Gönderen Konu: SAVAŞAN TANRILAR – EZOTERİK SIRLAR  (Okunma sayısı 2746 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.631
  • Karizma Puanı: 1012
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
SAVAŞAN TANRILAR – EZOTERİK SIRLAR
« : 05 Ekim 2008, 16:34:41 »

SAVAŞAN TANRILAR – EZOTERİK SIRLAR

Uranos çocuklarını doğdukça yerin derinliklerine atıyor, oraya hapsediyordu. Gaia kocasından yaptıklarının öcünü almaya karar verdi. Kronos da annesine yardım edeceğini söyledi.

Kronos geldi. Tırpanla babasını hiç acımadan biçti. Vücudunun kanlı parçalarını denize attı. Babasına ilk tırpanı attığı zaman açılan müthiş yaralardan sızan siyah kan damlaları yere damlayınca yenilmez Erinyesler (hiddetler), korkunç Geantsler (devler) doğdular.

Uranos düştükten sonra, Kronos kâinatın efendisi oldu. İlk iş olarak Titanları (Şeytani Devler) zindandan çıkardı. Onun saltanatı zamanında yaradılış devam etti: Baht, uyku, düş, alay, acı, şikâyet, öç, hile, kızgınlık, nifak, fenalık, şüphe meydana geldi.


Mitolojinin bu bölümü, mükemmeliyetten aşamalı bir şekilde uzaklaşılışı anlatır. Bizim devremiz insanlığının içinde bulunacağı devre nasıl aşamalı bir şekilde gelindiği hikâyeleştirilerek burada ele alınmıştır. Uranos’un yerin derinliklerine çocuklarını atmasıyla başlayan ve devam eden bir aşağı iniş yani düşüş teması işlenmiştir. Yunan Mitolojisi’nde anlatılan bu hikâye iki anlama gelir.

Birincisi bizim devremiz insanlığının içinde bulunduğu özellikler.

İkincisi ise inisiyatik bir çalışmaya girecek olan adayın terk etmek zorunda bulunduğu duygu ve düşünceleri.
Mitolojide kullanılan bir inceliğe daha dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Kronos: Zaman Tanrısı’dır. Kainatın idaresini Kronos’un ele almasıyla birlikte aşağı inişin şiddetlenerek devam ettiği görülmektedir. Yani zaman ilerledikçe mükemmeliyetten uzaklaşıldığı bilgisinin, mitolojik bir anlatımıyla karşı karşıya bulunmaktayız.

Ateş, arınmanın sembolü olarak ele alınır. İnsanlardan yasak edilmesi, insanların şuursuz yaşayacakları bir devrin başlangıcı demektir. Yani arınma imkânı bulamadan, çeşitli alışkanlıklar ve bağımlılıklarla yaşanılacak bir devir kastedilmektedir.

Olimpos tanrılarından Prometheus ilk insanı balçıktan yarattı. Daha sonra Hephaistos’un alevler fışkırtan ocağına yaklaştı, kızgın ateşinden bir kıvılcım aldı, elindeki sopanın içine sakladı. Ve onu ilahi bir armağan olarak insanlara götürdü. Ateşe kavuşan insanlar zavallılıklarını unutarak gurura kapıldırlar. Tanrılarla kendilerini eşit tuttular. Onlara karşı olan ödevlerini unuttular. Zeus bu şımarık mahlûkların böyle yapacaklarını bildiği için kutsal ateşten onları mahrum bırakmıştı. Zeus Prometheus’a çok kızdı. Onu Kaf Dağı’nın en tepesine gönderdi. Ayaklarına kollarına zincir geçirtti.

Dünya üzerindeki mitolojilerin ve dinlerin kullandıkları ortak temalardan bir tanesi de “İnsanlığın Balçıktan Yaratılması”dır. İnsanın balçıktan yaratılması, insanın bedensel olarak dünya üzerinde mevcut olan temel maddelerden özel olarak bir laboratuarda meydana getirilmesi kastedilir. Yani karbon, Hidrojen, Azot ve Oksijen… Bu sembol aynı zamanda insanın ikili yapısının da bir ifadesidir. Bu yapısı Ruh ve Madde’den oluşmaktadır. Bir yanıyla dünyaya ait ama bir yanıyla göklere ait…

Kur’an-ı Kerim’de de aynı sembol kullanılmıştır. Burnuna nefes üflenmesi ise dünya maddesinden oluşturulan fiziki bedenin, ruhsal bir enerjiyle canlılık kazanması anlatılmıştır.








Gizli Sırlar Öğretisi-Ergun CANDAN Sınır Ötesi Yayınları Sf: 146








« Son Düzenleme: 05 Ekim 2008, 20:11:15 Gönderen: SERM »
"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana

Çevrimdışı B૯ηбüL

  • Moderator
  • Uzman
  • *
  • İleti: 4.330
  • Karizma Puanı: 1631
    • seyfullah sünbül
Ynt: SAVAŞAN TANRILAR – EZOTERİK SIRLAR
« Yanıtla #1 : 04 Nisan 2011, 11:36:20 »
teşekkürler şermincim +1

Çevrimdışı dbhi

  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 7.078
  • Karizma Puanı: 2256
  • Dünyaya karşı nazik olun...
    • http://alanay-alanaysblog.blogspot.com/
Ynt: SAVAŞAN TANRILAR – EZOTERİK SIRLAR
« Yanıtla #2 : 08 Nisan 2011, 00:49:25 »
teşekkürler sevgili şermin...
İyi ki gökyüzünde yıldızlar,Çiçekler şükür ki yeryüzünde...Yoksa kimbilir ne zahmetle toplayabilirdik onları renk renk...Kimbilir nasıl getirilirdi gökyüzünden , sevdiklerimize götürülecek çiçekler!

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.631
  • Karizma Puanı: 1012
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
Ynt: SAVAŞAN TANRILAR – EZOTERİK SIRLAR
« Yanıtla #3 : 10 Nisan 2011, 11:19:21 »
ben de ilgi ve yorumlarınıza teşekkür ederim... :)
"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana

Çevrimdışı yoldaş

  • Yönetim K.Ü
  • Üstad
  • *
  • İleti: 14.441
  • Karizma Puanı: 4089
  • görsel tasarım uzmanı
Ynt: SAVAŞAN TANRILAR – EZOTERİK SIRLAR
« Yanıtla #4 : 10 Nisan 2011, 20:49:28 »
teşekkürler arkadaşım paylaşım için

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.631
  • Karizma Puanı: 1012
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
Ynt: SAVAŞAN TANRILAR – EZOTERİK SIRLAR
« Yanıtla #5 : 13 Ağustos 2011, 14:30:02 »
teşekkürler ilginize... :)
"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana