Gönderen Konu: Hoca Ali Rıza (1858-1930) - Taşbaskılar  (Okunma sayısı 10624 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.644
  • Karizma Puanı: 1013
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
Hoca Ali Rıza (1858-1930) - Taşbaskılar
« : 28 Aralık 2008, 15:27:37 »




Hoca Ali Rıza (1858-1930) Yüzelli Yaşında - Taşbaskılar

 
Haşim Nur Gürel
--------------------------------------------------------------------------------

Hoca Ali Rıza'nın yirminci yüzyıl başında, resim dersleri verdiği okullarda kullanılmak üzere hazırladığı taşbaskı örnek resim albümleri, "Batı Tarzı Resim Geleneği"nin ülkemizdeki oluşum sürecinde önemli bir eğitim öğesi olarak dikkate alınması gereken bir olgudur. Ressamın farklı okulların farklı sınıfları için ayrı ayrı tasarladığı taş baskı setleri, Hoca'nın eğitimci dehasını da açıkladıkları gibi, ayrıca onun çevresini gözlemleme alışkanlığı ve geleneği pek olmayan bir toplumun sanata meyyal kişilerine çevrelerine bakmayı ve onu resmetmeyi öğretmiştir bu taş baskılar, ve her ne kadar kurşunkalem ile imzalanıp numaralandırılmasalar da, Türk resim sanatının ilk ve en önemli özgün baskı serilerinden belki de en başta geleni, birincisi olarak kabul edilebilirler.

Bu taşbaskı albümlerin 1318(1902) ve askerlikten emekli olduğu 1327(1911) yılları arasında kitapçı Karabet'in matbaasında basıldıklarını "Ressam Ali Rıza, Hayatı ve Eserleri adlı 1949 tarihli yayınında (İstanbul, TG Yayını) Prof. Dr Süheyl Ünver'den öğrenmekteyiz.

Hoca'nın hazırladığı taşbaskı albümlerin eksiksiz, dağıtılmamış örneklerinin çok nadir olduklarını 1940'larda tespit eden de Süheyl Ünver'dir. Ondan yıllar sonra konuya ilgi duyan birisi olarak, eksiksiz örnekleri havi dosyalar bugüne kadar ne yazık ki benim de elime geçmediğinden, bu albümlerde olan tüm resimlerin ve konularının eksiksiz dökümlerini verebilmek olanağına sahip değilim. Ancak tespit ettiğim albüm dosyalarından, taş baskı serilerinin 24 veya 32'lik gruplar halinde düzenlendikleri ve farklı sınıflar için farklı ölçülerde ve konularda farklı resim serileri yapıldığı anlaşılmaktadır. Rahmetli Süheyl Ünver, Ali Rıza Bey'in hocalık hayatını ve bu taş baskıların öyküsünü şöyle dile getirmektedir:

"Ali Rıza Bey'in bilhassa resme olan meyli ve bağlılığı ve muaffak olması meclisi maarifi askerinin nazarı dikkatini çekerek 1299(1883)'de Harbiye Mektebi'nde İkinci Mülazımlıkla çıktığı zaman doğrudan Nuri Paşa'nın resim dersine muavin tayin edilmiştir. Muavinliği esnasında talebe ile en çok meşgul ve onları sanat için aydınlatan Rıza Bey olmuştur. Nuri Paşa ile birlikte orduda eli boya ve fırça kullanmaya layık zabitler yetiştirmiştir. Resim muavinliğine ilave olarak o vakitler Harbiye Mektebi'nde kurulan zadegan sınıfları resim muallimliği de verilir. Otuz sene resim muallimliği ile mektepte kalmış ve pek çok askeri ressam yetiştirmiştir. Bu arada Darüşşafaka'da da parasız olarak resim dersleri verir. Bu muaffakiyet 1324(1908)'e kadar sürer. 1327(1911)'e değin Harbiye Matbaasının başressamlığını yapar. Matbaada bulunduğu zaman da askeri mekteplerin de resim derslerinin intizamını temin ve başarısı için aldığı emir üzerine mekteplerde 3 sınıfa mahsus 30 örnekli 3 albüm hazırlar. Bunlar basılır ve dağıtılır. İtiraf etmelidir ki, bu albümler memlekette resim sevgisinin ve zevkinin yayılmasına hayli hizmet etmiştir.

Emekliye geçmeden önce de hariçteki matbaalar hesabına da sivil mektepler için modeller hazırlar ve bunlar da kitapçı Karabet tarafından 1318(1902)'de basılır. Bugün tam bir koleksiyonu nadir bulunur modellerden ibaret albümleri ve içinde dikkate nazır resimlerden 24 tane vardır. O zaman Binbaşı idi.

