Gönderen Konu: Bir Sanat Yapıtını Çözümlemek (Ali Avni Çelebi-"Maskeli Balo" )  (Okunma sayısı 13680 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı lüƃǝşʎɐ

  • Ayşe+:)
  • Moderator
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.575
  • Karizma Puanı: 1290

"Maskeli Balo" (1) Üzerine Düşünceler ve Varsayımlar...


Gerçekleştirilişinin 70. yılında Türk Resminin üzerinde en çok konuşulan yapıtlarından birisi olan Ali Avni Çelebi'nin "Maskeli Balo" (1928, 138x186 cm, t.ü.y.b., M.Ü.İ.R.H.M.) yapıtını ele almak istiyorum... Bu yapıt tam bir yıl önceki Mimar Sinan Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi Koleksiyonu'na ilişkin yazımda üzerinde durduğum 12 yapıttan birisi idi. Eylül 1998 tarihli "Türk Resminin Başyapitlari" incelememde de seçtiğim yapıtlar arasında yer almaktaydı... 4 Aralık 1998 günü 8. İstanbul Sanat Fuarı'ndaki "75 Yılda Türk Resminin Başyapıtları" konulu panelde de Sn. Kemal İskender'in üzerinde durduğu üç yapıttan birisi idi... Ne var ki, gerçekleştirilişinden ve ilk sergilenişinden bu yana 70 yıl geçmesine karşın, yazılı metinlerde bu yapıt üzerine kapsamlı bir çözümleme çabasına rastladığımızı söylemek zordur. Örneğin Sn. Gönül Gültekin'in 1984 tarihli "Ali Çelebi"(2) kitabında, "Maskeli Balo (1928) tablosunda kübist yorum, form ve düzen ile yapı sağlamlığı bakımından daha önde değerlendirilmiştir. Renk, düzeni yönünden, her iki anlayışın dengeli olarak verildiği görülür" ifadelerine yer verilmiştir; bu ise o devirde üretilen bir çok tablo için kullanilabilecek nitelendirmeler olup, yapıtın çağdaşı ressamları şaşırtan özelliklerinin incelenmesini içermemektedir... Konuya ilişkin şu anlatımda da olduğu gibi: "1926-1927 yılları arasında yaptığı yağlıboya çalışmalarında, insanın büyük kent yaşamındaki ruhsal doyumsuzluğu, duygulu ve hüzünlü iç gerçeklikleri, çeşitli karşıtlıklar içinde işlenmiştir. 'Vitrin' (1926), 'Maskeli Balo' (1928), 'Berber' (1931) düzenlemeleri gibi..."(3) Nurullah Berk'in yapıta ilişkin değerlendirmeleri de ne yazık ki aynı çizgidedir: "Maskeli Balo (1928) çizgi istifi, figürlerin dinamizmi, kâh olgun kâh sert renklerin uyumu bakımından, Türk resminde açılan yeni bir çığırın habercisi..."(4) Mayıs 1928 tarihli Vakit gazetesinden yapıtın ilk sergileniş tarihindeki yazısında aynı yazar, "Maskeli Balo Türk Resmine inşaaci bir tasa getirmişti" diyor ve Ali Avni'yi Alman Dışavurumculuğunun bir üyesi olarak yorumluyordu.(5)
İnceleyeceğimiz yapıta ilişkin bu ilk alıntıların baştaki savımızı yeterince delillendirdikleri düşüncesi ile, resmin incelenmesinin yöntemleri konusuna ve başyapıt kavramına açıklık getiren bir metni araya girmenin yararlı olacağı düşüncesindeyim:

