Gönderen Konu: ÇOK ALANLI SANAT EĞİTİMİ-Öğrenci Eleştiri Örnekleri  (Okunma sayısı 32857 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı lüƃǝşʎɐ

  • Ayşe+:)
  • Moderator
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.575
  • Karizma Puanı: 1290

ÇOK ALANLI SANAT EĞİTİMİ YÖNTEMİYLE SANAT ESERLERİNİ İNCELEME DERSİNİ İŞLEMENİN ÖĞRENCİLERİN SANATA VE SANAT ELEŞTİRİSİNE YÖNELİK YAKLAŞIMLARI


Arş. Gör. Derya ŞAHİN* Yrd. Doç. Dr. Ali Osman ALAKUŞ*

Alıntıdır.yazının tamamına ulaşmak için burdan

3.1 Öğrencilerin Sanata ve Sanat Eleştirisine Yönelik Yaklaşımlarına İlişkin Bulgular ve Yorum:
Son yıllarda artık öğrencilerin eleştirel yeteneklerinin geliştirilebileceği ve uygulanan programların etkisinin ölçümlenebileceği ileri sürülmektedir (Kırışoğlu ve Stokrocki,1997: 1.19). Bu konuda ilk olarak Gene Mittler tarafından geliştirilen bir Sanat Eleştirisi Çalışma Yaprağı (Bkz Ek-1) hazırlanarak öğrencilere dağıtılmış ve bu çalışma yapraklarının
öğrencilerin dosyalarında bulundurulması ve her hafta dosyalarının getirilmesi sağlanmıştır. Çalışma yaprağındaki ilkelere göre uygulama süreci içinde öğrencilerle birlikte hem bir sanatçının hem de kendilerinin sanatsal çalışmalarından birinin üzerinde sanat eleştirisi yapılmıştır. Öğrenciler daha önce yapmış oldukları sanatsal çalışmalarına ilişkin olarak da Öz
Değerlendirme Formuna göre eleştirmelerine ortam hazırlanmıştır.

Öz Değerlendirme Formları deney grubu öğrencilerinin tamamına uygulanmış olup, bu bölümde bu formlardan başarı seviyesi iyi, orta ve ortanın altında olarak seçilen üç öğrenciye ait olanlar çözümlenmeye çalışılmıştır. Öğrencilerin yapmış olduğu resimler, verdikleri cevapları içeren formlar ve araştırmacının yaptığı çözümlemeler ardıl bir şekilde
aşağıda sunulmuştur.

Resim 1- Öğrenci (A)’nın Çalışması


Öğrenci (A): Öğrencinin Resim 1’deki çalışması ve ilgili formdaki cevapları incelendiğinde, çalışmasını doğru bir ifade ile betimlediği görülmüştür. Cevaplarından yapmış olduğu çalışmanın “oto portre” olduğu, tuval üzerine yağlı boyayla çalıştığı, ayrıca palet,fırça, tiner, boya gibi malzemeler de kullandığı anlaşılmaktadır.

Öğrenci çözümlemede; çalışmasının somut bir düzenleme olduğunu, daha çok eğri çizgileri kullanarak kompozisyonunu asimetrik olarak düzenlediğini, organik şekilleri baskınolarak kullandığını, “Belliğime Tebessüm” adını verdiği çalışmasının samimiyeti hissettirdiğini belirtmiştir.

Çalışmasının yorumunu yapan öğrenci; çalışmasının kendisine şeker tadı verdiğini ve çilek gibi koktuğunu ayrıca çalışmasından mutluluğun sesini duyduğunu belirtmiştir. Çalışmasına bakan kişilerin samimi ve eğlenceli duygular hissetmeleri ve beğenmeleriöğrencinin beklentisi olmuştur. Çalışmasını bunalımlı bir dönemde gülümsemeyi ve hayatıngüzel yönlerini hatırlamak için yaptığını ve eserinin ona gülümsemenin önemini hatırlattığınıve hiçbir şeyin mutluluğun ve gülümsemenin önüne geçemeyeceğini öğrettiği için anlamlıbulduğu formdaki ifadelerinde anlaşılmaktadır. Ayrıca öğrenci resmini yaptığında içinde bulunduğu bunalımlı ruh halinden kurtulmanın yolunu ararken, gülümseyen bir fotoğrafına bakıp ondan esinlendiğini ve ilk aklına gelen şeyi yaptığını ve yüz ifadesini yansıtmakta biraz zorlandığını belirtmesi de anlamlıdır.

Öğrenci çalışmasını yargılamada; kendi için anlamlı bulduğundan beğendiğini fakat yapmış olduğu oto portresinin göz kısmını ve saçlarını daha ayrıntılı işleyerek resmi daha büyük ebatta yapmak istediğini ifade etmiştir. Resminin gerçeğe uygun yapıldığı için yansıtmacı sanat kuramına dâhil edilebileceği görüşündedir. Öğrenci (A) çalışmasını doğru tanımlayarak, kompozisyonunun düzenleme aşamalarını da eksiksiz belirtmiştir. Çalışması her ne kadar “oto portre” bile olsa, resmine anlamlar yüklemiş ve eksik bulduğu yerlerin farkında olmuştur. Ayrıca çalışmasının gerçeğe uygun yapılmasından dolayı yansıtmacı sanat kuramına dâhil ederek doğru bir seçim yapmıştır. Sanat eleştirisi açısından bakıldığında çalışmasını doğru eleştirdiği görülmektedir. Öğrenci (A)’nın duygusal kişiliğinden de kaynaklandığı düşünülen formdaki cevapları, içinden geldiği gibi, duygularını yansıtabilecek kadar açıklayıcı ve seviyesine uygun olduğu düşünülmektedir.

Resim 2- Öğrenci (B)’nin Çalışması



Öğrenci (B): Öğrencinin Resim 2’deki çalışması ve ilgili formdaki cevapları incelendiğinde; tanımlama aşamasında öğrenci resminin tuval üzerine yağlı boyayla yapılmış bir “oto portre” olduğunu, yağlı boyanın yanında akrilik boya da kullandığını ve resminde somut bir nesneden yola çıkıp soyutlamaya doğru gittiğini belirtiği anlaşılmaktadır.

Çözümlemede çalışmasında dikey, yatay ve eğri çizgilerin yanında ince ve kalın çizgileri de yoğun olarak kullandığını belirten öğrenci, kompozisyonunu dikey olarak düzenlediğini ve fondaki yataylıklarla bunu desteklediğini düşünmektedir. Şekillerinin ise daha çok geometrik değil de organik olduğunu varsaymaktadır.

Yorumlamada “Hayatın Akışı” adını verdiği çalışmasının akıp giden zamanı ve yaşlılığı simgelediğini, çalışmasının kendine acı bir tat verdiğini, toprak gibi koktuğunu ve çalışmasında ölümün sesini duyduğunu, çalışmasına bakan kişilerin aynı duyguları yani acıyı, ölümü hissetmelerini istediğini ifade etmiştir. Öğrenci, eserinin herkes tarafından beğenilmesini, yaptığı resmiyle kendi portresine soyutlayarak farklı bir yorum getirdiğini, renklerin soğuk etkisini de kullanarak karışık teknikle yaptığını ileri sürmektedir. Resmini yaparken esinlendiği şeyin yağmur sonrası camda oluşan damlaların bıraktığı iz olduğunu, her şeyin zamanla yıpranacağını, anlamını yitireceğini buna tüm insanların dâhil olduğunu ve bunun da resminin anlamını ifade ettiğini vurgulamıştır. Öğrenci ayrıca çalışmasını yaparken fikrinin değiştiğini, önce gülen bir insan portresi yapmak istediğini daha sonra bunun duygularını yansıtmayacağı görüşüyle erimekte olan bir portre yapmanın duygularını açığa çıkarmakta daha yardımcı olacağını düşündüğünü söylemektedir.

Öğrenci çalışmasını yargılarken; resminde arka fonun biraz kirlenmesi ve ruh halini daha belirgin yansıtamamanın dışında beğenmediği tarafın olmadığını, resmi genelindeki dokusu yönünden başarılı bulduğunu ve beğendiğini düşünmektedir. Çalışmasının genelinde kendi ruh halini, duygularını ve düşüncelerini anlatmaya çalıştığı için dışavurumcu sanat kuramına dahil etmektedir.

Sonuç olarak; Öğrenci (B)’nin çalışmasını doğru tanımladığı ve çözümleme aşamasında resminde kullandığı çizgilerin çeşitliliği dışında doğru çözümlediği görülmektedir. Resminde oto portreden çok ölüm temasını işlerken; “acı, toprak ve ölüm” üçlüsünden bahsetmesi, resmini “Hayatın Akışı” olarak adlandırması, resminin anlamını açıklarken her şeyin zamanla yok olacağını belirtmesi “ölüm” temasına verdiği önem ortaya çıkmaktadır. Öğrencinin resimdeki duygularını başarılı biçimde ifade edebildiği, çalışmasını yargılarken de doğru seçimiyle sanat kuramlarını kavradığı görülmektedir. Öğrencinin duyguları, eserini anlatımı, eleştirisi uygulama çalışmasından daha başarılıdır diyebiliriz.


Resim 3- Öğrenci (C)’nin Çalışması




Öğrenci (C): Öğrencinin ilgili formdaki cevapları dikkate alınarak Resim 3’deki çalışması incelendiğinde; Resminin tanımlaması; ana konusunun, oto portreden yola çıkılarak “yalnızlık” olduğu, resmini tuval üzerine yağlı boya, kalem, spatül, fırça, çözelti, palet gibi araç-gereçleri kullanarak yaptığı ve somut nesnelerle oluşturduğu seklindedir.

Çözümlemede; öğrencinin resminde dikey, yatay, eğri gibi birçok çizginin bulunduğu fakat genelde kompozisyonun dikey olarak düzenlenip, yatay çizgilerle desteklendiği belirtilmektedir. Şekiller ise organik ve geometriktir.

Öğrenci çalışmasını yorumlarken, çalışmasına “Yalnızlığın Kendisi” adını verdiğini, sükunet ve yalnızlığı hissettirdiği, eserinin kendine acımsı bir tat ve yalnızlığın sesini verdiğini, rutubet gibi koktuğunu, resmine bakan kişilerin, insanların çaresizliğini, yalnızlığını ve kararsızlığını hissetmelerini istemektedir. Ayrıca resminin herkes tarafından olmasa da duygularını anlayabilecek kişilerce beğenilmesini istemekte ve resmini melankolik yaşam tarzı olan genç bir kızın bir anının görüntüsü olduğunu ve böylece yalnızlıkla baş başa kalmış bir insanın durumunun sergilendiğini ileri sürmektedir. Çalışmasını yaparken, daha önce izlemiş olduğu bir film sahnesinden esinlendiğini ve ilk aklına gelen şeyi kafasında kurgulayıp resmettiğini açıklaması da anlamlı görülebilir.

Öğrenci çalışmasını yargılamada; resimde yer alan arka fon ve zeminin renkleri dışında beğenmediği bir tarafının olmadığını, resminin en beğendiği yerinin ise ahşap sandalyenin üzerindeki tül olduğunu, eserinin düşüncelerini anlatmaya çalıştığı için Dışavurumcu sanat kuramı içinde değerlendirdiğini belirtmiştir.

 Öğrenci resmini doğru tanımlamış, çözümlerken resminde dik çizgileri baskın olarak kullanmasına rağmen, birçok çizgi karakterini baskın olarak kullandığını belirtmiştir, fakat kompozisyonunun genelinde dikeylerin egemen olduğunun da vurgulamıştır. Yapmış olduğu yorumlardan, çalışmasının “yalnızlığı” anlattığı anlaşılmaktadır. Örneğin; çalışmasının kendine rutubet gibi kokması, yalnızlığın sesini ve acımsı bir tat vermesi “yalnızlık” temasını işlediğinin ipuçlarını oluşturmaktadır. Eserini yorumlamasının başarılı olduğu söylenebilir ve yargı aşamasında eserini duygularını açığa çıkarma çabası içinde yaptığını ve bundan dolayı dışavurumcu bir çalışma olarak nitelendirerek doğru bir saptama yaptığı ileri sürülebilir.

*************************************************************************************

Her üç öğrencinin Öz Değerlendirme Formu karşılaştırıldığında; çalışmalarını yeterli düzeyde tanımlamış oldukları, çalışmalarının konusunu açıklayabildikleri, kullandıkları malzemeleri ayrıntılı olarak tanıyabildikleri, somut ve soyut kavramları anlamış oldukları, üçüncü öğrenci hariç diğer iki öğrencinin sanatsal düzenleme öğe ve ilkelerini doğru kavramış ve bunları çalışmaları üzerinde ifade edebildikleri görülmektedir.

Öğrencilerin üçü de çalışmalarına, duygularını yansıtabilecek yaratıcı isimler bulmuşlar ve resmi yaparken kendi hissettikleri duyguların, resimlerine bakan kişiler tarafından da hissedilmesini istemişlerdir. Öğrenci (C) resmini kendi duygularını anlayabilecek kişililer tarafından beğenilmesini yeterli bulurken, (B) ve (C) Öğrenci ise resimlerinin herkesçe beğenilmesini istemektedirler.

Her üç öğrenci de resimlerini yaparken çeşitli şeylerden esinlenmişlerdir; öğrenci (A) resmini yaparken kendi fotoğrafından, öğrenci (B) resmin dokusunu oluştururken yağmur damlasının bıraktığı izden, öğrenci (C) ise daha önce izlemiş olduğu bir film sahnesinden esinlendiklerini belirtmişlerdir.

Öğrenci (B) dışında kalan öğrenciler ilk akıllarına gelen şeyi resmettiklerini, Öğrenci (B) ise fikrinin değiştiğini, önce gülen bir insan portresi yapacağını fakat bunun duygularını yansıtmayacağını düşünerek eriyip giden bir insan portresi yapmanın daha uygun olacağını düşünerek fikrinin değiştiği görülmektedir.

Araştırmada her üç öğrencinin de çalışmasını yaparken bir takım zorluklarla karşılaştığını anlaşılmaktadır. Öğrenci (A) yüz ifadesini yansıtmakta, öğrenci (B) resminin dokusunu vermekte, öğrenci (C) ise kullanmış olduğu boyanın kalitesiz olmasından dolayı uygulama esnasında zorlandığını görülmektedir.

Her üç öğrenci de yapmış oldukları resimlerini beğenmiş fakat bazı eksikliklerin olduğunu da belirtmişlerdir. Öğrenci (A) resimdeki gözleri daha iyi olabileceğini belirtmekte diğer iki öğrenci ise resmin fonunda düzeltmeler yapmak istemektedirler. Öğrenciler bu görüşleriyle doğru saptamalar da bulunmuşlardır. Bu da öğrencilerin kendi çalışmalarındaki eksiklikleri görebilme becerilerinin varlığını işaret etmektedir.

Öğrencilerin her biri çalışmalarında farklı bir noktayı başarılı bulmuştur. Öğrenci (A) çalışmasının oto portre olması itibariyle tamamen kendini anlatmasını resmin en başarılı yanı olarak görürken, öğrenci (B) resmin genelindeki dokuyu, öğrenci (C) ise resminde yer alan “tül” ü başarılı bulmaktadır.   

Öğrencilerin resimlerinde bir takım değişiklikler yapmak istedikleri anlaşılmaktadır.
Öğrenci (A) resmini daha büyük ebatta yapma, figürün saçlarını daha iyi işleme ve bazı duygularını da resmine ekleme; öğrenci (B) yapmış olduğu figürün ruh halini daha iyi yansıtma, öğrenci (C) resminde yer alan zemin rengini değiştirmeyi istemektedirler. Resimlerine derin anlamlar yüklemiş olan öğrencilerden özellikle öğrenci (A) daha çok kendi portresini gerçeğe uygun olarak yaptığı için bu çalışmasını da yansıtmacı sanat kuramı içinde değerlendirmekte, diğer iki öğrencinin amacı ise duygu ve düşüncelerini resimlerinde yansıtabilmek olduğu için çalışmalarını dışavurumcu sanat kuramı içinde ele almışlardır.
Öğrencilerin üçünün de sanat kuramlarını kavramış oldukları söylenebilir. Genel olarak üç öğrencinin de eserlerini yeterli düzeyde, doğru bir şekilde eleştirebildiklerini ve doğru saptamalarda bulundukları ileri sürülebilir.
3.2. ÇASEY’in Öğrencilerin Eleştirel Yeteneklerine Katkısı:

Deney grubu ile işlenen derste, Osman Hamdi Bey’in “Rahlede Oturan Kadın” isimli
eserinin eleştirisi yapıldıktan sonra dersin uygulama aşamasında, öğrencilere Osman Hamdi Bey’in başka bir eseri olan “Gezintide Kadınlar” isimli eseri gösterilmiştir. Bu eser barkovisyonla perdeye yansıtılmış ve dağıtılan Sanat Eleştirisi Formlarında yer alan sorulara göre öğrenciler tarafından eserin eleştirisinin yapılması sağlanmıştır. Bu form deney grubu öğrencilerinin tamamına uygulanmış olup, bu bölümün alt başlığında daha önce belirlenmiş üç öğrencinin ilgili formlara verdikleri yanıtlara ve bunların çözümlemelerine yer verilmiştir.
Öğrencilerin bu konudaki cevaplarının ÇASEY’in eleştiri kültürlerine kattığı değeri ortaya koyacağı düşünülmektedir. Öğrencilerin verdikleri cevapları içeren formlar ve araştırmacının yaptığı çözümlemeler sırayla aşağıda sunulmuştur. Sanat Eleştirisi Formundaki sorulara cevap vermek için öğrencilere gösterilen reprodüksiyon aşağıda bulunmaktadır (Resim 3).

3.2.1. Sanat Eleştirisi Formlarının Çözümlenmesi
Resim 3-



Öğrenci (A)’nın Sanat Eleştirisi Formu
Öğrenci (A)‘nın Resim 3’deki sanat eseri ve ilgili formdaki cevapları incelendiğinde;
betimlemede öğrenci öncelikle Osman Hamdi Bey’in “Gezintide Kadınlar” isimli eserinin yağlı boya bir resim olduğunu belirtmiş olduğu görülmektedir. Eserin 1903 yılında yapıldığı ve yapıtın yapıldığı dönemde Batılılaşma hareketi ve ressamların Avrupai tarzda resimler yapmaya başlaması gibi önemli olayların olduğuna dikkat çeken öğrenci, yapıttaki nesneleri sıralarken; kadınların, küçük bir kız çocuğunun, birbirini takip eden ağaçların, köpeklerin, arka planda birçok erkek figürünün, büyük bir pazar şemsiyesinin ve camiinin olduğuna dikkat çekmekte ve resmin genelinde düz ve dik şekillerin etkin olduğunu belirtmektedir.

