Gönderen Konu: nuri abaç  (Okunma sayısı 26508 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Fîģũ®âtĩƒ

  • :)
  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 5.076
  • Karizma Puanı: 1636
nuri abaç
« : 27 Şubat 2008, 19:43:33 »

 NURİ ABAÇ ’ IN  İFADECİLİĞE DAYALI FANTASTiK YORUMLARDAN GELENEKSEL KAYNAKLARDAN ESİNLENEN HUMOUR RESİMLERİNE

    1960'lı yıllarda Türk ressamları 1950'lerde gündeme gelen iki görüş üzerinde önemli sonuçlara ulaşmaya başlarlar. Bunlardan birincisi, Anadolu kültürlerini irdelemek ve bu esinleri çağcıl  yorumlara ulaştırabilmek.
     Bu yolda atılan adımlarda en önemli pay, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde görev alan Cemal Tollu'ya ait olur.
   Özellikle Hitit Ortostadlarında  yer alan kabartmalar üzerinde çalışan Tollu, Hoffman, Leger ve Lhote öğretisiyle Hitit sanatının  figüre yaklaşımını birleştirmeye yönelerek yeni bir biçem yakalamaya çalışacaktır. Kunt figürler, profilden verilen gövdelerde şaşırtıcı eklem bağlantlıları, yüzün tüm anlamını yüklenen ve çehreyi kaplayan iri gözler ve semboller üzerinde yoğunlaşır Tollu. Ardından da bir çok ressam... Birdenbire, Hitit sanatının  Protomlu Kent kapıları, tanrılar dizini oluşturan kabartmaları, savaş ve mücadele sahneleri, hayat ağacı çevresinde toplanan figürsel anlatımları, dolaylı ya da doğrudan doğruya tuvallere girmeye başlar.
   İkinci kaynak geleneksel değerlere yönelmektir. Bu hareketin öncüsü Bedri Rahmi Eyüboğlu olacak ve özellikle de Onlar Grubu adı altında toplanan öğren¬cilerini bu görüş çevresinde toplayacaktır. Bu eğilim çevresinde de bir çok ressam toplanacaktır. Minyatürler, halılar, hatlar, çiniler, zaman zaman doğrudan doğruya çoğunda  yorumlanarak resimlerin anlatımına katılacaktır .
   Nuri Abaç işte bu yıllarda resim yap¬maya başlayacaktır. Mimarlık öğrenimi ile birlikte sürdürdüğü atölye çalışmalarını 1960'larda resim yapma kararı ile yürürlüğe sokacak ve biçem arayışlarına yönelecektir, Ankara'da. Öncelik Anadolu kültürlerinin, Hitit esin¬lerinindir. Dönemin sanatçıları gibi Abaç' da bu beğeni çevresinde toplanan ressamların ve doğrudan Hitit kabart¬malarının görsel değerlere yaklaşımlarını, yorumsal uygulamalarını ve düşünsel sorunsallarını irdelemeye başlayacak ve kendi anlatım diline ulaşacaktır. Abaç'ın  seçimi ifadesel fantastik yorum¬lar olacaktır.
   Duyguları, özellikle de korkulan duyumsatmayı amaçlayan expresyonlar üzerinde yoğunlaşacaktır. Korkuyu çığlığa dönüştüren ifadeyi vur¬gulayacak deformasyonlar üzerinde çalışmaya başlayacak, organik olarak parçalara ayrılmış gövdelerde yuvarlatılmış dokusal sarmalların sardığı gövdeler, yüzler ve özellikle de gözlerle fantastik expresyonu vurgulayacaktır. Bu aşamada mekan ve yaşam bağlamını sarsan simgeler resme bağımsız olarak katılmaya başlayacaktır. Balıklar, bisik¬letler, fantastik araçlar. Abaç'ın sanatında motifsel rozetlerin ortaya çıkması bu aşamada gerçekleşir. Tekerlekler, araçların  ve bisikletlerin tekerlekleri motiflere dönüşmeye başlar. Resimsel anlatımının motifsel dili üzerinde yoğunlaşmasıysa 1970'lerde gerçekleşir. Abaç bu aşamadan sonra geleneksel kay¬naklara yönelen sanatçılar arasına katılacaktır. Folklor, ortaoyunu ve Karagöz araştırmalarının  yoğunlaştığı  bu dönemde ressamlarda konusal seçim¬lerinde bu konulara öncelik vermeye başlarlar. Bir başka söylemle sanatçının tuvalleri folklor oyunları, davul zurna, orta oyunu sahneleri ve karagöz motifleriyle dolmaya başlar. Hatta Ankara Sanat Kurumu'nun duvarları gibi bir çok mekan büyük boy Hacivat-Karagöz resimleriyle donatılmaya başlanır. Geleneklerin sanata yansıması savını  benimseyen sanatçılar  Karagöz- Hacivat' ı tuvallerine taşımaya başlarlar.
Abaç'ın  seçimi  gibi... Abaç  bu aşamadan sonra görünümüne  ulaşan çizgide görünüşünden ödün vermeden Karagöz tiplemeleri üzerine kurduğu yapıtlara imza atacaktır.

