Gönderen Konu: **Aydın Baykara ile Röportaj**  (Okunma sayısı 2304 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı B૯ηбüL

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 4.432
  • Karizma Puanı: 1631
    • seyfullah sünbül
**Aydın Baykara ile Röportaj**
« : 07 Mart 2008, 18:39:50 »

RESSAMLARIMIZI DÜNYAYA O TANITIYOR


Fikir öncülüğünü yaptığı web sitesi sayesinde Türk ressamlarının tüm dünyada tanıtımına büyük katkıda bulunan Ankaralı ressam A. Aydın Baykara ile çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Tuna Caddesi’ndeki ofisinde eşi Sevil Hanım ile beraber bizi ağırlayan Baykara, sanatın merkezinin sadece İstanbul olarak algılanmaması gerektiğini ve Ankara’nın bu konuda ne kadar büyük bir potansiyel taşıdığını bize bir kez daha hatırlattı

Kimya bölümünden mezunsunuz, tıbbi sektörde çalışıyorsunuz. Farklı bir uğraş olan resime tutkunuzu ilk ne zaman fark ettiniz?

Lise dönemlerimde öğretmenlerim resimlerimi çok beğenirdi. Mesela, bir hocamız resimlerimden bir tanesini Japonya’ya yarışmaya göndermişti. Ailem ise “Ressam mı olacaksın?” diyordu. Bir gün koltuğumun altında resimlerimden birini almış giderken adamın biri galerici olduğunu söyleyip “Oğlum bunları sen mi yaptın?” diye sordu. “Evet” diye cevapladım. “Çok güzel yapmışsın, bunlardan birkaç tane bana da yapar mısın?” dedi. Eve gittiğimde babam kıyameti koparttı. “Sen okuyacaksın adam olacaksın, bunlarla uğraşmayacaksın” derdi hep.




Birçok Türk ressamını bir çatı altında topladığınız turkishpaintings.com adlı sitede resimleriniz için ebru sanatını andıran çalışmalar diyorsunuz. Ebru sanatının ögeleri resimlerinizde ne derece mevcut?

Ebru, suda yapılan bir sanat dalı. Bizimkisi ise suda değil, yağlı boyanın iyice sulandırılmış hali. Çalışmaları ebru sanatına biz değil de daha çok yurt dışındaki kişiler benzettiler. Devamlı tekniğini soruyorlar. Değişik geliyor onlara. Onlar bir de, bizim Türk olduğumuzu bildiklerinden yakıştırma yapıyorlar.




Amerikan Suluboya Derneği’ne sürekli üye sıfatıyla kabul edilmiş ilk Türk ressamsınız. Kabul edilmenin koşulları nedir?

Şimdi biraz ticari olaya döndü. Bu dernek,dünyada kurulmuş en eski resim derneği. Tüm dünyada tanınıyor. Önceden kendileri davet ediyorlardı. Artık üye olmak daha kolay. Web sitemizden resimlerimi görmüşler ve davetiye gönderdiler.




Bu üyelik size burada bir takım kapıları açtı mı?

Genelde burada kapılar açılmaz üstüne kapanır. Yine de bir Türk olarak bunu yaşamak çok güzel. Kendim ve çevrem için bir gurur kaynağı.




Ankara ile diğer şehirleri karşılaştıracak olursak sanat ve sanatçıya verilen değerde ne gibi benzerlikler ve farklılıklar yakalayabiliriz?


Taşra’ya doğru kaydıkça sanata olan ilgi daha da azalıyor. Ankara’nın yerini sorarsanız tam ortada. Ne çok ileride ne de çok geride. İstanbul’da sanata ilgi çok farklı ve buradakinden fazla.




Avrupa ülkeleriyle karşılaştıracak olursak...

Avrupa ile karşılaştırırsak çok acı bir tablo ile karşılaşırız. Sanat demek belirli bir kültür seviyesinin patlaması demektir. Böyle bir ortamda sanatçı farkında olmadan eser vermeye başlar. Sanat, kültürün doygunluğudur. Bir ülkede kültür var ise bilin ki sanat da vardır. Bunlar paralel olaylar.

