Gönderen Konu: İKİ FARKLI KÜLTÜRE AİT ESER KARŞILAŞTIRMASI  (Okunma sayısı 22773 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı lüƃǝşʎɐ

  • Ayşe+:)
  • Moderator
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.575
  • Karizma Puanı: 1292
İKİ FARKLI KÜLTÜRE AİT ESER KARŞILAŞTIRMASI
« : 08 Nisan 2008, 20:57:48 »

İKİ FARKLI KÜLTÜRE AİT ESER KARŞILAŞTIRMASI

Seçilen eserlerden ilki Mezopotamya uygarlığına ait "Naram-sin" kabartmasıdır. İkinci eser Geç Hitit uygarlığına ait "Savaş Arabası"    adlı kabartmadır.

Fatma Yaşam Bar





« Son Düzenleme: 20 Ocak 2009, 21:44:52 Gönderen: :) »

Çevrimdışı lüƃǝşʎɐ

  • Ayşe+:)
  • Moderator
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.575
  • Karizma Puanı: 1292
**İKİ FARKLI KÜLTÜRE AİT ESER KARŞILAŞTIRMASI**
« Yanıtla #1 : 08 Nisan 2008, 20:59:18 »
  GENEL BİLGİLER

MEZOPOTAMYA SANATI:Mezopotamya Sanatını tanımak için sanatın temelini oluşturan etkenleri analiz etmek gerekir. Bu etken coğrafi bölgeye bağlıdır. Mezopotamya, Dicle ve Fırat nehirleri arasında yer alır; adı da iki nehir arası anlamına gelir. Mezopotamya'da birçok kavim yaşamıştır. Bunlar; Sümerler, Akadalar, Asur ve Kabillerdi (Babil). Kavimler birbirleriyle kültürel bir etkileşim içine girmişlerdir. Kurucu kavim Sümerlerdir, çivi yazısını kullanmışlardır. Akadalar Sümerlerin tam bir takipçisi olmuştur.

Uygarlığın başlangıcı olarak İ.Ö. 4000 yılları kabul edilir. İnşa edilen tapınak ve yapılan eserler bu zamanlamayı gösterir. Uygarlığın bitimi İse İ.O. 331 Büyük iskender'in fetih yıllarına rastlamaktadır.

Uzun bir zaman diliminde bir çok kavim olmasına karşın kendilerine has özelliklerini kaybetmemişlerdir. Mezopotamya uygarlığına ait eserler aynı zaman diliminde yaşamış olan Mısır, Yunan, İran kavimlerinin ürünlerinden çok farklıdır.

Mezopotamya sanatı halkın hizmetinde gelişmiş, dini inançların göstergesi olan bir sanattı. Sanatçılar isimlerini duyurmak gibi bir kaygı taşımıyordu. Kişisellilikten uzak, halka açık, bağımsız olmayan bir sanat vardı.
 Mezopotamya'da taş üzerine rölyef çalışmaları çok büyük bir gelişim göstermiştir. Rölyeflerdeki öyküler dini ya da günlük hayat içerikli olmak kaydıyla toplum içerisindeki büyük olaylar anıtını oluşturmaktaydı.

Perspektif eksikliği Mezopotamya sanatının önemli bir özelliği idi. İnsanları ve eşyaları oldukları gibi değil boşluk içinde göründükleri gibi göstermeye dikkat etmişlerdir. Bu yüzden düşüncenin görüntüden üstün olduğu beyinsel bir sanat dalından söz edilmektedir. İnsan gövdelerinin betimlemesinde uzaklık yakınlık durumu ortadan kalkmaktadır. Kişilere verilen öneme göre büyüklük küçüklük tayini yapılmıştır. Tanrı kraldan, kral halktan, halk da düşmandan üstündür. Bundaki amaç gözle görülenin yetersiz olması ve gerçeğin yansıtılmaya çalışılmasıdır.

Mezopotamya Sanatı ile Mısır Sanatı ve Yakın Doğu Sanatlarının gösterdiği benzerlik genel bir benzerliktir.

Taş üzerine yapılmış Mezopotamya rölyefleri dört ana gruba ayrılır. Levha, plaka, kaya ve duvardır. Levhalar Sümerler zamanında ortaya çıkmış ve

bazı olayların anısına yapılmıştır. Değişmeyen semboller ile gerçeküstü olayları yansıtırlar. Levhalarda kalabalık sahne adı verilen öyküsel anlatım türü de yaygındır. Levhalarda tüm macera özet olarak anlatılır.

Sümerler döneminde yaygın olan, sonradan kullanılmayan plaka rölyefler tamamen bağımsızdır. Bunlar asılarak kullanılmak üzere yapılmış ortası delikli taş plakalardır. Dini törenleri konu alırlar.

Kaya rölyefleri tarihi olayların anısına yapılmışlardır. Bunlar daha sonra dağlara yapılmıştır. Mezopotamya rölyef sanatının özgün tarzını oluşturan unsur; kral, halk ve düşmandan oluşan kompozisyonlardır.

GEÇ HİTİT SANATI:Hattuşaş'ın M.Ö. 1200 yıllarında tahrip edilmesinden sonra Anadolu'da Hitit kültürü yaşamını yitirir. Fakat Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Mezopotamya'da Hitit geleneği sürer. Hattuşaş'ta, Alacahöyük'te ve daha birçok Anadolu yöresinde tanınmış sanat eserleri farklı biçimlere bürünür.

Anadolu'daki çeşitli kent devletçiklerinde başlıca dört stil görülür.
1-   Geleneksel Hitit Stili
2-   Asur etkisi gösteren Geç Hitit Stili
3-   Asurlaşmış Geç Hitit Stili
4-   Aramlaşmış ve Fenikeleşmiş Geç Hitit Stili

M.Ö. 950 ve 850'de yeni stiller Hititlerde görülmeye başlıyor. Konular değişmiştir ve din dışı konular da işlenmiştir. Sıradan insan tasvirlerine yer verilmiştir. Çok figürlü kompozisyonlar çoğunlukla profilden işlenmiştir. Stilde yabancı kültür etkileri vardır. Bunlar Asur, Araml, ve Fenike etkileridir. Taş bloklar kayaların yerini almıştır. Gömü taşlar vardır. Kargamış, Zincirli, Malatya-Aslantepe, Sakçagözü ve Karatepe'de yapılan kazılarda bu dönemin önemli eserleri açığa çıkarılmıştır.

Geç Hitit sanatında mimari ve yontuculuk birlikte uygulanmıştır.

Anadolu'daki en önemli geç Hitit kentlerinden biri olan Kargamış'ın önemi Anadolu, Mezopotamya ve Mısır'ı birbirine bağlayan yolların kavşak noktasında olmasıdır. Kabartmalar üzerinde tanrıça Kubaba için yapılan dinsel törenler, veliahtlık sahneleri, Asur ile yapılan savaşın zafer sahneleri, tanrı ve tanrıçalar, karışık varlıklar betimlenmlştir. Süslü başlıklar, boynuzlu takkeler önemli kişiler için kullanılmış simgelerdir. Figürlerde İri göz, iri burun, detaylı saçlar görülür. Figürlerin ellerindeki objeler semboliktir. Önemli kişilerin sembolleri sıradan insanlarınkinden farklıdır. Halktan insanların ellerindeki semboller uğraştıkları iş ile ilgilidir. Arami stilini genellikle kaba, ayrıntısız, kütlesel formdan anlarız. Asur stili süslemeci ve detaycı stildir. Kargamış eserlerinde genellikle Asur ve Aram etkisi bir arada görülür.


« Son Düzenleme: 08 Nisan 2008, 21:17:12 Gönderen: kybele »

Çevrimdışı lüƃǝşʎɐ

  • Ayşe+:)
  • Moderator
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.575
  • Karizma Puanı: 1292
**İKİ FARKLI KÜLTÜRE AİT ESER KARŞILAŞTIRMASI**
« Yanıtla #2 : 08 Nisan 2008, 21:03:51 »



BETİMLEME:

"Naram-sin" kabartmasında dağa tırmanan bir kral ve askerleri ve kralın ayakları altında ezdiği düşmanları görülmektedir. Eserde ağırlıklı olarak organik formların yanında geometrik şekillerde kullanılmıştır.
Kabartma çizgisel olarak düşünüldüğünde eğik ve dikey çizgiler bir arada kullanılmıştır. Kabartmada taşın doğal pürüzlü dokusu ile birlikte formların oluşturduğu yapay doku bir arada görülebiliyor.

"Savaş Arabası" kabartmasında, atlı savaş arabasında iki asker görülüyor. Askerlerden birinin elinde ok ve yay bulunmaktadır. Atın altında çıplak bir figür görülmektedir.

Kabartmadaki ana tema savaş sahnesi olarak betimlenebilir. Eserde eğri ve düz çizgiler görülmektedir. Organik ve geometrik şekiller bir aradadır. Kabartmada taşın doğal pürüzlü dokusu yanında askerlerin saç detayları ve arabanın üzerindeki geometrik şekiller yapay bir doku oluşturmaktadır.

ÇÖZÜMLEME:

"Naram-sin" kabartmasında kompozisyon üçgen olarak düzenlenmiştir. Yukarıdan aşağı doğru bir yığılma görülmektedir. Figürlerde yakın uzak, ön arka ilişkisi verilmemiştir. Derinlik yoktur. Kabartma ağır bir görünümdedir. Figürlerin karmaşıklığı dışında kralın vurgulanması için boşluk kullanılmıştır. Kabartma taş blok üstüne yontularak yapılmıştır.

"Savaş Arabası" kabartmasında şekiller kesişen dikey ve yatay bir kompozisyon ile oluşturulmuştur. Ancak ön arka ilişkisi ve perspektif tam olarak hissedilemez. Eserde boşluk azdır. Sahne taş blok üzerine nerdeyse tamamen yerleştirilmiştir. Kabartma yontma tekniği ile yapılmıştır.

YORUMLAMA:

Naram-sin kabartmasında zafer kazanmış bir kral görülmektedir. Dağa tırmandığı sırada kralın düşmanlarının önüne düşmesi ve askerlerin kralı izlemesi sahnesinde elde edilen zafer anlatılmaktadır. Macera bu levhada özet olarak anlatılmıştır. Kabartmada kral diğerlerinden hem daha yüksekte, hem de daha büyük görülmektedir. Figürler arasında görülen ağaç bereket sembolü olarak yorumlanabilir. Bu levha günümüzde Mezopotamya sanatını tanımak, kültürünü anlayabilmek ve toplum yapısı hakkında bilgi sahibi olmak açısından önemlidir. Eser yapıldığı dönemde bir destanı anlatan anıtsal rölyeftir. Kralın zaferi, elinde tuttuğu ok ve düşmanın boğazına dayadığı ayağı ile vurgulanarak anlatılır.
 
Kralın gücü kanıtlanmış ve sonraki kuşaklara da aktarılması İstenmiştir ki bir daha başkaldırılar, krala karşı isyanlar olmasın.

"Savaş Arabası" kabartmasında at arabasında İki kişinin atları İle bir insanı ezmesi görülüyor. Arabadaki Hititli figürler bir Asur askerini ezerken görülüyor. Figürlerin saç ve sakal işlemelerinde farklılıklar vardır. Bu kabartma Hititliler tarafından yapılmıştır, kendilerinin ayırt edilebilmesi için Hititli figürler imparatorluk stilinde işlenmiştir.

Kabartma Hititlerin sanatında tarz değişiminin rahat bir şekilde gözlenmesi bakımından önemlidir. Kendi geleneksel stilleri yanında etkisi altında kaldıkları Asur ve Arami etkilerini de görüyoruz. Bu kadar kuvvetli bir etki yanında kabartmayı Hititlerin dış baskılara direnmesi olarak yorumlayabiliriz. Kendi geleneklerini sürdürme isteğindedirler diyebiliriz. Fakat Hitit sanatı geleneksel stilini koruyamamış, etkilerle sürekli değişmiştir. İncelenilen iki eserde, yapıldıkları dönemde yaşanılan olayların açık bir tasviri vardır. Mezopotamya kabartmasında toplum içinde yaşanılan olay hiyerarşiye uygun bir şekilde biçimlenerek karşımıza çıkar. İşleniş Mezopotamya uygarlığının değişmeyen stilindedir.