Meşrutiyet'in ilk senelerinde(Osmanlı Ressamlar Cemiyeti) diye azası ressamlardan ibaret bir cemiyet kurulur ve buranın reisliğini de yapar. Bu cemiyetin çıkardığı mecmua o zaman mühim bir ihtiyacı karşılamış ve ancak 18 numara kadar neşredilmiştir. 1 Temmuz 1330(1914) senesi ve 18 numaralı nüshası fevkalade çıkarılarak ressam Ali Rıza'nın hayat ve eserlerine hasredilmiştir.

Balkan Harbine kadar hoca, matbaa başressamlığı ile modelleri hazırlar ve bir taraftan da resim yapmaya çalışır. Meşrutiyet'ten sonra Harbiye'nin zadegan sınıfı kaldırılır. Şehzadelerin tahsili için yeni bir sınıf kurulur. Orada da resim muallimliğini üzerine alır.

Artık her yerde Hoca Ali Rıza diye anılan bu değerli ressamımız 1327(1911) senesinde sıhhi ahvali dolayısıyla askerlikten emekli olmak ister ve arzusu yarıne getirilir ve asker kaymakamlığından çekilir. Artık kendisinin resimde en çok çalıştığı ve en çok eser vücuda getirdiği zamandır. O, ölünceye kadar dikkate şayan bir gayretle hayatının en mükemmel eserlerini verir. Lakin bir taraftan da hocalık yapmaktadır.

Evvela Kız Sanayi-i Nefise mektebine hoca olur ve dört sene orada kalır. Harbi Umumi'de teşkil edilen Snayi_i Nefise encümenine aza seçilir uzun zaman bu encümende kalır. Bu arada ressam Ali Rıza'yı Çamlıca Kız Sanayi Mektebi'ndeki muallimliği sırasında kendisini 1337(1921) senesinde ziyaret etmiştim. Bütün bu mekteplerde resim derslerinde takip ettiği esas şu idi:

Resim dersi birçok talebe tarafından sevilir. Bunda şüphesiz o dersi gösteren hocanın tesiri çoktur. Bazı resim derslerinde cisimli örnekleri boyuna çizmek endişesi çok defa bu dersin neşesini kaçırır. Lisede çalışırken bu defa ameli mahiyette olan bu gibi klasik çalışmalardan sıkılanlar dolayısıya resmi sevmeyenler çoğalırdı. Açık havada tabiattan çalışmak hevesini gösterenler böyle çalışmalarda sevinirlerdi.

Hoca Ali Rıza talebesine kendini sevdirmişti. O yalnız talebesini klasik çalıştırmakla kalmaz, derecesine göre tabiattan çiçekler ve modellerden çalıştırır ve mükafat yerine verdiği ve yaptığı resimlerle onları teşvik ederdi." (*)

Rahmetli Süheyl Ünver'in verdiği bilgilerde ve çeşitli koleksiyonlarda tespit ettiğimiz taşbaskı albüm kapaklarından Hoca'nın 1304/1305(1888), 1318(1902) ve askeri okullardaki yardımcısı Sami Bey'in(Yetik) 1327(1911) yıllarında taş baskı albümleri gerçekleştirdiğini bilmekteyiz. Bazı baskıların Harbiye Matbaası'nda, bazılarının da sivil okullar için Karabet adlı bir şahsa ait matbaada gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.

Hocanın Harbiye Mektebi'ndeki her üç sınıf için 30 örnekli 3 albüm hazırladığını söyleyen Süheyl Ünver'e karşın, 1888 tarihli albümün üzerindeki "32 adedi havidir" notunu doğru kabul etmek durumundayız. Elimize geçmeyen ikinci sınıf albümünde de 32 örnek olduğu kabul edilebilir.. Üçüncü yıla ait albüm kapağından içerisinde iki farklı boyutta "üç cüz" örnek olduğunu anlamaktayız. Birinci cüz için 14-24 sayısı verildiği için bu albümde 42 veya 72 adet taş baskı örneği olduğunu varsayabiliriz. 120 yıllık bu ilk baskıların toplam adedi de bu durumda 106 veya 136 olarak düşünülebilir.

20 yıl sonra Harbiye Matbaası'nda tekrar basılan bu albümlerden, elimize geçen üçüncü seneye ait olanının kapağında içindeki taşbaskıların sayılarına ilişkin bir bilgi yoktur. Bu edisyonun da en az üç çarpı 24, yani toplam 72 adet veya ilk edisyon ile aynı sayıda olduğu varsayılabilir. Karabet matbaası'nın da üç çarpı 24 adedlik bir edisyon yaptığı anlaşıldığından, yukarıdaki bilgilerden üç farklı zamanda ve yerde basılmış, üç ayrı nitelikte toplam 9 albümden ve toplam sayı olarak da üç yüz adede yaklaşan taşbaskı örneğinin varlığından sözedilebilir. Bazı modellerin tekrarının somut kanıtı olarak, aynı taşbaskı konusunun imzalı ve imzasız olarak ve farklı kalitelerdeki örnekleri ile karşılaşılması gösterilebilir. Burada önemli olan konu Ali Rıza Bey'in "Meşk Örnekleri"nin "korsan" olarak başka matbaalarda üretilip üretilmedikleri konusunun açıklığa kavuşturulmasıdır.