Nuri Abaç, kendisiyle yapılan görüşmelerin birçoğunda, "görsel" (plastik) kapsamına giren sanat dallarının  tümünü - sinema da bu kapsama girer- insanların birbirleriyle "kutsal" anlaşma sağlayabildikleri bir "iletişim aracı"  olarak gördüğünü ifade eder. Sanata yönelmesinin başlıca nedenini de, bu iletişimin sağlıklı ve sürekli olmasını sağlama amacına bağlar. Sanatın temelde bir iletişim yaratma isteğinden kaynaklandığı göz önüne alınırsa, Nuri Abaç'ın çok erken yıllardan başlayarak derece derece gelişen ve sonuçta, bu temel amaç çerçevesinde bütünleşen sanatının da, kitle ile bağları elden kaçırmamaya özen gösterici bir çizgi izlemiş olmasını doğal karşılamak gerekir. Daha ilk bakışta bu özellik, kitleden insana ve insandan kitleye doğru, karşılıklı bir ilişki olgusu üzerinde biçimlenen geleneksel işlevleri akla getirmektedir. Sanat üreten insan, ortaya koyacağı yapıtın , içinde bulunduğu toplum bireyleriyle kültürel, psikolojik ve sosyal kökenli ilişkiler ağı geliştirmekte birtakım işlevler üstlenmesi gerektiği görüşünden  hareketle, yapıtını, bu noktada "olmazsa olsun" ilkesine göre biçimlendirir. Yapıt, sanatçının elinden çıkacak ve iletişim kuracağı toplumun malı olacaktır. Bir başka deyişle, işlev, kurgulanan estetik disiplinle bütünleşecek ve kitle, sanat yapıtından algılayacağı mesajı, bu estetik disiplin aracılığıyla  benimsemiş olacaktır.

Nuri Abaç'ın 1970 başlarına  kadar süren ve genel bir değerlendirmeyle "gerçeküstücü" olarak tanımalanan  dönemi (10) üzerinde, daha aynıntılı  olarak durmak gerekiyor. Masalsı varlıklar, ejderhalar, kentavroslar, mitolojik yaratıklar, ancak düşlerde  yaşayabilen gerçek-dışı tiplemeler, insandan hayvana veya hayvandan insana dönüşen  fantastik ecinniler, bu dönem resimlerinde, korkunç bir karabasan girdabından kurtulup yeryüzüne  saçılmış , insanlarla senli-benli olmuş izlenimi yaratırlar. Kimi yerde giderek pelteleşen, kimi yerde yarı  korkutucu-yarı  grotesk görünümler alan, kimi yerde tarih öncesinin dinozorlarına özgü esatiri kalıplarından  çıkarak insan bedenine yakın  çizgilerle açık-seçikleşen bu figürler, Abaç'ın ilk resimlerinde Anadolu Hitit kabartmalarının  fanteziye bulanmış örnekleri i halindedir. O nedenle, bilinç-dışının estetik evrimleşme kategorilerine uyarlanmış bu figürlerin prototiplerini, Anadolu mitolojisine duyulan yakın  ilgiye bağlamak mümkün.Nuri Abaç, resme gönül  verdiği ilk yıllardan  bu yana, Anadolu mitolojisine, dinsel inançlarının  kaynaklarına inerek, insan varlığının  temelindeki yaşamsal özü kavramaya ve resimlerine, bu öz'den bir kaynak yaratmaya hep özen göstermişti. Temalar ve ilişkiler değişse bile, resminin alt yapısının , bu kaynağa ilişkin bir "tipoloji"ye dayandırmak, Abaç'ta her zaman resimsel bir yöntem niteliğini korumuşsa,nedeni budur.Daha çok da bundan olacak; bu güne kadar resmi üzerine yapılan değerlendirmeler, genellikle yöresellik kavramı çevresindeki görüşleri içermiştir.