"BAŞYAPIT KAVRAMI
"Başyapıt" (Masterpiece) zaman içerisinde eleştirel irdelemelerin onurlandırdığı, önemli bir sanatçının "estetik" yetkinliğinin doruğu olarak kabul edilen bir işidir. Deyimin kaynağı, "usta-çırak" temeline dayalı eğitim sistemli Avrupa'nın ortaçağ loncalarınca bir alanda üst düzeyde başarı gösteren birine atfedilen "master" (usta) ünvanından kaynaklanmaktadır. Başyapıtlar; aynı kategori, dönem, stil veya ekollerdeki yapıtların karşılaştırılmalari ile belirlenmişlerdir. Bunlar bilge kişilerce o derece değerli tutulurlar ki, bir dönemin en iyi bilinen ve dolayısıyla da en etkili işleri olurlar ve bazen de başka nitelikli işleri gölgelerler...
... Yargılarda bulunmadan önce, her sanat yapıtı düşünülerek ve belki de araştırılarak incelenmeyi hakeder ki, bu da zaman alır. Önce yapıtın içerisinde neyin olup bittiğini belirlememiz gerekir. "Konu"nun "bizim" için ne anlama geldiğini anlamamız gerekir. Ondan sonra her bir tepkimiz üzerinde tekrar düşünmeli, yapıtı tekrar incelemeli ve tümüyle kişisel ilişkilendirmelerimizi, sanat yapıtında kanıtları olan daha nesnel tepkilerimizden ayırmalıyız. Bu süreç sanat yapıtını parçalara bölmeyi içerir -malzemeler, kompozisyon ve işçilik gibi, ki her birinin bütüne nasıl katkıda bulunduğunu görebilelim... O zaman sanatçının niyetinin ne olduğuna dair bir varsayım kurgulayabiliriz- resim adlarının imalarından da yararlanarak...
Bir yapıta uygun "context"e (öncesi ve sonrası içerisinde - sıyak-u sebak) de bakılmalı ve geldiği kültüre ilişkin ek bilgiler araştırılmalıdır. Onu hem benzer olduğu hem de farklı olduğu işlerle karşılaştırmaya gereksinmemiz vardır. Bir sanatçıya ait çok sayıda yapıt görerek zaman içerisindeki gelişimi izlemek gerekir - tüm inceliklerini anlayabilmek için tek bir stil içerisindeki çok sayıda işi veya aynı konuyu ele alan değişik kültürlerden farklı sanatçıları karşılaştırmak gerekebilir.
Bir sanat yapıtının bize ne açıkladığını, sunduğunu -değerlerini- de ele almamız gerekir. Herhangi bir biçimde bizi zenginleştiriyor mu, bize bilmemiz gereken bir şeyi mi veya bir şeyi yeni bir tarzda mı söylemektedir ? Hem aklımızda, hem duygularımızda uyarılar nedenlemekte midir? İçeriği önemli veya derin görünmekte midir? Ve en önemlisi, zaman içerisinde ilgimizi çekmeye devam etmekte midir? (6)"