Hoca Ali Rıza'nın tam takım taşbaskı örneklerini incelemek fırsatını henüz edinemediğimizden, ancak tespit edebildiğimiz albüm kapakları ve taşbaskı örneklerini birlikte değerlendirerek bazı yorumlar yapabiliriz. Elimize geçen albüm kapaklarından ve baskılardan yola çıkarak 4 boyutta taşbaskı örneğinden veya modelinden söz edilebilir:

A - (17x25 cm), B - (21x 28,5 cm), C - (25x35 cm) ve D - (27x38 cm)

Resmedilme tekniklerine ve konularına göre ise, Hoca Ali Rıza'nın "taşbaskı meşkler/modelleri" ise, basit ve kolay olarlardan zor ve karmaşık olanlara şöyle sıralanabilirler:

A- Geometrik Şekiller (Birkaç tane basit küpten çok sayıda geometrik biçimin içiçe geçtiği kompozisyonlara…Çizgisel ve gölgelendirilerek modle edilmiş örneklere.)

B- Basit Ev Eşyaları (Önemli bölümü sanatçının kendi kullanım nesnelerinden veya ziyaret ettiği ev ve kahvelerde gözlemlediği nesnelerden oluşan nesneler grubu. (Cezve ve fincanlar, Maşrapa, Komodin, Mumluk… Çizgisel ve gölgelendirilerek modle edilmiş örneklere.)

C- Karmaşık Nesneler veya Çok Sayıda Nesnenin yanyana getirildiği Kompozisyonlar (Semaver, Mangallı Kompozisyon, Kahve Ocağı, Zeytinyağı Tenekesi ile Şişe ve Huni… Çizgisel ve gölgelendirilerek modle edilmiş örneklere.)

D- Çiçekler (Gül, Boru Çiçeği… Çizgisel ve gölgelendirilerek modle edilmiş örneklere.)
E- Meyvalar (Elma, Armut, Üzüm, Mürdüm Erikleri… Çizgisel ve gölgelendirilerek modle edilmiş örneklere.)
F- Hayvanlar (Civcivler, Tavuklar, Ördekler, Kazlar, Aslan… Gölgelendirilerek modle edilmiş örnekler.)
G- Ağaçlar (Çam Ağaçları, Çınarlar…. Gölgelendirilerek modle edilmiş örnekler.)
H- İnsan Yapısı Manzara Unsurları (Küçük Evler, Yıkıntılar, Çeşmeler, Köprüler… Gölgelendirilerek modle edilmiş örnekler.)
I- Küçük Kır Manzaralar (Ağaçlar ile küçük mimari yapıların birlikte ele alınması. Gölgelendirilerek modle edilmiş örnekler.)
J- Büyük Kır Manzaraları (Ağaçlar ile Köy Evlerini veya Konaklar ile Yalılar… Gölgelendirilerek modle edilmiş örnekler.)
K- Deniz, Sandal ve Yelkenlileri de içeren manzaralar. (Gölgelendirilerek modle edilmiş örnekler.)
L- İstanbul Manzaraları (Yalılar, Üsküdar'dan, Kuzguncuk'tan, Haliç'ten. Gölgelendirilerek modle edilmiş örnekler.)

Aslında yukarıdaki konu dökümleri de, Hoca Ali Rıza'nın nasıl bir insan olduğu ve nasıl yaşadığı konusunda da bize desenleri kadar ipuçları sunmaktalar; zaten Hoca sayısız desenlerinin arasından seçkiler yaparak bu taş baskı albümü dosyalarını oluşturmuş olmalıdır. Önemli ve farklılık yaratan olay, bu taşbaskıların çok sayıda basılmaları ve sanatçının sayısız öğrencisi tarafından örnek alınmaları nedeni ile çok daha geniş bir kitleye ulaşmış olmalarıdır. Hoca'nın desenleri, aile fertlerini ve diğer özel koleksiyonerlein özel dosyalarında 70-80 yıl kapalı kalabilmiş iken, taş baskıları çoklukları nedeniyle , elden ele dağılmışlar ve belli ederler karşılığında sanatseverler arasında dolaşımı da olan taş baskıları sayesinde Hoca Ali Rıza'yı, kişiliğini, eğitim sistemini ve yaşadığı dönemi ve onun çevresine nasıl baktığını çok daha fazla sayıda kişi aradan geçen yaklaşık yüz yıllık sürede daha iyi anlayabilme fırsatını edinmiştir.