Bilindiği gibi gerçeküstücü anlayışta imgelem alanı, en azından  uyanıklık alanı kadar önemli bir gerçekliktir. Bellek görünrn  bir düşün , bütününü  değil, ancak parçalarını  verir. Sonra bu parçalar bir araya getirilir ve böylece kurgusal öğelerin de bitiştirici bir işlev üstlenerek devreye girmesiyle, sanatsal bir paradigma ortaya çıkar.

ödülleri

 1973
 "Ankara Sanat" dergisi yarışması 2. ödül
 
1975
  DYO yarışması Onur ödülü
 
1977
 "Ankara Sanat" dergisi yarışması Mansiyon
 
1977
 DYO yarışması Şeref ödülü
 
1979
 AKBANK yarışması Şeref ödülü
 
1981
 DYO yarışması Onur Belgesi
 
1981
 42. Devlet Resim ve Heykel Sergisi Ödül
 
1981
 Atatürk Devrimleri Sergisi Mansiyon
 
1982
 Uluslararası İskenderiye Biennali 3. Ödül
 
1986
 47. Devlet ve Resim Heykel Sergisi Ödül
 
1988
 Mimar Sinan anısına yarışma Mansiyon
 
 
 Ayrıca pek çok karma sergiye katılma anısı olarak çok sayıda onur plaketi ....


alıntıdır ....
 

































« Son Düzenleme: 19 Ağustos 2008, 09:07:55 Gönderen: İLKER »

Çevrimdışı B૯ηбüL

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 4.329
  • Karizma Puanı: 1631
    • seyfullah sünbül
nuri abaç
« Yanıtla #1 : 27 Şubat 2008, 19:47:43 »
 560a 560a 560a 560a Harikaa bir paylaşım olmuş Halecim ,Nuri Abaç,ın eserlerini ailecek severiz emeğine sağlık canım..+1

Çevrimdışı gülay

  • Onursal
  • Uzman
  • *
  • İleti: 1.644
  • Karizma Puanı: 1965
  • bal böceğim
nuri abaç
« Yanıtla #2 : 27 Şubat 2008, 19:58:35 »
haleciğim bende çok severim Nuri ABAÇ'ı   110b
teşekkürler bu güzel paylaşım için ayrıca ressamımızın eserleri öğrencilerimizin ilgisini çekebilecek türden    360a
 560a 560a 560a 560a 560a +1

Çevrimdışı Fîģũ®âtĩƒ

  • :)
  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 5.076
  • Karizma Puanı: 1636
nuri abaç
« Yanıtla #3 : 27 Şubat 2008, 20:23:42 »
ben teşekkur ederım ılgınız için ; kesınlıkle haklısın gulay nuri abaçın ; anadolu mitolojilerini fantastik bir dille anlatması mutlaka öğrencilerimizin ilgisini çekecektir ..
« Son Düzenleme: 05 Nisan 2008, 10:52:30 Gönderen: Leda »

buucum

  • Ziyaretçi
nuri abaç
« Yanıtla #4 : 04 Nisan 2008, 23:59:15 »
tesekkürler

Çevrimdışı tanerbey

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 2.954
  • Karizma Puanı: 1328
nuri abaç
« Yanıtla #5 : 05 Mayıs 2008, 17:30:05 »
Hale hocam siz bu konuyu açtıktan yaklaşık bir hafta sonra Nuri Abaç'ı kaybetmişiz. Ve maalesef bu büyük kayıptan daha az önce haberim oldu. Bu tür haberler medyada pek yer bulmuyor maalesef. Biraz geç de olsa tüm sanatseverlerin başısağolsun diyorum.
Hale hocam size de bu büyük ustayı ölmeden hatırladığınız için teşekkür ediyorum.

Çevrimdışı Fîģũ®âtĩƒ

  • :)
  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 5.076
  • Karizma Puanı: 1636
nuri abaç
« Yanıtla #6 : 07 Mayıs 2008, 19:51:34 »
Hale hocam siz bu konuyu açtıktan yaklaşık bir hafta sonra Nuri Abaç'ı kaybetmişiz. Ve maalesef bu büyük kayıptan daha az önce haberim oldu. Bu tür haberler medyada pek yer bulmuyor maalesef. Biraz geç de olsa tüm sanatseverlerin başısağolsun diyorum.
Hale hocam size de bu büyük ustayı ölmeden hatırladığınız için teşekkür ediyorum.


bende şimdi senden öğrenıyorum taner hocam  510a çok üzüldüm ......