Yapıtın incelenmesine girişirken, Sn. Kıymet Giray'ın aşağıdaki satırlarının dikkat çekici olduklarını ve bize yararlı bir ipucu sağladıklarını düşünüyorum... "..... August Macke'nin (1887-1914) şapka dükkanlarinda yogunlaşan, fütürist bir yaklaşimla ürettigi ve bir seri oluşturan "vitrin" resimleri, konu beraberligi açisindan Ali Çelebi'nin "Vitrin" resmini çağrıştırabilir..."(7) Ali Avni 1904 doğumlu olduğuna göre "Vitrin"i yaptığında 22, "Maskeli Balo"yu gerçekleştirdiğinde ise en fazla 24 yaşindaydi, ve bu iki önemli yapıtta da Almanya'nın, Münih'in etkilerini aramak yanlış olmasa gerektir. "Maskeli Balo"daki üstü çıplak altı şeffaf eteklikli figürün ilk akla getirdiği ressam Otto Dix'tir, ve sayfalarını çevirdiğim bu sanatçıya ilişkin kitapta garip bir rastlantı ile yine 1927-1928 tarihli bir resme takılıyorum: Dix'in en önemli yapıtlarından birisi olan "Metropolis" triptiği. Belki yalnızca bir varsayım ama, Çelebi'nin resminin esin kaynağının bu çalışma olabileceğini düşünüyorum; ancak onun son derece özgün bir senteze ulaşarak bu yapıtı bazı tavırlarının çıkış noktaları olarak kullanmakla yetindiğini hemen belirtmekte yarar var. Dix'in 1923 tarihli "Yaşli Çift" yapıtının da sağdaki ikili figür için çıkış noktası olduğu da belki varsayılabilir. Otto Dix "Metropolis"inin orta panosundaki bazı figürler için yakını kimseleri kullanmıştır; Ali Avni'nin "Maskeli Balo"sunda ise solda en önde, yerde iskambil falı açan figürün profili şaşılacak denli kendisine, sağdaki çıplak kadına sarılmış çıplak erkek figürü de şaşılacak kadar Zeki Kocamemi'ye benzemektedirler.(8 ) "Metropolis" triptiğinden pek çok öğenin yorumlanarak "Maskeli Balo"ya taşındığı söylenebilir, örneğin: Soldaki müzisyenlerin koyu lekesi/soldaki maskesi elinde yukarı bakan adam, danseden çift (kadınla erkek yer değiştirmişlerdir, ama kadının temel pozu benzeşmektedir), sağdaki elinde tüy tutan ile/yine sağdaki yelpaze ile yüzünü saklayan, sağ panodaki sütunlar/iki yandaki totem gibi direkler, sağ panodaki Çinli kadın ile/soldaki Çinli çift, sağ panodaki öndeki kadının giysisinin dış biçimi ve rengi ile/totem/sütunların tepeleri, her iki yapıttaki maskeler vb...(9)


Otto Dix
"Metropolis" triptik 1927-28
tahta üstüne karışık teknik 181*402 cm.
Stuttgart Şehir Galerisi


Dört yıl kaldığı Münih'ten 1927'lerin Konya'sına dönüş yapan Ali Avni'nin 19 ila 23 yaşları arası yaşadığı Münih günlerini, Zeki Kocamemi ile dostluğunu, ülkesi ile Almanya'nın bir karşılaştırmasını, henüz rastlayamadığı veya karşılık göremediği bir sevgiliye özlemini (Pano'daki maskesini çıkarmış sarışın kadın), kadın erkek ilişkilerindeki karşıtlıkları, çeşitlilikleri ve rahatsızlıkları tek bir yapıtta ele aldığını söylemek yanlış olmasa gerek diye düşünmekteyim. Bu arada Kocamemi'ye de hınzırca takıldığı söylenebilir... Şehveti yaşayanlar, kimseyi umursamadan dansedenler, yaşadıklarından pişman olanlar, maskesini çıkarmış kadere meydan okuyanlar, tahta perdenin gerisinden vitrindekileri seyredenler, onları rahatsız edenler... Almanya'nın iki savaş arası dans çılgınlığı dönemini de, bu ortamda resmin ve yaşamın gizlerini çözmeye çalışan genç iki arkadaşın serüvenini de özetlemektedir "Maskeli Balo"...
Ressamın başyapıtının etkileyiciliğinin kaynağını bu 4 yıllık yaşantının yoğunluğunun duyumsanmasında olduğu kadar, hem Münih'e gidişinde hemde ülkesine dönüşünde "kültür şoku"na uğrayan Ali Avni'nin bu karşıtlığı dile getirişinin ustalığında da aramak yanlış olmasa gerektir... Sanatçının yaşamının sonraki yıllarında benzer bir yapıt gerçekleştirmemiş olması, bu yapıta özgü oluşma koşullarının ve yapıtın geçiş dönemi niteliğinin önemini vurgulamaktadır; bu da savlarımın ve varsayımlarımın nesnelliğinin belli ölçüde kanıtlanması anlamına gelmektedir belki de... Yapıta ilişkin somut bilgi ve saptamaları olanların tartışmaya katılmalarının yararlı olacağı düşüncesindeyim...