Öğrenci eser çözümlemesinde; eserde bulunan beş bayan figürünün izleyiciye bakıyormuş izlenimini uyandırmasını dikkat çekici bulduğunu; eserin renkli, yağlı boya tekniğiyle ve realist tarzda yapıldığını; resimdeki şekillerin guruplar halinde, ön ve arka gözetilerek düzenlendiğini, sıcak ve soğuk renklerin eşit oranda esere egemen olduğunu; eserde açık-koyu değerlerin gerek figürlerde, gerekse ağaçlarda mevcut olduğunu; renklerin ahenkli bir şekilde, sıcak-soğuk ilişkisi içinde düzenlendiğini; zeminde sert, gökyüzü ve kıyafetlerde yumuşak ve eserin genelinde pürüzsüz bir dokunun hakim olduğunu; eserde ön ve arka planın bulunduğunu, nesnelerin bazılarının önde bazılarınınsa arkada olduğunu; eserde birbirini tekrar eden şekillerin bulunduğunu örneğin; kadın figürlerinin ve şemsiyelerinin, ağaçlar, pencereler ve köpek figürlerinin birbirini tekrarladığını; resimde görülen şeylerin orijinal büyüklüğünde olup, abartının olmadığını ve yağlı boya tekniğiyle yapıldığını belirtmiştir. Öğrencinin bu ifadelerinden, öğrencinin çözümleme aşamasında eseri iyi analiz edebildiği ve renk, çizgi, biçim gibi sanatın elemanlarının nasıl düzenlendiğini, sanatın ilkelerine uygun olup olmadığını belirleyebildiği söylenebilir. Sadece eserin yapılış tekniği konusunda fazla bilgi verememiş olduğu anlaşılmaktadır.

Yorumlamada ise öğrenci; bu resmin, sıradan bir zaman dilimini anlattığını, aynı tip kıyafetli kadınların önünde arkası dönük duran Avrupai tarzda giyimli küçük kızın dikkat çektiğini ve resmin genelde batılılaşmayı yerdiğini belirtmektedir. Ayrıca eserin kendisinde Osmanlı döneminin ihtişamını hissettirdiğini, resme dokunsa bayanların kıyafetlerinin dokusunu hissedebileceğini, resimden arka planda resmedilmiş pazarcıların sesini ve kadınların kendi aralarındaki fısıldaşmalarını duyabileceğini, pazar yerinden gelen sebze ve meyve kokularını ve bayanların parfüm kokularını hissedebileceğini ve baharat tadını alabileceğini düşünmektedir.

Resimde simgelerin bulunduğunu örneğin; küçük kızın modern hayatı, kadınların kıyafetlerinin Osmanlı kültürünü, köpek figürünün ise sıradanlığı simgelediğini belirten öğrenci, o dönemde sanatçının, bu resmi batılılaşmaya ve modern hayata ince bir mesaj göndermek amacıyla yapmış olabileceğini düşünmektedir. Bu eserin bugün de batılı hayata duyulan özentiyi ifade ettiğini düşünen öğrenci, esere “Batılılaşmaya Minik Adımlar” diye isim verilebileceğini önermektedir.

Yorumlama aşamasındaki cevaplara bakıldığında, öğrencinin eseri yaşayarak ve kendini esere dâhil ederek ifadeler kullandığı görülmektedir. Örneğin; eserden duyduğu sesler, aldığı tatlar, eserin resmedildiği ortamla örtüşmektedir. Öğrenci eseri genelde batılılaşma hareketine karşı bir yergi olarak ele almakta ve yorumlamalarını bunun üzerine yapmaktadır. Esere bu yönden baktığımız zaman, eserle ilgili kesin yorumlarda bulunamamakla birlikte böyle bir yaklaşımın olabileceği kanısına varılabilir. Bu durumda öğrencinin eserin yapıldığı dönem itibariyle bu saptamalarını doğru olarak nitelendirmek mümkündür.

Osman Hamdi Bey’in eserinin yargı aşamasında öğrenci şu değerlendirmeyi yapmıştır: Eser, bazı şeyler anlattığı için güzeldir, batılılaşmayı yeren fikrini sadece küçük bir kız çocuğuyla anlatması kendine anlamlı gelmiştir, yapıtın işlevsel yönünün olduğu ve bir mesaj taşıdığı düşünülmektedir, bir fikri anlatmaya çalıştığı için öncelikle dışa vurumcu daha sonra ise yansıtmacı sanat kuramına girdiğini belirtmiştir.

Öğrenci bu eserin yargı aşamasında her ne kadar Batılılaşmayı yeren bir fikrin hakim olduğunu vurgulamakta ise de, bu düşüncenin eserde çok açık olarak fark edildiğini iddia etmek kolay değildir. Yapıtın içinde bulunduğu sanat kuramının bir fikri anlatmaya çalıştığı için dışa vurumcu olarak belirtilmesi ise öğrencinin doğru bir saptaması olarak görülebilir.

