Gönderen Konu: BASKI RESMİN TARİHÇESİ  (Okunma sayısı 14086 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı B૯ηбüL

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 4.326
  • Karizma Puanı: 1631
    • seyfullah sünbül
BASKI RESMİN TARİHÇESİ
« : 13 Ocak 2008, 09:43:30 »

BASKI RESMİN TARİHÇESİ

Görsel sanatların başlangıcı M.Ö.42.000 yıl önce yapıldığı tahmin edilen mağara duvarlarındaki resimlere dayanır. Bunların en ünlüleri İspanya'da Altamira Mağaralarındaki duvar resimleridir. En eski devir diye adlandırılan paleolitik kültürde; insanların yaşamlarını, hayatları ile ilgili olayları, hatıralarını anlatmak için sert ve keskin aletler kullandıkları; düşüncelerini, hissettiklerini kazıyarak, oyarak anlattıkları, bir takım şekiller oluşturdukları görülmektedir. Çoğu av sahnesi olan bu çizimler ilk çizilmiş eser olarak kabul edilir.[1] Aynı zamanda resim, grafik sanatının da başlangıcı sayılabilir.
Bu zamanki insanın boynuz, kemik ve kaya üzerine yaptığı resimler, bir anlamda büyüsel amaçları olan kendi yaşamlarıyla bütünleşen resimlerdir. Bu tür resimleri çizmedeki temel gayeleri, resim yapmak, sanat icra etmek değil, kendilerini doğal güçlerden ve ruhlardan korumaktır. "İlkeler için, yararlık açısından,bir kulübenin yapımıyla, bir imgenin üretimi arasında hiçbir ayrım yoktur. Kulübeler onları yağmurdan, rüzgardan, güneşten ve kendilerini yaratmış olan ruhlardan korurlar. İmgeler ise, onları doğal güçler kadar gerçek olan öteki güçlere karşı korurlar. Başka bir deyişle, resimler ve heykeller, büyüsel amaçla kullanılırlar."[2] Büyüsel amaçla da olsa paleolitik kültür insanı, yaşamını, yaşamıyla ilgili hatıralarını anlatırken kullandığı ve sürekli geliştirdiği aletler ile teknik, bu aletlerin fonksiyonları sonucu meydana getirdikleri çizimler ise ilk çizilmiş (resim ve grafik) eserlerdir.


Grafik baskı veya özgün baskı; tasarlanan herhangi bir düşüncenin kalıp yöntemiyle birden fazla kopyasının alınmasıdır. Diğer bir deyişle baskı herhangi bir şeklin, yazının, resmin baskı tekniklerinden yararlanılarak istenilen şekil ve sayıda, başka bir yüzeye aktarılarak kopyasının alınması anlamındadır. Veya baskı, aynı resmin birden fazla çoğaltılmasından oluşur. Bu da minyatürlerde ( birkaç bin yıl önce Orta ve Uzak Doğudaki) tabakalara basmak suretiyle bir resmin birden fazla baskısının alındığını göstermektedir. Bu tür baskıların yapıldığı dönem ise M.Ö. 7. yüzyıldır.
Asıl baskı sanatı ise kağıdın bulunmasıyla gelişecektir. Kağıt üzerine ilk baskının ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemekte ise de, 15. y.y. Avrupa'sında özgün baskıya temel olan sert ahşap (armut, kiraz, ceviz, şimşir) ve ahşabın kılıcına olan dik yüzü, demir ve çelik plaklar ve kısa bir süre sonra ortaya çıkan düz bakır plakların temel baskı kalıp gereçleri olarak kullanıldığını görüyoruz.[3]
Baskı yöntemlerinin önceleri kilise emrinde çalışan zanaatçılar ve kuyumcular tarafından kullanıldığı biliniyor. Kazıma aracı olarak "büren" bu ustalar tarafından kullanılmıştır ve bakır plakalar üzerine çizgiler atılarak "kuru kazıma" tekniği kendiliğinden gelişmiştir. "asitle yedirme" tekniği ise 1400'lerden sonra zırh ve kılıç süslemelerinde bu işin ustaları tarafından kullanılan bir yöntem olmuştur.