Doğumunun 150. yıldönümünde saygı ile andığımız Hoca Ali Rıza'dan - yaşamından, yaşama ve ressamlığa bakışından ve eserlerinden bugün öğrenebileceğimiz çok şey olduğunu söyleyebiliriz. Taşbaskıları ise onun öğrencilerine kendi deneyimlerini aktarma yönteminin en önemli ipuçları olarak onun geride bıraktığı en önemli mirası olarak da değerlendirilebilirler.

Onun bu taşbaskı albümlerinin, "Resim Meşkleri"nin tüm gizlerinin çözümleneceği ve temiz ve tam örneklerinin tıpkı basımlarının zaman içinde yapılmasını ergeç gerçekleştirilmesi gereken bir hedef olarak kendimize seçmemiz gerekmektedir. Bu sayede genç sanatsever kuşaklarımız da bu büyük ustayı daha iyi tanıyabilecekler, ve kendi görsel eğitimlerinde onun deneyimlerinden layıkı ile yararlanabilecekler, ve onun yaklaşık yüzyıl önceki eğitim yönteminin sonuçlarının değerlendirilmesini de daha doğru olarak yapabileceklerdir.
alıntıdır


                




« Son Düzenleme: 28 Aralık 2008, 15:28:53 Gönderen: §£Ям »
"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana

Çevrimdışı Ak-deniz

  • Tecrübeli
  • ***
  • İleti: 484
  • Karizma Puanı: 321
  • Her şey daha güzel olacak
Ynt: Hoca Ali Rıza (1858-1930) - Taşbaskılar
« Yanıtla #1 : 28 Aralık 2008, 15:37:05 »
Paylaşımınız için teşekkürler öğretmenim.

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.644
  • Karizma Puanı: 1013
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
Ynt: Hoca Ali Rıza (1858-1930) - Taşbaskılar
« Yanıtla #2 : 28 Aralık 2008, 22:53:24 »
Asıl ben teşekkür ederim ilginize...  340a
"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana

Çevrimdışı yoldaş

  • Yönetim K.Ü
  • Üstad
  • *
  • İleti: 14.455
  • Karizma Puanı: 4091
  • görsel tasarım uzmanı
Ynt: Hoca Ali Rıza (1858-1930) - Taşbaskılar
« Yanıtla #3 : 06 Haziran 2010, 01:29:18 »
muhteşem. harika bir paylaşım
teşekkürler mavi hocam

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.644
  • Karizma Puanı: 1013
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
Ynt: Hoca Ali Rıza (1858-1930) - Taşbaskılar
« Yanıtla #4 : 06 Haziran 2010, 20:01:41 »
ilginiz için teşekkürler... :)
"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana

Çevrimdışı auguste

  • Çalışkan
  • ****
  • İleti: 869
  • Karizma Puanı: 54
Ynt: Hoca Ali Rıza (1858-1930) - Taşbaskılar
« Yanıtla #5 : 30 Haziran 2010, 15:58:38 »
paylaşım için teşekkürler öğretmenim. +1

Çevrimdışı dbhi

  • Yönetim K.Ü
  • Sanat Kurdu
  • *
  • İleti: 7.078
  • Karizma Puanı: 2256
  • Dünyaya karşı nazik olun...
    • http://alanay-alanaysblog.blogspot.com/
Ynt: Hoca Ali Rıza (1858-1930) - Taşbaskılar
« Yanıtla #6 : 30 Haziran 2010, 18:23:09 »
bunlar harika paylaşımlar teşekkürler şermin öğretmenim...+1
İyi ki gökyüzünde yıldızlar,Çiçekler şükür ki yeryüzünde...Yoksa kimbilir ne zahmetle toplayabilirdik onları renk renk...Kimbilir nasıl getirilirdi gökyüzünden , sevdiklerimize götürülecek çiçekler!

Çevrimdışı •« Mа√i »•

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.644
  • Karizma Puanı: 1013
  • Güzel Bakan Güzel Görür.
Ynt: Hoca Ali Rıza (1858-1930) - Taşbaskılar
« Yanıtla #7 : 30 Haziran 2010, 21:41:58 »
ilginize teşekkürler.... :)
"Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye." Mevlana

Çevrimdışı ömür banu

  • Yönetim K.Ü
  • Uzman
  • *
  • İleti: 3.262
  • Karizma Puanı: 677
Ynt: Hoca Ali Rıza (1858-1930) - Taşbaskılar
« Yanıtla #8 : 30 Haziran 2010, 22:07:49 »
teşekkürler mavi