Öğrenci (B)’nin Sanat Eleştirisi Formu:

Resim 3’deki esere dair Öğrenci (B)‘nin Sanat Eleştirisi Formundaki görüşleri incelendiğinde;
eser Osman Hamdi Bey’in “Gezintide Kadınlar” isimli eserinin tuval üzerine yağlı boya ve 1903 tarihli bir yapıt olduğu betimlenmektedir. Bu sanat eserinin yapıldığı dönemde çeşitli sanat okullarının açıldığı ve sanatçıların eğitim almak için yurt dışına gönderildikleri; yapıttaki nesneler sıralanırken, ellerinde şemsiye bulunan bayanların, pazaryerinde insanların, cami ve avlusunun, ağaçların, köpeklerin ve pazar şemsiyesinin bulunduğu anlatılmaktadır. Eserde düz ve dik çizgilerin etkili olarak simetrik biçimde kullanıldığı söylenirken öğrencinin yapıtın boyutları hakkında bir fikir belirtmediği anlaşılmaktadır. Eserdeki bilgi objelerini bazı eksiklikler olsa da doğru belirlemiş, eserin sanatçısı, adı ve yapılış tarihiyle birlikte doğru ifade etmiş olması önemlidir.

Öğrencinin eserin çözümlenmesinde aşağıdaki ifadelere yer vermiştir. Bu ifadeler; ilk dikkatini çeken şeyin arka planda yer alan camii avlusunun pencere  parmaklıklarındaki çeşitli ve ayrıntılı işlenmiş motifler olduğu, eserin renkli olduğu, Eserin yağlı boya tekniğinde, oryantalist ve gerçekçi bir üslupla yapıldığı, resmin yatay kompozisyonunu dengelemek için şekillerin dikey olarak resmedildiği ve objelerin gruplar halinde, sıralı olarak düzenlendiği, yapıtın genelinde sıcak renklerin hâkim olduğu fakat sıcak renkleri dengelemek için soğuk renklerin de ara ara kullanıldığı şeklindedir.

Yapıtta açık-koyu değerlerin var olması, renklerin açık-koyu, sıcak-soğuk ilişkisi içinde dengelendiği, zeminde sert bir dokunun, bayanların elbiselerinde ve köpeğin tüylerinde ise yumuşak bir dokunun hakim olduğu, resimde en ön planda yerde yatan bir köpek, onun ardında bayan figürleri, daha sonra camii avlusu, ağaçlar ve camii olduğu şeklinde bir betimleme söz konusudur. Betimlemede ayrıca, resimde birbirini tekrar eden şekillerin varlığına, bunların camii pencereleri, avludaki ağaçlar ve kadınlar olduğuna, yapıtta görülen şeylerin orijinal büyüklükte olduğu, sanatçının bu eseri yağlı boya tekniğiyle yapmış olduğuna da yer verilmiştir. Buna göre öğrencinin eseri doğru ve anlaşılır olarak çözümleyebildiği söylenebilir.

Yorumlamada eserdeki en dikkat çekici şey olarak eserin renklerini gördüğünü ve eserin kendine havanın sıcaklığını hissettirdiğini söyleyen öğrenci, eserden nasıl bir ses duyuyorsun sorusuna karşılık ise; camii avlusunda Kuran okuyan müezzinin sesini ve pazarcıların bağrışmalarını, yerde yatan köpeğin sesini duyduğunu anlatmışlardır. Nasıl bir koku alıyorsun sorusuna karşılık ise; çilek tadı aldığını, eserde simgelerinde kullanıldığı ve bunların; arka plana atılmış cami’nin İslam dininin önemini yitirmesini, ön planda Avrupai tarzda giyinmiş kız çocuğunun ise batılılaşmayı simgelediği varsayılabilir. Öğrenci o dönemde sanatçının, kültür geçişi içinde olan bir toplumun durumunu ve yitirilen değerleri gözler önüne serebilmek için bu resmi yapmış olabileceği, bugün ise bu esere, o dönemde Osmanlı devletinin içinde bulunduğu kültürel ve toplumsal yapısının durumu şeklinde bakılabileceğini ileri sürmektedir. Bu esere kendinin bir isim vermesi gerekirse bu ismin, “Kaybolan Değerler” olacağını belirtmiştir.

Yukarıda görüldüğü gibi, öğrenci eseri saptamış olduğu bir noktadan yola çıkarak yorumlamakta; o dönemde Osmanlı devletinin içinde bulunduğu sosyal yapının, dini ikinci plana attığını, batılılaşmaya karşı bir özentinin olduğunu ve insanlarında bu yönelişe ayak uydurmaya çalıştığını belirtmektedir. Esere vermiş olduğu isimden (Kaybolan Değerler) hareketle, batılılaşma etkisi ile Osmanlı kültürünün birçok değerini kaybettiğini vurgulamak istediği söylenebilir. Ayrıca öğrencinin, fikirlerini anlaşılır ve açık bir şekilde ifade edebildiği, esere bazı dayanaklarla yorumlar getirebildiği ve eseri kendince yaşayabildiği de anlaşılmaktadır.