Özgün baskı sanatı 19.yy.'ın başından itibaren teknik gelişimi ile sanatçıların dolaysız ifade araçlarından biri haline gelmiş sadece özgün baskı ile üretim yapan sanatçılar ve özgün baskı atölyeleri kurulmuştur. İngiliz asıllı Stanley William Hayter baskı sanatçılarını grup halinde çalışarak yeni teknik ve anlatım olanaklarını geliştireceklerine inandırarak 1927 yılında Paris'te "Atölye 17" adı ile tanınan baskı atölyesini kurmuştu. II. Dünya Savaşı sırasında Amerika'ya taşınan "Atölye 17", 1950 'de tekrar Paris'e dönmüş ve Colder, Pollock, Miro, Ernst, Giocometti gibi pek çok sanatçının çalıştığı bir sanat merkezi haline gelmiştir. Bugün halen Hayter'in kendi adı ile bilinen yüksek baskı tekniği de bu çalışmalar sonucu geliştirilmiştir.
Sanatçı kendisine göre, dönemin sanat anlayışına, gelenek, görenek, dünya görüşü, günün siyasal, kültürel, sosyal durumunu gizli de olsa yapacağı sanat eserinde yansıtır ve o eseri kendi yorumuna göre oluşturur. Aynı resmin farklı dönemlerde ifade edilip çoğaltılması, farklı özellikler taşımaktadır. "Resimle ifade edilen bilgi ve tecrübenin, kuşaktan kuşağa aktarılması, baskı teknikleri ile basılan bilgi ve tecrübe kadar önem arzetmektedir. Bilginin kuşaktan kuşağa aktarılabilmesi, ancak baskı tekniğinin gelişmesi ve özgün sanat eserlerinin birbirinin aynı denebilecek şekilde üretilerek çok sayıda kişiye ulaştırılmasıyla mümkün olmuştur."[4]

Teknolojik buluş ve gelişmeler baskı resim tekniklerinin boyutunu şaşırtıcı biçimde değiştirmiştir. Hem baskı resim türleri çeşitlilik kazanmış, hem de yeni yeni baskı resim türleri oluşmuştur. I. Dünya Savaşından önce Fovlar, Die Brücke (Köprü) ve Der Blaue Reiter (Mavi At) sanatçıları ve daha sonra da ekspresyonistlerin, yaratıcılıklarını dışa vurmada kullandıkları ve yeniden canlandırdıkları baskı resim, teknolojik buluş ve gelişmelerle kullanılan tekniklerin boyutunu şaşırtıcı biçimde değiştirmiştir ve yeni baskı resim türleri oluşmuştur.


"1950'lerin pop sanatı, özellikle serigrafi ve litografi tekniklerinde endüstri kültürüne özgü üslubu ile uluslar arası etkilerinde öncülük yapmıştır. Lichtenstein, Rosenguist, Johns, Wohns, Warhol gibi sanatçılar ünlü baskı atölyeleri ve okulları özgün baskıyı estetik nitelikli bir sanat dalı olarak yaygınlaştırmışlardır.[5] Grafik ve baskı sanatı, toplum yaşamının içine girmiş, özellikle sanayi ve endüstri alanında reklâm ve propagandanın kaçınılmaz bir öğesi haline gelmiştir. Grafik kavramı da bugün baskı yoluyla çoğaltılan tüm etkinliklerin ortak ve yaygın bir adı olmuştur. "Günümüzde kitlelerin nesneleri uzamsal ve insansal açıdan yakınlaştırma yolundaki tutku derecesine varan isteğiyle her olgunun biricilik niteliğini çoğaltım yolu ile aşma eğilimi en başta gelmektedir. Nesneyi betim aracılığıyla, daha çok da kopyalar yani çoğaltım yoluyla en yakın görünümü içerisinde elde bulundurma gereksinimi günden güne artmaktadır."[6]
Baskı resmin sanatsal bir anlatım aracına dönüşmesinde ressamların katkısı büyüktür. Ressamlar bunu tuval yaparcasına baskı malzemelerini kullanarak ve alışılmış tekniğin dışında yeni bir dil oluşturulmasında etken olmuşlardır. Örnek verecek olursak Picasso'nun başarısını verebiliriz. Picasso başarılı yapıtlarıyla alıcı ve sanatseverlerce baskı resmin, resimle eşdeş tutulmasında önemli rol oynamıştır. "Günümüzde de ünlü sanatçıların imzalı baskı resimlerine, birçok tuval resmine oranla yüksek fiyatlarda alıcı bulması sıkça rastlanılan bir durumdur. Toplumlar, entelektüel ve tinsel isteklerine somut bir anlam kazandırma savaşı vermektedir. Yeni anlamlar ve yeni araçlar araştırılırken baskı resimde bu istekleri karşılamak üzere, sanat alanında tekrar yerini almıştır."
alıntıdır..







Çevrimdışı lüƃǝşʎɐ

  • Ayşe+:)
  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.575
  • Karizma Puanı: 1292
BASKI RESMİN TARİHÇESİ
« Yanıtla #1 : 13 Ocak 2008, 12:40:21 »
Aralarda resimlerin de olması çok iyi olmuş.Bu şekilde bilgileri okurken yazılanları daha iyi takip edebildim.Diğer türlü bilgisayardan uzun bir şeyler okuyamıyorum.Teşekkürler bengülcügüm:)+1 560a
« Son Düzenleme: 13 Ocak 2008, 12:40:44 Gönderen: Kybele »