Ankara’yı nasıl buluyorsunuz, sanatsal çerçevenizin oluşmasına katkısı oldu mu?

Sanatçı çevrem hep Ankara’dan. Onlarla hep iletişim içerisindeyim. Dolayısı ile mutlaka var. Bir de ben Ankara’yı çok severim. İzmir’de de çok uzun seneler kaldım, buna karşın Ankara benim için ayrı bir yerde.




Çalışmalarınızda çizginiz belirsizlik ile belirginlik arası bir noktada duruyor. Özel bir nedeni var mı?

Özel bir nedeni yok. Şöyle olmak zorunda bence; insanlara resmi tamamen birebir yansıtmamak lazım. Mesela bir portre çalışıyorsunuz. Birebir yaptığınızda, fotoğraf makinesi var dolayısıyla sizin yaptığınıza gerek yok. Sanatta sanatçı da gönlünden ruhundan bir şeyler katmalı, vermeli. Baktığın zaman bir heyecan yaşamalısın. Sen de baktığın zaman resimde bir şeyler görmelisin, bulmalısın. Ressam bunu ne düşünerek yapmış merakını uyandırmalı. Tamamen aynı olmamalı. Yani, ressamın iç dünyası ile senin iç dünyan birleşmeli resme baktığında. Tam soyut çalıştığın zaman da bu sefer tamamen başkasının iç dünyasına bırakıyorsun resmi. Ben hafif yönlendiriyorum. Tam da kesin bir çizgi yok. Sınır koyamazsın. Aslında doğru bir noktaya değinmişsiniz. Ne soyut ne de tamamen reel.




Türk ressamlarını dünyaya tanıtmak için kurduğnuz Turkishpaintings yeterli ilgiyi görüyor mu?

İlgi var. Mesela Almanya’da bazı sanatçılarımızın resimlerini sitemizden görüp müzeye aldılar. Tüm sanatçılar hakkında bilgileri bizden istiyorlar. Sanat camiasına çok iyi hitap etti. 700 kadar aktif üyemiz var.Şimdi çok iyi bir içerik yaptık ve yerli yabancı birçok ressamı bir araya topladık. Ziyaretçi defterimize sürekli tebrik yazısı geliyor. Gurur duyuyorum. Memleketime de çok büyük katkıda bulunduğumu düşünüyorum. Daha da yapacağız inşallah.




Yurt dışında Türk ressamlarına olan ilgiyi nasıl değerlendirirsiniz?

Yurt dışında ressamlarımıza ilgi gerçekten var. Mesela geçenlerde İsveç ve Danimarka’dan bir katalog oluşturmak için vefat eden bir ressamımızın resimlerini istemişlerdi. Hem telif hakları ile alakalı olarak ailelerle iletişim kurmak, hem de izin almak için kullanmak istiyorlardı. Bazı üniversiteler de Türk ressamları ile ilgililer.

Telif hakları demişken, Türkiye’de telif hakları problemi ortadan kalktı mı?

Hayır. GESAM (Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) telif haklarını uygulamaya çalışıyor ama yine de çok geniş kapsamlı değil. Birisi resminizi alıp birebir çalışıyor ve satıyor piyasada. Bu olacak iş değil. Bunların durması için biraz daha bu konuda gelişmemiz lazım.

Ankaralı ressamları, resim sanatı ile ilgilenen sanatçılar arasında nasıl konumlandırıyorsunuz?

Ankaralı ressamlar gerçekten iyiler.. Ankara’da doğal ortamı hayal etmeye çalışmak daha fazla mümkün ve insanı ne kadar sıkıştırırsan iç dünyası o kadar patlar.

alıntıdır..

[eklenti yönetici tarafından silindi]

[eklenti yönetici tarafından silindi]

Çevrimdışı Fîģũ®âtĩƒ

  • :)
  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 5.203
  • Karizma Puanı: 1637
**Aydın Baykara ile Röportaj**
« Yanıtla #1 : 07 Mart 2008, 19:25:20 »
 560a 560a 560a teşekkurler   110b