Yargıda eserin mesaj taşıdığını ve bir şeyler anlattığı için beğendiğini, eserin batılılaşma süreci içinde bulunan toplumun ikilemini yansıtmayı amaçladığını, mesaj taşıdığı için öncelikle dışavurumcu, gerçeğe uygun yapıldığı için ise yansıtmacı sanat kuramına girdiğini belirtmiştir. Öğrenci yargı aşamasında eserin bir düşünceyi anlatmaya çalıştığı üzerinde yoğunlaşırken, eseri dışa vurumcu sanat kuramı içinde ele alarak doğru bir saptamada bulunmuştur. Yapıtın yapılış amacını da yine savunmuş olduğu düşünceyi baz alarak, batılılaşma sürecinde olan toplumun ikilemini yansıtmaya çalışması olarak görmektedir. Buradaki ikilem olarak da din ve batılılaşmayı kastettiği anlaşılmaktadır.

Öğrenci (C)’nin Sanat Eleştirisi Formu:

Öğrenci ilgili forma aşağıdaki görüşleri yansıtmıştır.
Betimlemede Osman Hamdi Bey’in “Gezintide Kadınlar” isimli eserinin 1923 tarihli olduğu ve eserin yapıldığı dönemin II. Meşrutiyet zamanına denk geldiği belirtilmiştir. Yapıtta ön planda kadın figürlerinin, yerde uzanmış bir köpeğin, arkasını dönmüş batılı tarzda giyinmiş bir kız çocuğunun olduğunu, arka planda ise pazarcıların, camii’nin ve sıralı ağaçların olduğu şeklindeki görüşlere yer verilmiştir. Ayrıca daha çok yatay, dikey ve birbirini kesen şekillerin olduğuna vurgu yapılmıştır.

Sözü edilen öğrencinin eseri tam olarak tanımlayamadığı, yapıtın boyutları hakkında herhangi bir bilgi veremediği ancak öğrencinin eserdeki bilgi objelerini doğru sıraladığı görülmektedir. Eserde daha çok dik çizgiler egemenken, dikey ve yatay çizgilerin de yoğun olarak kullanıldığı belirtilmiştir.

Eserin çözümleme aşamasında; eserde en çok dikkatini çeken şeyin bayanların giymiş oldukları renkli kıyafetler olduğu, eserin renkli yapıldığı, yağlı boya tekniğiyle oryantalist tarzda bir eser olduğu, figürlerde daha çok sıcak renklerin, mekânda ise soğuk renklerin egemen olduğu, şekillerin ayrıntılı olarak gruplar halinde ve orantılı olarak düzenlendiği belirtilmektedir. Öğrenciye göre, resimde açık-koyu değerler bulunmakta, resimdeki renklerin ön planda daha parlak, arka planda ise daha flu olarak birbirini destekler şekilde düzenlendiğine dikkat çekilmekte ve genelde yumuşak bir dokunun egemen olduğu ifade edilmektedir. Bazı nesnelerin resimde ön planda, bazılarının ise arka planda resmedildiği, yan yana dizilmiş ağaçların, kadın figürlerinin, pencerelerin birbirini tekrar eden şekilleri olduğu, resimdeki her şeyin orijinal büyüklüğünde olduğu ve yağlı boya tekniğiyle yapıldığı belirtmiştir. Öğrenci, eseri tekniği dışında ayrıntılı olarak çözümleyebilmiştir. Ancak iyi bir gözlem gücü olduğunu görmekteyiz.

Eserin Yorumlama aşamasında; kararsız olan bir toplumun gündelik hayatından bir kesitin yansıtıldığı, yapıtın kendisinde cıvıl cıvıl renkli bir yaşamı hissettirdiği ve esere dokunulduğunda bir kumaş dokusunun hissedileceği söylenmektedir. Eserden sessizliğin sesini duyduğunu ve pazarda satılan meyvelerin baharatlarla karışmış kokusunu ve gizemli bir tat aldığını belirten öğrenci, yapıttaki bayanların giyiniş tarzının Osmanlı kültürünü, cami ve pazaryerinin ise Osmanlı döneminin sosyal yapısını simgelediğini ifade etmektedir.

Sanatçının bu resmiyle o dönemde Osmanlı insanının ikilemine ışık tutmaya çalıştığı, bu ikileminse batının ve dinin etkisinde olan toplumların arasında cereyan ettiği bugün ise aynı eserin Osmanlı toplumunun kültürünün yitirilişinin bir ifadesi olduğu görüşü de öğrenciye aittir. Alternatif bir adlandırmaya gelince ise “Emin Adımlarla Sözde Modernleşme” şeklinde bir öneride bulunulmaktadır.

Öğrenci, eseri batılılaşma sürecindeki Osmanlı kültürünün din ve batılılaşma ikilemi içindeki durumu olarak yorumlamakta fakat eserin kararsız toplumun gündelik hayatından bir kesit aktardığını belirterek fazla açıklayıcı olamamaktadır. Bunun dışında eserle bütünleşerek yorumlarda bulunması, eserdeki mekâna kendini de katarak betimlemesi ve bunları hissedebilmesi, eserdeki bazı simgeleri tespit etmesi ve eseri adlandırırken yergi içerikli övücü bir cümle kullanması yönleriyle öğrenciyi yaratıcı ve başarılı olarak nitelendirmek mümkündür.