Savaş Arabası kabartmasında Hititlerin Asurlulara karşı bir zafer kazandığın^ görüyoruz. Hiyerarşi yoktur, farklı kültürde eşit insanların birbiriyle mücadelesi sonunda kazanılan zafer vardır. Fakat Hitit uygarlığına ait korunabilmiş bir stil söz konusu değildir.

iki eser de anıtsal niteliklerdedir. Hikayeler özet şeklindedir diyebiliriz, ikisi de tarihi belge niteliğindedir.

Mezopotamya kabartmasında önemli olan anlatımdır. Mezopotamyalı sanatçılar anlatıma estetikten daha fazla önem verdikleri için şekil kaygıları olmamış ve şekillerin genel özelliklerini uzun yıllar koruyabilmiştir.

Geç Hitit sanatında ifade şekilleri sürekli bir değişim göstermiştir. Figürler birbirleri ile etkileşim içine girdiğinden farklılıkların olmasına dikkat edilmiştir. Bu da zamanla bir çok stilin sanata yansımasına sebep olmuştur. Anadolu'da birçok kültürün yaşamış olması da en büyük etmenlerden biridir.

YARGI:

Karşılaştırılması yapılan bu iki eserin değeri, tarih öncesinde var olmuş Mezopotamya ve Geç Hitit uygarlıklarının toplum hayatı ve kültürlerinden izler taşımasından gelir. İki eser de belli bir sanat kuramına dahil edilemez. Sadece kendi yapım üslupları ile değerlendirilebilir.

Ancak şu yargıya da varmak mümkündür, iki eserde de sanatçılar belli bir olayı en doğru biçimiyle, gerçeğe yakın olduğu anlaşılan şekillerde anlatmaya çalışır. Bu da bizi yansıtmacı sanat kuramına götürür.

                                                                                                   
                                                                                                          Fatma Yaşam Bar , 2002
« Son Düzenleme: 20 Ocak 2009, 21:45:31 Gönderen: :) »

Çevrimdışı ƒĬřŲżξ

  • Arkadaş
  • Uzman
  • *
  • İleti: 2.365
  • Karizma Puanı: 410
**İKİ FARKLI KÜLTÜRE AİT ESER KARŞILAŞTIRMASI**
« Yanıtla #3 : 08 Nisan 2008, 21:13:31 »
çok işimize yarayacak bir paylaşım ayşegülcüm teşekkürler+1 560a

Çevrimdışı lüƃǝşʎɐ

  • Ayşe+:)
  • Moderator
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.575
  • Karizma Puanı: 1292
**İKİ FARKLI KÜLTÜRE AİT ESER KARŞILAŞTIRMASI**
« Yanıtla #4 : 08 Nisan 2008, 21:22:41 »
çok işimize yarayacak bir paylaşım ayşegülcüm teşekkürler+1 560a

işinize yaramasına sevindim teşekkürler muyesser öğretmenim.  110b
« Son Düzenleme: 03 Haziran 2008, 17:24:38 Gönderen: kybele »

Çevrimdışı berksoy

  • dilek
  • Aktif Üye
  • **
  • İleti: 245
  • Karizma Puanı: 15
**İKİ FARKLI KÜLTÜRE AİT ESER KARŞILAŞTIRMASI**
« Yanıtla #5 : 08 Nisan 2008, 21:29:25 »
Ayşegül öğretmenim paylaşım için teşekkür ederim  560a  560a

Çevrimdışı lüƃǝşʎɐ

  • Ayşe+:)
  • Moderator
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.575
  • Karizma Puanı: 1292
**İKİ FARKLI KÜLTÜRE AİT ESER KARŞILAŞTIRMASI**
« Yanıtla #6 : 08 Nisan 2008, 21:46:21 »
İnşallah işinize yarar dilek öğretmenim.Ben de teşekkür ederim.  110b