Haşim Nur Gürel

* * *

(1) 8. İstanbul Sanat Fuarı'ndaki "75. yılda Türk Resminin Başyapıtları" panelinde bir sergide bu resmin "Bar" başlığıyla da sergilendiği Sn.Turan Erol tarafından dile getirilmiştir. (2) Türkiye İş Bankası Yayınları; Türk Ressamları Dizisi: 4; S. 34.
(3) a. g. e. -S. 36
(4) a. g. e. -S. 56
(5) a. g. e. -S. 15
(6) "Key Art Terms for Beginners" ,Philip Yenawine, Harry N. Abrams Inc. Publishers, 1995, S.146-149
(7) Kıymet Giray; Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği, Akbank Y. S. 59.
(8 ) Bedri Rahmi, Kocamemi üzerine bir yazısında onun el şakasından hoşlandığını yazar. (Muhit Dergisi, 11 Aralık 1947); bu poz ile bu saptamanın uyum içerisinde olduğu söylenebilir.
(9) Bir başka olasılık -zayıf olmakla birlikte- her iki ressamın da benim bilmediğim üçüncü bir resimden etkilenmeleri veya yalnizca faşing eğlencelerine ilişkin gözlemlerinden yola çıktıklarıdır, Otto Dix'in bu dönem resimlerinde klasik resim kompozisyonlarindan yararlandığını bilmemize karşın. Bu konu üzerine Sn. Kıymet Giray "Maskeli Balo"nun esin kaynağını ressamına sorduğunu ve rahmetli Ali Çelebi'nin resmi faşinglerden yaptığı eskizlerden gerçekleştirdiği yanıtını verdigini anımsamaktadır. Ne var ki, Ali Çelebi'nin 1930'da Almanya'ya hocası Hoffman'ın yanına tekrar gittiğini ve 1931'e kadar yine Münih'te olduğunu bildiğimizden 1927-1930 döneminde kendisinin Almanya ile bağlarini sürdürdüğünü de varsayabiliriz. Bu arada Almanya'daki sanat olaylarindan, önemli sergilerden ve önemli yapitlardan da haberdar olmuş olabilir. "Metropolis"in ve "Maskeli Balo"nun hangisinin önce gerçekleştirildiğini tam olarak saptamanın önemi ortadadır. Bu yazı tüm soruların cevaplarını ortaya koymak iddiasinda değildir; yalnızca Türk Resminin önemli bir başyapıtına ilişkin 70 yıldır sorulmamış soruları, düşünülmemiş varsayımları ortaya atmak iddiasındadır. Önemli olan konuya ilgi duyan, bilgisi, belgesi olanlarla birlikte, Türk Resminin Başyapıtlarını tek tek ele alarak en azından "Context/Form/Process/Mood" (Öncesi ve Sonrasi/Biçem/Gerçekleştirilme Süreci/Atmosfer) düzlemlerinde onlari çözümleyebilip, yetişen genç sanatçı kuşaklarının resim okuyabilmelerini sağlayacak bir altyapı, bir metodoloji başlatabilmektir.


alıntı:sanalmuze.org




« Son Düzenleme: 17 Ocak 2010, 00:13:38 Gönderen: :) »

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.631
  • Karizma Puanı: 1012
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
canım, güzel paylaşımın için teşekkürler, +1 eklendi... :)
"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana

Çevrimdışı yoldaş

  • Yönetim K.Ü
  • Üstad
  • *
  • İleti: 14.441
  • Karizma Puanı: 4089
  • görsel tasarım uzmanı
güzel paylaşım. teşekkürler ayşe öğretmenim. +1

Çevrimdışı dbhi

  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 7.078
  • Karizma Puanı: 2256
  • Dünyaya karşı nazik olun...
    • http://alanay-alanaysblog.blogspot.com/
teşekkürler bu güzel paylaşım için...
İyi ki gökyüzünde yıldızlar,Çiçekler şükür ki yeryüzünde...Yoksa kimbilir ne zahmetle toplayabilirdik onları renk renk...Kimbilir nasıl getirilirdi gökyüzünden , sevdiklerimize götürülecek çiçekler!

Çevrimdışı auguste

  • Çalışkan
  • ****
  • İleti: 869
  • Karizma Puanı: 54
paylaşım için teşekkürrrler