Yargıda öğrenci; eseri bir şeyler anlattığı için beğendiğini, eserin en anlamlı gelen tarafının utangaç bayanlar olduğunu, eserin sosyal hayatı düzenlemeyi amaçladığını ve işlevsel sanat kuramına girdiğini belirtmektedir. Öğrenci yargısını açık olarak ifade edememiş, eserin bir şeyler anlattığını belirtmesine karşın eseri işlevsel sanat kuramı içinde nitelendirmiştir. Dışavurumcu sanat kuramı olarak ifade etmesi daha uygun olduğu söylenebilir.

4. SONUÇ
Sonuç olarak, her üç öğrenciden eseri en iyi ve yeterli düzeyde tanımlayan (A) ve (B) öğrenciler olmuştur. Tüm öğrenciler eserin sanatçısının adını, eserdeki bilgi objelerini ve eserdeki baskın şekilleri doğru olarak belirtmiş, ancak (C) öğrenci yapıtın yapılış tarihini yanlış ifade etmiştir. Çözümleme aşamasında her üç öğrencinin de eseri ayrıntılı olarak inceleyebildiğini ve sanatsal düzenleme elemanlarının farkında oldukları anlaşılmaktadır.

Öğrencilerin batılılaşma sürecindeki Osmanlı toplumunun içinde bulunduğu sosyal ve kültürel durumundan yola çıkarak yorumlarda bulunmuş oldukları ortak bir özellik olarak görülmektedir. (B) öğrenci bu yorumlara ilaveten, eserde anlatılmak istenen şeyin o dönemde Osmanlı toplumunda dinin arka plana atıldığını ve modernleşmenin ön plana çıkarılmak istendiğini belirtmiştir. Üç öğrencinin de başarılı yorumlarda bulundukları söylenebilse de (B) öğrencinin yorumlarının en başarılı olduğunu söylemek imkân dâhilindedir. Yargı aşamasına bakıldığında (C) öğrencinin dışındakilerin sanat kuramlarını doğru kavradıkları görülmektedir.

Bütün bu yorumlara dayalı olarak öğrencilerin eseri yeterli düzeyde, anlaşılır ve başarılı bir şekilde eleştirebildiklerini söylemek mümkündür.





« Son Düzenleme: 03 Mart 2010, 20:27:34 Gönderen: :) »

Çevrimdışı necmiye özşengül

  • Yeni Üye
  • İleti: 1
  • Karizma Puanı: 0
Ynt: ÇOK ALANLI SANAT EĞİTİMİ-Öğrenci Eleştiri Örnekleri
« Yanıtla #1 : 12 Mart 2010, 15:36:34 »
aradığım kaynaklara sayenizde ulaştım teşekkürler.

Çevrimdışı MoriLLo

  • Çalışkan
  • ****
  • İleti: 613
  • Karizma Puanı: 135
Ynt: ÇOK ALANLI SANAT EĞİTİMİ-Öğrenci Eleştiri Örnekleri
« Yanıtla #2 : 12 Mart 2010, 16:22:24 »
bu güzel paylaşım için teşekkürler+1 eklendi

Çevrimdışı dbhi

  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 7.078
  • Karizma Puanı: 2256
  • Dünyaya karşı nazik olun...
    • http://alanay-alanaysblog.blogspot.com/
Ynt: ÇOK ALANLI SANAT EĞİTİMİ-Öğrenci Eleştiri Örnekleri
« Yanıtla #3 : 12 Mart 2010, 16:29:57 »
Ayşe öğretmenim ellerinize sağlık teşekkürler ...+1
İyi ki gökyüzünde yıldızlar,Çiçekler şükür ki yeryüzünde...Yoksa kimbilir ne zahmetle toplayabilirdik onları renk renk...Kimbilir nasıl getirilirdi gökyüzünden , sevdiklerimize götürülecek çiçekler!

Çevrimdışı ömür banu

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.255
  • Karizma Puanı: 677
Ynt: ÇOK ALANLI SANAT EĞİTİMİ-Öğrenci Eleştiri Örnekleri
« Yanıtla #4 : 12 Mart 2010, 18:50:34 »
paylaşımiçin teşekkürler karizmanız eklendi

Çevrimdışı asumanvedat

  • asuman
  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 5.334
  • Karizma Puanı: 1069
Ynt: ÇOK ALANLI SANAT EĞİTİMİ-Öğrenci Eleştiri Örnekleri
« Yanıtla #5 : 30 Mart 2011, 20:41:04 »
çok güzel bir paylaşım...teşekkürler...+1

Çevrimdışı tijuanalady

  • Üye
  • *
  • İleti: 33
  • Karizma Puanı: 2
Ynt: ÇOK ALANLI SANAT EĞİTİMİ-Öğrenci Eleştiri Örnekleri
« Yanıtla #6 : 04 Aralık 2011, 17:56:57 »
teşekkürler