirleriniz ve yorumunuz için.. sağolasınız

Çevrimdışı dbhi

  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 7.078
  • Karizma Puanı: 2256
  • Dünyaya karşı nazik olun...
    • http://alanay-alanaysblog.blogspot.com/
Ynt: ÖĞRETMEN DEDİĞİN....
« Yanıtla #3 : 06 Aralık 2010, 22:37:14 »
sen çok güzel özetlemişsin arkadaşım...karizma engelden sonra...ve teşekkürler bu güzel ve anlamlı paylaşım için..
İyi ki gökyüzünde yıldızlar,Çiçekler şükür ki yeryüzünde...Yoksa kimbilir ne zahmetle toplayabilirdik onları renk renk...Kimbilir nasıl getirilirdi gökyüzünden , sevdiklerimize götürülecek çiçekler!

Çevrimdışı yoldaş

  • Moderator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 14.441
  • Karizma Puanı: 4089
  • görsel tasarım uzmanı
Ynt: ÖĞRETMEN DEDİĞİN....
« Yanıtla #4 : 06 Aralık 2010, 23:16:06 »
sen çok güzel özetlemişsin arkadaşım...karizma engelden sonra...ve teşekkürler bu güzel ve anlamlı paylaşım için..

çok teşekkür ederim arkadaşım. sağolasın ilgine , yorumuna , karizmana

Çevrimdışı yoldaş

  • Moderator
  • Üstad
  • *
  • İleti: 14.441
  • Karizma Puanı: 4089
  • görsel tasarım uzmanı
Ynt: ÖĞRETMEN DEDİĞİN....
« Yanıtla #5 : 06 Aralık 2010, 23:24:43 »
ne mutlu " öğretmenlik mesleğini vicdanen iyi yapıyorum"  diyenlere 

Çevrimdışı auguste

  • Çalışkan
  • ****
  • İleti: 869
  • Karizma Puanı: 54
Ynt: ÖĞRETMEN DEDİĞİN....
« Yanıtla #6 : 07 Aralık 2010, 16:02:13 »
Kurum içinde yapmak istediği ve kurumun alışık olmadığı faaliyetlerin önü mevzuat bahane edilerek kesiliyor. Hiçbir şey yapmamaktan mutlu olanlar için bu bulunmaz bir fırsattır. Çalışalım da başımız belaya mı girsin mantığı burada tutunacak sağlam bir dal buluyor.

Tamamen öğretmenin kendisinden kaynaklanan nedenler, sistemden kaynaklanan nedenlerle birleşince ortaya böyle bir manzara çıkıyor. Genellikle öğretmen kendinden kaynaklanan nedenleri sistemden kaynaklanan nedenlerin bir sonucu olarak görüyor ve topu taca atıyor.
 çok doğru
 

teşekkürler öğretmenim paylaşımlara +1 engel sonrasında